|
Yasaklardan dolayı yaralanmış, örselenmiş Kürtçe’nin günümüze kadar gelmesi Kürt destanlarıyla, Kürt müziğiyle mümkün olabilmiştir. Yok edilmek istenen bir halkın ayakta kalabilmesi, etnik ve kültürel özelliklerini yitirmemesi yine de şaşırtıcı bir durum. Dengbejlerin Kürtçe’nin yok olmaması konusunda yeteri derecede çaba gösterdiklerine inanıyorum. Yoksam bu kadim dil bugüne kadar yok olup giderdi. Son otuz yıllık süreçte ise Kürt coğrafyasının tamamıyla bir sarsıntı geçirdiğine tanık oluyoruz. Köyler yakıldı. Neredeyse iskenceden geçmeyen kalmadı. Sokak ortalarında vuruldular. Yalnız bu ateş sönmedi. Gittikçe de harlandı. Ölümüne acı çektiler. Ama kültürlerine ve kimliklerine sahip çıkma noktasında taviz vermediler. Özcesi çok karanlık bir dönemden geçti Kürtler. Eskisi kadar olmasa da yapılan zulümler de devam etmekte. Bununla birlikte Kürtler bu son otuz yıllık süreçte birçok kültürel hamleler de gerçekleştirdi. Müthiş bir acı yaşandı. Çekilen bu acılar insanları bir arayışın içine soktu. Kürtlük yeni bir sürece girdi ve müzikte, edebiyatta, sinemada büyük başarılar gösterildi desem sanırım fazla abartmış olmam. Bu otuz yılın ilk dönemlerinde sloganvari müzik, bu son yıllarda gittikçe daha da yetkin yani estetik ve şarkı sözleri anlamında edebi değeri olan eserlere yerini bıraktı. Kürt müziğine aç olan halk ise verilen her şeyi tartışmasız kabul ediyordu o dönemler. Bu keşmekeşlik hala devam etsede son derece kaliteli eserler de üretildi. Ozan Dino’da bu altüst oluş döneminde kendince müzik yapmaya çalışan biri. Ozan Dino 1969’da Ardahan’ın Hoçwan ( Köprücük) köyünde dünyaya gelir. İlkokulu, ortaokulu ve Liseyi memleketinde okur. Daha sonra Gümüşhane öğretmen okulunu kazanır. Öğretmenlik okulunu son sınıfta bırakır. Okul yıllarında da müzikle haşır neşirdir. Fırsat buldukça da çalıp söyler. Bu arada ailece İstanbul’a göç ederler.
MKM bünyesinde amatörce müzik faaliyetlerine başlar. Daha sonra içeri alınır. Ama o boyun eğmez. Serbest bırakıldığında yurtdışına çıkar. Yurtdışında müzik aşkıyla profesonel bir biçimde üç solo, biri de karışık olmak üzere toplam dört albüme imzasını atar. Ülkede uzak olmanın verdiği acıyla sesi hüzünle bezenir. Dinlediğimizde alıp bizi ülkemizin dağlarına taşlarına götürür. Sorgular yaşamı. ‘’Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez,’’ diyen antik Yunan filozofu Sokrates’in bu sözlerinin bilincindedir. Namus adında çıkardığı bu son albümüyle Kürdün çarpık namus anlayışını sorgular. Çunkü Batman başta olmak üzere ülkemiz kara bir gün altındadır. Kadınları direnişe davet eder. Namusun sadece kadın olmadığını söyler. Ve bu trajik durum onun sanatçı yüreğini bir mengene gibi sıkar hala. İsminden de anlaşılacağı gibi tam bir deli gibi haraket eder. Başarısı çok zor olan bir sevdanın peşine düşmüştür ve başarmıştır. Erasmus, Deliliğe Övgü adlı eserinde, ‘’ Deliliğe yakalanmış olana gerçekten insan denilebilir,’’ diyor. Dino’da insanca bir şeyler yapmak isteyen dahi delilerden biri. Hep deli ruhlu insanları sevmişimdir. Herkesin korktuğu, yanaşmadığı bir işi başarabilmek ancak deli dahilere özgü bir durumdur. Ya da acıdan inim inim inledikten sonra delice haraket etmek. Çünkü acılar insanı olgunlaştırır ve asileştirir de. Dino’yu gökten bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur öncesi tanımıştım. Yağmurun yağacağını hisseden dinleyicelerin büyük çoğunluğu kapalı alana geçti. Dino ise futbol sahasının üzerine kurulmuş korunaksız sahnede yerini aldı. Elliye yakın hayranı, yağan yağmuru aldırmadan hayranlıkla onu izliyordu. Ozan Dino’nun yağmuru aldırmadan programını tamamlamaya çalışması beni duygulandırmıştı. Daha önce de severek dinlememe rağmen, o gün bugündür daha da çok sevmeme neden oldu bu davranışı. Çekilen cefalardan dolayı asidir Dino. Doğru bildiğinden şaşmaz ve yüreğinde sanat aşkı vardır. Sanat aşkına tutulmuydun imkanı yok duramazsın. Dino’da durmaz. Ve saygılıdır sanatına, gökten taş da yağsa sanatını icra etmeye çalışır. Bugüne kadar seksen beste yapmış. Bu seksen bestenin sözleri de ona aittir. Kürt ezgilerine yeni imgeler katar. Arşivinde dört bin eser mevcuttur. Ama onları alıp okumaz. Söz ve bestesinin kendisine ait olduğu eserleri okur. Sanatta yaratıcılıktan yanadır. Kürt müzik camiasının hazırı tüketme durumunu yadırgar ve karşı bir duruş sergiler. Yozlaştırılan Kürt müziğinin mutlaka durdurulması gerektiğini belirtir her söyleşisinde. Birazcık Özgürlük der bir şarkısında. Ve ‘’ Gule Delale’’ diyecek kadar da ince ruhludur Ozan Dino. Şiir ve düz yazı da yazan Ozan Dino beşinci albüm için kolları sıvamış bile. Çıkacak olan albümünün de başarılı olacağına inanıyorum. Ve Ozan Dino yarattığı eserlerin kalıcılığıyla, Kürt sanatçıları arasında başarılı bir gelecek vaadediyor. Umarım en kısa zamanda yeni albümüyle buluşuruz.
MEHMET SÖĞÜT
|