| |
| Eklenme Tarihi: 13.03.2008 Saat: 19:40 |
|
|
Avustralya hükümeti, Avustralya kıtasının yerli halkı Aborjinlerden özür dilediğini Dünya ajanslarına resmen bildirdi.
Avustralya Başbakanı Kavin Rudd, Avustralya parlamentosundaki tarihi konuşmasında, „…beyazların 200 yıllık yönetimi sırasında Aborjinlere yapılan tüm haksızlıklar ve işlenen suçlar için özür diledi ve Haysiyet kırıcı ve yakışıksız uygulamalarımızdan dolayı onurlu halk ve onurlu bir kültürden özür dileriz...
“Bu sözlerle Avustralya tarihiyle yüzleşti.
Avustralya daki bu gelişme, haksızlığa uğramış, yerleri yurtları talan edilmiş ve soykırıma uğramış mazlum halklarda sevinç yarattı.
Avustralya Devleti bu özür dilemeyle 200 yıl süren ve Aborjinlerde büyük acı, üzüntü ve kayba yol açan haksızlık, adaletsizlik ve eşitsizliğin açmış olduğu yaraları kısmen sarmış oldu bu aşamadan sonra daha güven içinde birlikte yaşama imkanları gelişir.
Avustralya Parlamentosu bu tarihi kararını açıklarken, Avustralya tarihinde ilk kez Aborjinlerin geleneksel töreniyle Parlamentoyu açtığını Dünya basını tanıklık ederek bu olumlu haberı Dünya halklarına duyurmaktadır.
Parlamentonun bu özür dileyişi, Avustralya'da yeni ve aydınlık bir dönemin kapılarını açacağı ve Avustralya'nın 200 yıldır alnında taşıdığı kara lekeyi bir nabzede olsa sileceğini söylemek abartılı olmaz sanırım.
Niçin Dünyanın öteki ucu diye bilinen Avustralyadaki bu olumlu haberi sayfalarıma taşıdım. Avustralya hükümetinin bu olumlu ve alkışlanması gereken tutumu tüm dünyaya halklarına ve özellıkle geçmiş tarihiyle yüzleşmekten korkan Türkiye ye örnek olmasını dilediğim içindir.
Ben Kürdistan coğrafyasında, bir asıra yakın bir süredir TC nin işlemiş olduğu suçlar ve haksızlıklar için özür dilemekten geçtiğine inaniyorum.
Bu güne kadar TC hükümetleri böyle bir özür dilemeyi resmi politikalarına yansıtmayı hep reddettiler! Basbakan R.T.Erdoğan yarım ağızla Diyarbakır (Amed) te yapmış olduğu özür dileme bile seçim kandırmacası olarak tarihteki yerini aldı.Özal’ın Özür dileme ve barış çabaları hayatıyla ödemek zorunda kaldı.
Bireysel olarak Kürtlerden Özür dileyen ve Kürtlerin Özgürlük mücadelesini destekleyenler de şövenist ve faşistler tarafından vatan haini ilan edilerek dışlandılar!
Çağdaş dünya Kürdistan’da yaşanan katliamlar hak ihlallerini görmek istememektedir. Oysa insanlığın gereği olarak Katliamlar, kimden gelirse gelsin bir insanlık suçudur,hiçbir ortamda bunu olağan kabul edip mazur görmek mümkün değildir.
Kürdistan da gelişen tüm Özgürlük istemli başkaldırılar TC. şövenist ve faşistleri tarafından Bölücü,Terorist olarak lanse edildi ve özgürlük talepleri kanla barutla bastırılma yolu seçildi.
Kürdistan’daki Özgürlük istemli başkaldırılarda uygulanan devlet şiddeti ve katliamlarından ötürü TC.resmen Kürt lerden özür dilemelidir.
Özür dileyıp Kürtlerın istem ve taleplerı yerıne gelmeden Mezopotamya ve Anatolya coğrafyasında huzur olmayacağı açıktır.TC yönetıcilerının katı ırkçı ve faşıst anlayışlarından kaynaklı olarak malesef şimdiye kadar özür dileme gerçekleşmedi ve tabiiki huzur ve barış ortamıda oluşmadı!
Kürdistan’ın bahtsız coğrafyası kanla yoğrulmuş; dağı, taşı, toprağı her kaya yarığında veya her vadide kemik yığınları ortaya çıkarken bile Kürdistan işgalcileri insafa ve sağduyuya gelip bu acı karşısında hiç olmazsa Kürt halkından bir özrü dahi dilemediler!
Özgürlük şehitlerinin mezarları bile, faşizmin ve şövenizmin uçaklarından atılan bombaların hedefi oldu!
TC.İran,Surıye,ve Irak Devletleri Kürt halkından özür dilemeli ve bu kanlı süreçte özgürlük uğruna şehit düşenlerin mezarları başında birlikte gözyaşı döküp ağıt yakmalı,ortak acıları bir daha yaşamamak dileğiyle Kürt halkindan özür dilenmeli, geçmişi unutmadan özrün gerekleri yerine getirilmeli,bunlar yapılmadığı taktırde, Mezopotamya ve Anatolya coğrafyasına gerçek barışın hayat bulmasına inanmıyorum.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|