| |
| Eklenme Tarihi: 17.02.2008 Saat: 23:48 |
|
|
Türk Başbakan'ı R.Tayyip Erdoğan'ın Köln Arena stadında ki konuşması geniş çevrelerin tepkisine yol açtı. Başbakan'ın gündeminde Almanya'da ki Türkler ve asimilasyon vardı. Avrupa genelinde yaşayan farklı milletleri vatandaşlık bağından dolayı 'Türk' olarak nitelendiren Erdoğan, vatandaşlardan asimilasyona karşı dikkatli olmalarını istedi.
Erdoğan'ın söylemlerinden özellikle de; ' Asimilasyon bir insanlık suçudur. ' ' Dilinizi kullanmanıza kimse engel olamaz. ' ' Almanya'da Türk okul ve üniversiteleri kurulsun. ' ' Bizim çocuklarımız elbette Türkçe ögrenecekler. Bu sizin anadiliniz. Bunu çocuklarınıza aktarmakta en tabii hakkınızdır. ' cümleleri dikkat çekiciydi.
Bütün bu sözlerin sosyal ve ruhsal maneviyatının insanlar üzerindeki önemi doğrudur. Bu nokta da kimsenin itirazı olamaz. Fakat bu açıklamayı yapan mentalitenin kendi ülkeleri 'içerisinde' yaşayan diğer halklara karşı sergiledikleri mevcut yaklaşımlar düşünülürse konu farklı mecralara dokunur.
Türkiye'de cumhuriyetin ilanı sürecinden bugüne kadar ki yaşayış tarzına bakıldığında demokrasi, özgürlükler, sosyal reformlar, ekonomik açılımlara rastlamak oldukça zordur. Tek ana politikanın İnkar ve İmha ekseninde döndüğü açıktır.
Şu an da dahi Türkiye'de bir de değil, çift yönlü asimilasyon uygulanmakta. Birincisi başını bu sözlerin sahibi Türk başbakanı Erdoğan'ın çektiği 'Din'de asimilasyon', ikincisi ise özellikle Kürt halkı ve dostlarının onurlu yaşam isteklerine karşı yürüttükleri 'Dil'de asimilasyon'dur. Yani Kürt, Çerkes, Rum, Laz ve diğerlerinin alalen asimilasyonu. Aslında ikisi de birbiri ile derin bağlantılıdır.
Kürtlerin, Kürt dilini konuştukları için haklarında soruşturmaların açıldığı, Kürtçe isim kullanmanın dahi yasak olduğu, yer altına gizlenen Kürt sorunu içerikli siyasal kitapların daha yerlerinden çıkartılmadığı, asimilasyona boyun eğmemek için canlarını feda eden yüreklerin daha acıları tazeliğini koruduğu sırada yapılan bu açıklama resmen Kürt halkının iradesine bir hakarettir, küfür derecesindedir.
Türk egemen sınıfları tarihleri boyunca devletlerinin refahını yüksekletebilmek adına çalışmalar, araştırmalar yapmaları gerekirken bunun tersine, tek araştırmaları Kürtlerinde Türk soyundan 'geldiklerini', Kürt diye bir halkın geçmişte de var olmadığını kanıtlamayı istemek oldu. Bunu başaramadılar ve hiçbir zaman da başaramayacaklar. Fakat bu bir insanlık suçu olan ASİMİLASYON'a girmiyormu acaba?
Bir Kürt bireyi olarak Türk devleti ve asimilasyon hakkında birşeyler söylemek ve yazmak bana çok traji-komik geliyor. Hangi tarafımıza baksak asimilasyonun bir parçasını üzerimizde görüyoruz.
Türk başbakanı Almanya'da yaşayan Türklere anadillerini kullanmalarını kimsenin engelleyemeyeceğini söylüyor. Güzel bir söz. Ama peki en basiti kendimin dahi anadilimi, Kürtçe öğrenimi yapamayışımı nasıl açıklayacaklar? Benim ve milyonlarca Kürdün en az o insanlar kadar anadilini öğrenme hakları yokmuydu?
Almanya'da Türk okul ve üniversiteleri kurulmasını istiyorsunuz.Alman devleti bu konuda birçok açılımı gerçekleştirdiler, ileri zamanda da daha sağlıklı bir zemine oturtacaklardır. Ama siz kendi ülkeniz için de bu kadar demokrasiyi savunuyormusunuz? Kürtçe öğretmek için açılan kurslar polisler tarafından karakol konumuna getirildi. Duvarlarına Kürtçe Özgürlük yazdığı için tehditler savuruldu. Kendi ülkenizde bırakın okul ve üniversiteyi halen bir dil kursuna dahi tahammül edemiyorsunuz.
Daha iki ay kadar olmadı. Bu sözleri sarfeden Türk başbakanı bakın Amed'de ne diyor. Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Tayyip Erdoğan'a bazı üniversitelerde Kürdoloji kürsüsü kurulması, kültürel haklar, bireylerin anadillerini kullanmaları gibi bazı konularda öneriler de bulundu. Fakat Erdoğan cevap olarak 'Türkiye'de sadece Kürtler yok, Çerkesler, Lazlar var. Herkes talep ederse o zaman ne yapacağız. Birlikteliği sağlayamayız. Lazlar da aynı şeyi ister, Çerkesler de' diyor. 'Atış serbest. Bekara karı boşamak kolay' diyerek te seviyesiz bir üslup takınıyor. Ey vicdansız insan. Sen kendi içerinde yaşayan 25 milyonluk halka bunları söylüyorsun, diğer yandan (Kürtleri çıkartırsak) 1 milyon olduğu dahi kuşkulu olan kitle için bütün demokratik hakları talep ediyorsun.
Siz kültürel haklarını talep eden Kürtlere, Çerkesleri ve Lazları öne sürüyorsunuz. Peki Alman hükümeti size 'ya Araplar da isterse, ya Fas'lılar da isterse, ya Afrikalılar da isterse' diye mi cevap veriyor? Veya Tayyip'e 'bekara karı boşamak kolay'mı diyorlar? Alman devleti ve Türk devletinin demokrasi ve kültürel haklar konusunda çok farkları var. Türkiye kendi iç meselelerini çözmeden, kültürel, ekonomik, demokratik atılımları gerçekleştirmeden dışarıda ki Türkleri de bu şekilde istikrarsızlığa sürüklerse Avrupa ülkelerinde faşizan motifli olaylar artacaktır.
Asimilasyon bir insanlık suçudur. Ancak sadece Türklere yapıldığı zaman değil. Evrensel düşünülmelidir. Asimilasyonun insanlık suçu olduğu gibi Türk egemen sınıflarınında 'insanlık suçu' işlemekte ısrar etmemelerini temenni ediyoruz. Ama bu dileğin gerçekleşeceğine inanıyormuyuz?
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: rozerrin Tarih : 2008-02-20 01:24:55 Puan :  |
|
|
Bu yazdıklarınız bizim yıllardır dinlediğimiz hatta siyaseti öğrendiğimiz ve hatta dillerde masal olmuş şeyler, artık biraz daha farklı düşünmek ve daha farklı dile getirmek lazım bunu yaparkende kendi dilimizi kulanmamız gerek hani asimile diye bi dolu şey yazmışsınız ve türkçe bu sizcede biraz komik değil mi??? sizden daha kaliteli ve daha özgün yazılar bakliyoruz ufuk açan yeni yollar gösteren yeni fikirler sunan yazılar, zira aynı masaları dinlemek ve durmadan tekrara düşmek kimseye olduğu gibi bizede bişey kazandırmıyor... kaleminizi daha güçlü kulanmanızı temeni ediyorum!!! |
|
|
|
 |
| |
|