| |
| Eklenme Tarihi: 15.04.2008 Saat: 23:23 |
|
|
Irkçılık ve faşizmin ideolojik, politik yanı olduğu gibi aynı zamanda da psikolojik bir yönü vardır. Irkçılık ve şovenizm gibi kavramların günlük politikadaki etkileri tahminlerinden çok daha büyüktür. İnsanın ruhsal dünyasında büyük yıkımlar yaratır. Siyasi bir görüş, ideoloji, fikir veya düşünce değildir. Tamamen ruhsal bir problemdir. Irkçı olan insanın psikolojik dünyası her zaman karmaşıktır. Genelde saldırgan olur, duygusal değerleri zedelenmiştir. Bu nedenle önemli oranda psikolojik bir tedaviye ihtiyaçları vardır.
Almanya’da, göçmenlere yönelik ırkçılık son günlerde yeniden artmış durumda. 3 Şubat tarihinde Ludwigshafen'da 9 insanın ölümüyle sonuçlanan olaydan sonra, birkaç gün önce yine benzer bir durum yaşandı. Sonucu itibariyle her ne kadar bir önceki yangın gibi olmasa da saldırganlığın ulaştığı boyut endişe verici. Olay mahallinde görülen gamalı haç işaretleri durumu özetlemeye yeterli. Hiç şühpesiz ki, bu olayların kaynağından Alman devletinin yıllardır göçmenlere karşı uyguladığı dışlama politikası vardır. Göçmenleri bütün sosyal sorunların kaynağını gösteren politikanın etkisiyle, göçmenlere karşı olumsuz ön yargılar giderek ırkçı söylemlere ve eylemlere dönüşmüştür. Sonuçta bu teşhisin kaynağını, nedenlerini sorgulayıp çözüm yoluna gidilmeli. Bu tür insanlık suçları yaşamın tüm alanlarında deşifre edilmelidir. Hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ırkçı ve şovenist politik ve eylemsel saldırıların önüne geçilmelidir.
Irkçılık suçu Almanya'da yaşayan bir Türk'e karşı işlense, Türkiye'de, Kürdistan'da Kürt vatandaşlara da işlense aynı tepki ortaya konulmalıdır. İlginçtir, Türkiye Başbakanı Erdoğan Almanya’da göçmenlere yönelik saldırıları ırkçılık olarak tanımlarken, Türkiye'de Kürtlere yönelik yapılan katliamları ise savunmaktadır. Göçmenler için en basitinden ‘ana dilde eğitim’ hakkının verilmesi gerektiğini söylerken, 20 milyon Kürt için bunu reddetmekte ve bu tur insani talepleri silahlı güç kullanarak bastırmaktadır. Göçmenler için demokratik haklar, Ama Kürtlere gelince silahla yanıt.
Almanya'da bir Türk'ün evinin yakılmasını nasıl protesto edebiliyorsak, evi bir kenara bırakalım, KÖYLERİ yakılan Kürt vatandaşın hakkını da aynı şekilde arayabilmeliyiz. Son dönemde Almanya'da 17 civarı kundaklama olayının meydana geldiğine dikkat edersek, Kürt şehirlerinde ki binlerce ev ve köyün talan edilmesi, köylerin yakılmasının ne derecede önemli olduğunu daha iyi anlarız.
Empati yapabilen toplumlar yarınlara umutla bakabilirler. Ve kendi yaşam refahlarını bu şekilde yükseltebilirler. Kendimiz için istemediğimiz olumsuz olayları, ne zaman ki diğerleri içinde temenni eder, uğraşı içerisine girersek o zaman özgün, demokratik yaşanılabilir koşullara ulaşacağız.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: Ibrahim__SERHAT Tarih : 2008-04-17 15:42:30 Puan :      |
|
Almanyadaki kundaklama olaylari, özellikle Ludwigshafendeki yanginin nedeni ve kimin yaptigi henüz aydinlatilmi$ degil, fakat, ilginc tuhafliklar var.
Yanginin zamanlamasi, devletin ve Türk medyasinin yakla$imlari bazi $eyleri eleveriyor gibi. Ilk ba$ta Alman irkcilarinin yaptigi dedikodusu yayilmaya cali$ilsada, Alman devletinin ara$tirmalari sonucu bu ihtimal zayiflami$tir. Sucu Alman irkcilarinin üzerine atmak icin bazi Türklerin polise verdikleri ifadelerin de yalan oldugu ortaya cikmi$tir. Yani bu olay, ilk ba$ta gösterilmeye cali$ildigi gibi degil, farkli bir olaydir. Türk devleti gecmi$te de, özellikle doksanli yillarda, Kürt hareketinin geli$mesi kar$isinda, PKKnin ba$arilari kar$isinda, gündemi saptirmaya yönelik böyle bircok olay gercekle$tirmi$tir. Mesela Möllen katliami, Solingen katliami, bunlar ilk ba$ta alman irkcilarina mal edilmek istense de, PKK önderligi tarafindan bir gündem saptirma giri$imi olarak tespit edilmi$, ve TCnin kirli faaliyetlerine eklenmi$tir.
Kesin ispatlayamiyacagim ama Almanyadaki bazi olaylarin Türkiye devleti tarafindan gündem saptirma amacli gercekle$tirildigini dü$ünüyorum.
Selamlar |
|
|
|
 |
| |
|