| |
| Eklenme Tarihi: 12.02.2008 Saat: 02:42 |
|
|
İslamiyet'in ilk dönemleri itibariyle devrimci bir çıkışa sahip olduğu bilinmektedir. Sınıf farklılıklarına, kabileci toplumsal yaşam ve hiyerarşik düzen yapısına karşı ortaya koyulan mücadelenin kutsallığı kuşkusuz önemlidir. Ancak 21. yuzyılda az gelişmiş bazı ülkelerce İslamiyetin hoşgörüsünden faydalanılarak halkların milli gelişimleri baskı altına alınmaya çalışılıyor. 'Din kardeşliği' adı altında acıklamalar yapılarak egemen sınıflar üst kimliğe taşınıyor. Hz.Muhammed döneminde İslam hareketinin Arap milliyetçiliği motifleri çok ağırlıktaydı diyemeyiz. Fakat ilerleyen süreçte özellikle de Emevi hanedanlığı döneminde Arap milliyetçiliğinin hayat bulduğunu ve diğer halklara dayatıldığını görüyoruz. Emevi devletinde tek resmi dilin Arapça olmasıda en somut kanıtıdır.
Günümüz dünyasında da bu işleyiş biraz daha genişlemiş bir biçimde devam ediyor. Ortadoğu'da İslamiyet alet edilerek Türk, Arap ve Fars milliyetçilikleri destekleniyor. İslam'ın 'arab'ın aceme üstünlüğü yoktur' söylemleri boşa çıkartılıyor. İslamiyetin özellikle de Türkler tarafından diğer halkların inkarında yoğun olarak kullanıldığı ortadadır. Zaten Türklük milli gelişiminin temeline bakıldığında İslamın sürekli öne sürüldüğü ve diğer halkların da gözünde Türklerin halife olarak algılandıgı biliniyor. Batı ile osmanlının veya Türklerin çelişkilerinde İslam dısındaki inanclara karsı İslamın temsilcisi Türklerin görülmesinden dolayı da doğal bir yönelim gerçekleşti.
Osmanlı imparatorluğu ve devamı Türk devleti bu akımlardan en azami sekilde faydalandı. Bu yönelimleri Türk-İslam çizgisine çekerek Türk milli yayılımını başardı. Şu anda Türk devletinin başında olan AKP'de bu sistemin bir mirasçısıdır.
İslam'ın bir simgesi konumuna gelen AKP, Türk illerinde ve Kürdistan'da dini ajitasyon malzemesi yaparak asimilasyonu dayatıyor. Kürdistan halkının önemli bir kesiminin İslamiyet konusundaki büyük özverisinden, bağlılığından faydalanarak halkı öz değerlerinden koparmaya çalışıyor. Kürt Özgürlük Hareketi'nin ve siyasal hareketlerinin İslamiyeti veya baska bir inancı ısrarla politikaya alet etmek istememesini fırsat bilerek Kürt ulusal bilincinin tasfiye edilmesini dayatıyor. Bugün Kürdistan ve Türk metropollerinde yaşayan Kürtlerin, asimilasyona karşı duran Kürdüm ve Müslümanım bakış açısıyla devletin baskılarına karşı mücadele veren kac tane kurumu var? Yani islamcı pozisyona yaklaştıkca Türk sistemi seni Kürtlüğünden uzaklaştırıyor. Camiye gidiyorsun ibadet için imam devletin adamı veya ajanıdır. Vaazlarında 'Ülkemize sehidlerimize zeval verme' açıklaması yaparak faşizme hizmet ediyor. Kürt insanı bozuk düzene namusunun talanına karşı durduğu ve şehadete ulaştığı zaman hopp 'cenaze namazı kılınamaz' diyebiliyor. İslami bir parti döneminde Kürt evlatlarının veya milliyeti hiç farketmez sonuçta cansız bir bedenin İslami kurallara göre defnedilmesi icin gereken SUYU vermeyeceksin, insanlar cenazeler ile derelere gidip o bedenleri yıkayacaklar. Bir diğer yandan da Kürdistanlı bir imam 'Kürdistan şehidlerine' türünden bir kelime kullandığı için sayısız soruşturma açacaksın. İslam aleminin Kurban bayramı günü kurban niyetine Kürt insanına bomba yağdıracaksın, sonra da çıkıp insanlıktan dem vuracaksın...Şu durum itibariyle Türk devleti İslam dinini eski dönemlere göre daha da yoğun olarak faşizme alet ediyor.
İslamiyet Türkler elinde dini misyonundan çok bir milliyetçilik aracı olarak pratikleşti. Bürokratik alanda Türk-İslam sentezi beton bir yapıya kavuşurken diğer yandan Türk ordusu da İslamiyet'in çıkışındaki cihad ordusu misyonu verildi. Aynı şekilde ordunun kayıplarına da 'şehidlik' mertebesi yakıştırıldı. Bu açıdan bakılırsa halkların devletleşmesinin de önemi ortaya çıkıyor.
Netice olarak Kürt halkının İslamiyet postuna bürünerek ellerinde şeker, kömür dillerinde Bismillah sözleri ile yaklaşan din istismarcılarına dikkat etmeleri gerekiyor.
İnançlar özgür olmalıdır. Kürt halkı bu anlamda geniş bir zenginliğe sahip. Bu anlamda lslamiyeti yaşamak kadar ulusal kimliğini, kültürünü de yaşamak önemlidir.
İslamiyet Türklerin tekelinde değildir. Türkler nasıl ki İslamiyeti kabul etmemek için 300 yıllık mücadele verdilerse Kürtlerde Türklerin İslamı kullanarak yayılmacılığına karşı dirençli ve bilinçli olmalıdırlar..
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|