|
SANAT VE ÖZGÜRKÜK ASLA TUTSAK EDILEMEZ
“KADIN ÖZGÜRLEŞMEDİKÇE SANAT HEP ÖKSÜZ OLACAKTIR.”
Kadın olmak, eşitir var olan dünya gerçekliğinde ikinci sınıf insan olmak, şidet, tecavuz, dayak, haksızlık, kısıtlama, mal gibi satılma, en moder! Toplumda dahi meta gibi sunulma, reklam malzemesi, süs aleti ve erkeğin zevk bahçesi olmaktır. 21.yy da kadına atfrdilen rol malesef henüz bu… Tarih artı değeri yaratma şansı insane verdiği günden bu güne ve tarıçaların tarı olarak değişip, canavrlaştığından bu güne; kadın hep haksızlıklara maruz kalmıştır, kalmaktadır. Kadın doğmadan satıldı, kadın adına bile sahip çıkamıyacak kadar köleleştirildi. Kadın insan eliyle yapılan her hangi bir eşyadan dah değersiz hale getirildi. Kadın erke egemeliği, erkek egoyizmi, erkek doyumsuzluğu adına, tanrıların istemi diye ikinci sınıf, isimsiz yaratık, değersiz bir varlık olarak anlatıldı, anlatılmakta ve inanılmaktadır. Kadın doğuran kutsal tanriça iken, kadın yaşamın tüm sırlarına ermişi, onları insanlık için bilgelikle nakış nakış işlerken köleleştirildi, iradesi işkal edilip felce uğratıldı. Kadın çağlar boyu her türlü lanete, kötü rolere ve asılsız iftiralar mahkum edlilirken, öyle bir hale geldiki kadın, kendinden utanır, nefret eder duruma geldi. Kadın, kadın olmanın insanı vareden aslı neden olduğunu bilincine varmadıkça, kadının kurtuluşu, yada kadını kimliğinin yeniden eşit düzeye ulaşması mümkün olmayacağına inanıyorum. Bir olguyu tanımlayarak seversen onu anlarsın, onu yaşar ve yaşatırsın, ama sevmediğin, tanımlayamadığın bir olgudan elbete kaçarsın. Kadın tarıçalar tarihinden beri ilk defa gerçek anlamda sorgulamasını, Özgürlük Hareketini başlatığı mücdelede yaratabildi. Önderliğin bunda büyük bir çabası ve belirleyic rolü var. Ben, kadındaki bu kilişeleşmiş, bu erkek bezerliği taşıyan anlayış, kendini erkeğe teslim etme felsefesi ve erkek egosundan yaratılan asılsız toplumsal kalıp ve de edinimlerin öyle bir kaç on yılda yıkılacağına inanmıyorum. Özgürlük mücadelesinde ki, felsefesini kadın özgürlüğü ekseninde belirlemiş ve özelikle beritanlar, Zilan ve Viyanlar bu onurlu kadın yürüyüşüne ışık tutmalarına rağmen kadedilen mesafe her kesçe ayndır. Kadın her şeyden once kendi cinsini sevmesi gerekir, bu şu anlama gelir, her türlü koşulda ve her türlü karar almada; “ben kadınım” diyebilmelidir. Kadın mücadelesi ne ulusal, ne sınıfsal mücadelye bezer, düşünün canından çok sevdiği evladı bir erkek ve o bir kadın olarak onula kıyasıya mücadele edecek. Kadın bilerce yıldır sevdiği erkeğe taparcasına sevdalandı, karşılığında aldatılmayan kadı asla, ama asla yoktu. Her erkek en azından düşüncesinde kadını aldatır, ki bunu pıratikte yapmayan erkek her halde sadece henüz erkek olma yaşına gelmemiş cocuklardır. Bunları aydın ve kendini aydınlığa kavuşturmuş her kadını bilir, bilir ama yine kendi kimliğiyle var olmaktansa, erkeğin sığıntısı olmayı yeyler. Bu ve bunun bezeri alayışları en aza indiren ve dünya ilerici kadınlarına öncülük eden Özgürlük Hareketimizdeki kadın yapılanmasını, kadına bir kimlik oluştıracaığı inacı tamaktayım, ama kadını bu kimliğe çok acı çekerek kavuşacağına da inanıyorum. Kadın yanlızlaştırılsada, darbelensede, dar bir Alana kıstırılsada, asla ama asla kadın olmanın en kutsal secenek oldğunu unutmamalı ve bunu yitirmemek için her türlü acıya katlanabilmelidir. Ben bir sanatçı olarak, kadını özgürlüğü olmadan toplumda hiç bir özgürlüğün olmayacağına kesinlikle inananlardanım. Kadını hep sanatçılarla özdeşleştiririm, her ikiside doğurgandır, uzun erimli sabırlıdır, erkek egemeliğince hep kontrol altına alınmak isterler ve her ikiside doğayla barışıktır. Nasılki kadının özgürük sorunu varsa, sanatçılarında çağlar boyunca hep özgür sanat yapamama sorunu olmuştur. Sanat kadını doğal itifak gücüdür ve kadın özgürleşirse, kesinlikle sanat çok dah özgür eserler yaratacaktır. Zilan-Beritan-Viyan gibi nice özgürlük tarıçaları aşkına ve onların anılarına bağlılığını gereği, kadın kendine tek seçenek bırakmalıdır, A…Z…A…D…İ Biji Jîyana Ku Jin te de azade…
Kürt sanatında ve edebiyatında büyük yeri olan Dengbejliği icelerseniz karşınıza kadin cikar, her bi şarkida , her bi hikaye ve notada kadini izi vardir. Dengbejlik ki Kürt kültürünü bugunler taşıyan en temel en belirleyici olgudur.
Bu vesileyle dünya kadınlar günün başta gerçek anlamda kadınılığını bilince çıkarıp bu uğurda şahadete ulaşan Ulusal ve devrimci şehitlerimizi saygyla anıyorum. Özgürlük Mücadelesi saflarında hala direnen ve kadın olmanın zorlukların güzeliklere dönüştüren kadın gerilalarımıza kutlu olsun. En önde hep direnen ve bir militant duruşu olan o güzel ve kutsal kürt anaların elerinden öperek günlerini kutlarım. Bütün dünyada kadılığın ikinci sınıf olmaktan kurtulması için çaba içinde olan her bir kadını bayramını kutlarım. Kadınların dünyasını alayan ve onları kendıne yakın bulanarı, kadınlara ikinci sınıf gibi bakmayan kadın olmayanlarında dünya kadınlar günün kutlarım. Yaşasın eşit, özgür ve saygılı insanlık.
|