|
Psikolojik savaş merkezi olan bir kısım Türk basınındaki kirlenme, öyle mide bulandırıcı, öyle iğrenç, öyle sapık boyutlara ulaşmış ki,insanın iğrenmemesi mümkün değil.
Magazin programları hep belden aşağı konuları kapsamaktadır, amaç toplumu ahlaksızlaştırarak yönetilebilen bir sürü yaratmaktır. Haber: programlarının amacı halkı bilgilendirmek ve kültürel zenginlik yaratmak olması gerekirken;“Kuzey Irak“ Güney Kürdistan nasıl bonbalandı eski yeni ne kadar görüntü varsa birleştirerek Dezenfermasyon metoduyla bilgi kirliliği yaratmakta ve aslında hiç olmamış zaferleri olmuş gibi göstermeye çalışılmaktadır.
Tartışma: programları ise Kürtler`in Özgürlük mücadelesine karşı nasıl psikolojik üstünlük sağlarız mantığı üzerine bina edilmektedir. Her program icracıları kendisine kırk takla attıracak bireyler bulmaktadır.Magazin programalarını başka bir yazı konusu olarak şimdilik noktalarken. Tartışma ve Bilgilendirme programlari ise tamamiyle Kürtlerin Demokratik haklarının yok sayılması veya bir takım kiytirik haklarla berteraf edilmesi esasına dayanmaktadır.
Bu tartışma ve bilgilendirme programlarının vaz geçilmez mudavimi olan biri varki kendisini “Müslüman ve Kürt “yazar olarak tanıtarak TV ekranında tüneyip Keklik gibi ihanete postu sermişe benziyor. Kendisini “Müslüman ve Kürt “ olarak lanse eden birinin bu kadar kaşarlanarak çirkefe batabileceğini insanın aklı almıyor.
TV ekranlarina tüneyen “Müslüman ve Kürt “yazar olarak kendini lanse edip kendini psikolojik savaşın emrine sunan zatimuhterem, tamamen yalana ve “çamur at izi kalsın”mantığiyle yapılan konuşmaları ile Psikolojik savaşa olan ustalığını en iğrenç şekliyle kusan “Müslüman ve Kürt “yazarin, hiç kuşku yok ki müslüman ve Kürtlerin yüz karasıdır.
“Müslüman ve Kürt “yazar kisvesi altında her türlü yalan,dolan ve iftiralarla Türk ve Kürt`lerin gerçek yurtseverlerini karalayan ve aşağılayan bu sözde “Müslüman ve Kürt “yazar bozuntusunun konuşmalari demokrat ve barışseverlerde de rahatsızlık yaratmaktadır.
Adını yazmakta hiç sakınca yok ama yinede kendisini ifade ve pazarladığı isimle “Müslüman ve Kürt “yazar olarak açıklasamda. Eminim ki adını zikiretmediğim halde hepiniz bu yüzkarası herifi teşhis ettiniz zaten...
Bu “Müslüman ve Kürt “yazarın yalan ve iftirayla yoğurduğu çamurunu sağa sola sıçratarak avcısını mutlu etmektedir.Avcının oyuncağı durumunda olan kafesinde kendi kavmini ihanete çeken ötüşüyle yön vermek isteyen Keklik; AKP ve Psikolojik harp kadrolarının arkasına sığınan “Müslüman ve Kürt “yazar“Kürtler seçimlerde AKP yi desteklesin „
demecini verebilmektedir; yani Türkçesi Kürt`lerin celladina sevdalanmasını istemektedir işte bu sözleriyle iyice kafayı yedi demek yerinde olur sanırım! Dahade ileri giderek hiç aslı astarı olmayan yalanlarla özgürlük hareketine ve demokrasi mücadelesine katkı sunan kurumlara çamur atıyor, tutmazsa izi kalsın anlayışıyla yapmaktadır!
Çeşitli yayın organlarında bu“Müslüman ve Kürt “yazar bozuntusu kekliğin yazıları ve konuşmaları tamamen yalan ve iftira olduğu yazıldı,söylendi ama psikolojik savaş gereği daha fazla ekranlarda görünmeye başladı. Avcının malı olan keklik(“Müslüman ve Kürt “yazar) üstlendiği görev gereği ötüşüyle kavmini ihanete çeken davranışından vaz geçmedi,hatta daha da azıttı bu “Müslüman ve Kürt “yazar bozuntusu “PKK saldırıları olmazsa AKP birçok demokratik açılım yapacaktı” demektedir.
İnsanın kaşarlanması,körleşmesi ve at gözlüğüyle meselelere bakması sanırım buna denir. PKK. TC nin bütün hükümetlerine demokratik açılımların yapılması imkanını sunmak için ateşkes ilan etti.
Devlet ve hükümet`ler çözüme dair hiçbir adım atmadı, operasyonları durdurmadı aksine bu ateşkesleri PKK’nin bir güç kaybı ve bir zaafiyet olarak görüp operasyonları artırarak Kürt sorununa imha ve inkarcı yaklaşımına devam etti.! Bu gerçekler orta yerde dururken “Müslüman ve Kürt “yazar bozuntusu tünediği gazete köşesinde ve tünedigi TV akranlarında salya sümük, iğrenç saldırılarını daha da artırdığı görülmektedir!
Sırtını AKP ve Psikolojik harp kadrolarına dayayıp, her türlü ar ve haya duygusundan yoksun bir çirkef deryasına dönüşen ruhunu bir lokma ekmeğe satarak, bütün uğursuzluk ve güdümlülüğüyla Kürdistan coğrafyasında ne kadar ilerici yurtsever varsa, akla hayale gelmedik yalan ve iftiralarla saldırıyor tek amacı Kürdistan coğrafyasinda AKP denen ordu ve savaş hayranı partiyi hakim kılması ve belki bir belediye kapmasınadan kaynaklıdır..!
Ve ne yazık ki bu “Müslüman ve Kürt “yazar bozuntusunun hayasız ve alçakça saldırılarına dur diyecek bir Türk aydını çıkmıyor! Bu hayasız ve alçakça saldırılarına tepki vermesi gereken aydınlar, üzerlerine ölü toprağı serpilmişçesine susuyorlar! |