( Kürdistan Özgürdür Ama Düşmanla İşbirliği Yapanların Beyni Köledir ) Sanat ve sanatçıların en temel rolü, toplumun yaşamsal güzelliğini estetize ederek, var olan ekonomik, psikolojik, sosyolojik ilişkilerden doğan kirlilikleri, yanlış veya çirkinliklere ayna tutmak, bunların doğru olan boyutlarını göstermektir. Bir başka deyişle sanat toplumun ruh güzelliğine, tarihsel belleğine ve yaşamsal dinamiğine ışık tutan bir olgudur. Sanat, eğer halk içinde kalmış, halkın belleğini yansıtıyorsa kesinlikle tarihe en anlamlı izler bırakan insan emeğidir. Sanatçılar eğer ki, halkıyla buluşmuş ve halkının yaşadıklarını ürüne dönüştürüyorsa, bu anlamda sanatın gücü çok daha fazla etki yaratır toplum üzerinde. Bir bakıma 'sanat toplumun tüm değerlerinin bileşkesidir' de diyebiliriz. Kürt toplumu, Kürdistan coğrafyasında, yüzyılların savaşları içinde, işgal, talana ve inkara rağmen kendi halk kültürünü koruyabilmiş ve günümüze ulaştırmıştır. Buna 'insanım' diyen her bireyin saygı duyması gerekir. Günümüzde bu inkar, talan ve asimilasyon artık bilinen meydan savaşları veya açıktan düşmalıklarla yapılmamaktadır. Emperyalizm bu anlamda hayli akıllı. Dünya jandarması ABD ve AB başta olmak üzere halkların kültürel aşınmasını, sanatsal yozlaştırmayla daha kalıcı ve daha kolay yapmaktadırlar. Örneğin, ABD şu anda gözünü Ortadoğu'ya ve özelde de Kürdistan'a dikmiş, oraya bir biçimde tamamen yerleşecek. Saddam canavarını önce yarattı sonra o canavarı yok etme bahanesiyle Ortadoğu'ya askeri olarak girdi. Bu girişini kalıcılaştırmak ve Ortadoğu halklarıyla barışık olabilmesi için de işbirlikçi çevrelere ihtiyacı var. Kültür, din ve sosyal yaşam olarak ABD ve AB'nin, Ortadoğu'da tutunması münkün değil, olamaz. Ancak işbirlikçi, çetevari parti, kurum ve kuruluşlarla bunu yaratabilir. ABD, bu anlamda Kürdistan'da rol biçtiği parti, kurum ve kuruluşlar var. Bu kişi veya kurumarın yaşam çizgisine bakın, yaptığı işler, kurduğu firma ve kuruluşlar, ilişkilendiği insanlar hepsi ABD'nin, Kürdistan'da kendi emperyal ve yoz kültürünü yerleştirme temelindedir. Neçirvan Türk medyasına verdiği ropörtajda Türk generaleriyle ilk ilişkilenen kişi olduğunu, işbirliği yaptığını, aleni kendisi açıklamıştır. Bu adamın en samimi olduğu ve birçok işte ortak olarak çalıştığı sözüm ona bir şarkıcı var, Zekirya, salt bu adamın yaptığı şarkılara bakarsanız ve de çektiği kliplere, o zaman anlayacaksınız ki, bu tayfa nasıl bir yoz kültürü Kürdistan'a taşımak istiyor. Kürdistan dünya cenleti ve bütün yüzyıllar boyu süren kavimler arası savaşlar, bu güzelik üzerine iken, bu aşağılık kopleksiyle dolu sözüm ona şarkıcılar İstanbulda dolarlar harcıyarak, manken kızlarla kilip cekmelerinde alamak gerekir, bunlar Kürtlük ve insanlık başına bela olan ucubelerdir. Hal bu olunca ve hedef popülist, yozlaştırılmış ahlaksız yoz sanatı olunca, elbette halkı için sanat yapanlara yer olmayactır. Doğal olarakta bu güneydeki tayfa dengbej Aydın ve Hozan Dino gibi halkıyla buluşmuş, Özgürlük Mücadelesine saygılı, sanata saygılı gerçek sanatçıları, kendi ülkeleri olan güney Kürdistana girmesine izin vermeyeceklerdir. Yıllar sonra büyük bir coşku ve sevinçle kendi ülkelerine gidip, halkıyla buluşarak konser vermek isteyen sanatçı arkadaşlarımız, Aydın ve Dino, bu ucube kişiliklerin hışmına uğrayarak hava alanından yakapaça geri Almaya'ya gönderilmişlerdir. Ben bir sanatçı, bir Kürt olarak merak ediyorum, eğer Necirva’nın bir zat haberi yoksa, bu havalanın memurunun kendi başına yapacağı bir iş değildir? Kaldıki bunlar bu tavırlarıyla, uluslararası var olan insanların özgürce gezme hakını da ihlal etmiş oluyorlar. Bu Kürtlük adına, sanat adına, yurtseverlik adına utanç verici bir olaydır. Bu üç olgudan da nasibini almayan bu Kürtlük karsiti kişilikler, patronlarını ve de işbilikçi TC generallerini sevindirmişlerdir. Güney Kürdistan'ın Azad olmadığı, olması için her onurlu Kürdün çaba harcaması gerektiği artık ayandır. Milyonlarca Kürdün beğeniyle dinlediği, sevdiği ve sanatıylada bir yerlerde olan Aydın ve Dino, Güneye girememişse, bu şu anlamı taşır, Kürt sanatı Güney Kürdistan'da yasaklıdır. Bunu en başta siyasette, yurtsever çizgiyi koruyan partilerimiz, sanatçılarımız çok iyi görmelidir. Çok iyi görülmelidir ki, emperyalizm yoz bir kültürü kimler aracılığıyla Kürdistan'a yerleştirmek istemektedir. Sanatı sadece para için yapan, popilist ve de ahlaksal zayıflık yaşayan bir çok kuzeyli şarkıcılar her gün güney Kürdistan'da cirit atarken, sanata ciddi yaklaşanlar, Özgürlük, Kürtlük adına sanat yapanlara oralar yasak!... Neçirvan bir biçimde onadığı, desteklediği sözüm ona güneydeki bir müzik kanalında, yayınlanan kliplere bakınca, Kürt olarak acı duyacak, utanancaksınız. Türklerin en yoz, en arabesk ve en ahlaksız şarkıcılarının şarkıları yayınlanmaktadır. Aydın ve Dino hevallerim sizler üzülmek yerine böyle yoz, sahtekar Kürt ve de işbirlikçilerce kovulmuş olmaktan gurur duymalısınız. Çünkü siz insansınız, sanatçısınız ve de onurlu Kürtsünüz. Elbet yakındır Kürdistan dört parçasıyla azad olacak ve gerçek sanatçılarımız, Hewler'de, Mahabat'ta, Qamışlo'da, Wan, Amed ve her bir şehrinde Kürdistanımın, konser verecek, halkıyla buluşacak. Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Özgür sanat, Yaşasın Özgür Kürdistan...
|
|