|
Türkiyede en çok tekrarlanan siyasi
söylemlerden biri “Siyasi partiler demokrasilerin olmazsa olmazlarıdır”.
Sisteme demokratik vasfı
kazandıran partiler olduğu bir raalite
olmakla beraber, Sözü edilen Partilerin de demokratik bir işlev
üstlendiklerinde bu söz anlamını bulur.
Ancak,tek başına partilerin varlığı
ve belli aralıklarla seçimlerin yapılması o sistemi demokratik yapmaz.
Yani, siyasi partiler demokrasilerin
vazgeçilmez unsurlarıdır ama demokrasiyi içine sindirmiş ve demokrasiyi
hedeflemiş partiler olmalıdır.
Demokrasiyi, yalnız kendisine isteyen
ve iktidara gelmek için bir takım hakları kullanarak kendi diktatöryasını
kurmak isteyen siyasi partiler demokraside yerleri olmamalıdır.
Örneğin Almanya’da Hitlerin
Partisi”Nasyonal Sosyalist Parti”seçme ve seçilme haklarindan yararlanarak
iktidara geldi.İktidara geldikten sonra Kendi diktatörlüğünü kurumlaştırdı ve
Alman ırkçılığını resmi düşünce olarak oturttup yayilmaci savaş anlayişini
yürürlüğe koydu.
Bu ırkçı çabalar ikinci dünya
savaşının temel malzemesi olduğunu söylemek abartılı olmaz.
„Partiler demokrasilerin vazgeçilmez
bir unsuru olduğuna“ göre demokratik bir sistemde demokrasiyi içine
sindiremeyen “parti”ler olmamalı.
Türkiyede herşey farklı işlendiği
gibi demokrasi ve siyasi partiler de farklı yol izlemektedirler.
Partilerin varlık sürdürebilmesi için
Evrensel demokrasinin hiç bir hükmü işlemez.
Türkiye`deki resmi düşünce
diktatöryasının Türk ırkçılığına dayalı sistemi işlemektedir.
Dünyadaki demokratik ülkelerde ırkçı
partiler Demokratik ortamda hayat bulmaması için kapatılırken Türkiyede Türk
ırkçılığını esas almayan partiler kapatılmaktadırlar.
Meseleye Uluslararası Hukuk normları
açısından bakıldığında demokrasi karşıtlığı,ırkçı anlayışlar ve kendi
diktatörlüğünü oluşturmaya çalışmadığı sürece partiler kapatılmamalıdır.
Türkiyede Resmi düşünce esiri olmayan
partiler uluslararası hukuk hiçe sayılarak kapatılmaktadır.
Bu kapatmalar Avrupa insan hakları
mahkemesinde mahkum olmasına rağmen kapatma işlemleri devam etmektedirler.
Türkiye Demokratik bir yönetime
kavuşursa Uluslararası hukuk normlarına göre bir iki parti dışındaki tüm
partiler resmi düşünce ırkçılığına bağlılıklarından ötürü kapanacaktır.
Demokrasilerde Partiler temsil ettiği
coğrafyada yaşıyan halkların her türlü düşüncesi ve inancını doğrudan veya
dolaylı temsilcisi olabilmelidirler.
Eğer partiler farklılıkların savunucu
ve koruyucusu olmayacaklarsa partilere gerek kalmaz.
Türkiyedeki partiler bir takım
düzenlemelerle tek tip düşüncenin(resmi düşünce) savunucusu ve koruyucusu
konumuna gelmeye mecburdurlar,bu uygulamayı red eden partiler
kapatılabiliniyorlar işte bu uygulamalardan dolayı,resmi düşünce din seviyesine
indirildiği için Demokrasiden ve uluslararası hukuk normlarından uzaklaşılıyor.
Bu belirlemelerden sonra şunu
söyleyebiliriz uluslararası Hukuk normları ve demoratik ülkelerdeki
uygulamalarından yola çıkarak siyasi partilerin demokrasinin vazgeçilmez
unsurları olabilmeleri için kendi içlerinde demokratik işleyişin ve
mekanizmanın geçerli olması gerekir.
Türkiyedeki siyasi partiler
CHP,MHP,AKP ve benzeri partilerin bugün geldiği noktada ortak
düşünceden,vazgeçtiği, bir tek kişinin talimatları ile yönlendirildiğini
söylemek yanlış olmaz.
Tek kişinin
yönetiminden, Kollektif yönetime geçiş yapamayan Partiler Demokrasiye uygun
olan partiler değildir.
Antidemokratik
konumdan kurtulmayan partiler demokrasilerde yer alamazlar.Türkiye deki
partilerin ağırlıklı bir kesimi Demokrasiyi sadece kendilerinin önünü açmak ve
kendi diktatöryasını uygulamak için istemektedirler.
Türkiye`de
AKP,CHP,MHP ve benzeri Partilerde normal bir demokratik işleyiş içinde kararlar
alması ve belirleyici olması söz konusu değildir.
Türkiye`deki bir
çok partilerde liderler tek seçici
konumundadır.Lidere karşı olmak, liderden farklı bir görüş beyan etmek bir
sonraki seçimde seçilmemeyi göze almak demektir.
Partiler ve üyeleri
demokrasiyi özümseyemeyince demokratik mekanizmanın hakim olmasını beklemek
mümkün olmaz.
Partilerin demokrasinin vazgeçilmez unsurları
olabilmesi Demokrat olması lazım. Kendi içinde demokrasiyi hakim kılamayan devletler ve
o devletlerin siyasi partileri ister iktidarda, istersede muhalefette olsunlar
aradaki tek farklari rant mucadelesi olur.
Türkiye gibi oligarşik ülkerdeki Partilerde demokrasiyi tüm kurum ve kuralları ile hakim
kılmalarını beklemek saflık olur.
Uygar ve demokratik ülkelerde Irkçı siyasi partilerin
faaliyet yürütmeleri yasaktır.
Türkiyede ırkçı,milliyetçi olmayan siyasi parti yok
denecek kadar azdır ve her zaman kapatilma rizki ile karşi karşiyadirlar.
Türkiyede tek tip düşünmeyen ve halkların barış içinde
demokratik bir ortamda yaşanmasını savunan partiler bu güne kadar
kapatıldı,bundan sonrada kapatılacağını söylemek doğru bir tepit olur.
|