|
TC.sözde demokrasi ile,özde katı oligarşi ve militarizimle yönetilen sömürgeci bir ülkedir.
Türkiye’de Demokrasi ismine sık sık rastlanmakla beraber hayatın hiç bir alanında çoğunluk veya ezilenler için Demokrasinin (d) sine rastlanmamaktadır; bu sözlerden ibaret Demokrasi,gerçekmiş gibi göstermek içinde belli aralıklarla yapılan seçimlerle bol miktarda Demokrasi sözcükleri sarf edilmektedir.
Seçimden,seçime Demokrasiyi hatırlayan ve bol miktarda Demokrasi nutukları atan tüm düzen partileri Hitlerin partisi ve Franko`nun partisi kadar Demokrasiye inanırlar.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana Kuzey Kürdistanı istilasi altında tutmaktadır,ayrıca Antakya nın ihlakını ve Küzey Kıbrıs taki istilasını sürdürmektedir.
Küzey Kürdistanda,amansız kurtuluş mücadelesi sürerken.Antakya asimle edilmiş sesi soluğu kesilmiştir.
Kuzey Kıbrıs a 500 bin üzeri insanı taşıyarak,Kıbrısta yaşıyan Türkleri azınlık durumuna getirmiş,sahte bir devlet kurdurmuş durumdadır...
Bu sömürgeci oligarşik ve militarist devlet kendi siyasi yönetim erkine uygun siyasi partiler kurdurmuş, düzenin bu partileri totaliter kafalar tarafından yönetilmektedir ve düzen için tehlike olmaktan çıkarılmıştır.
Bu partilerin Karar kurulları sözde varsa da özde genel başkanın nihai kararının her halükarda galebe çaldığı yapılardan ibarettirler.
Bazande genel başkanlarının da arkasında birileri bulunabilmektedir...
Bu totaliter yönetim erki yarattığı partilerden başka kendine bağlı hukuk,Basın-yayın da yaratmıştır.
Yaratılan bu anti demokratik hukuk,Basın-yayın ile bu demokratik olmayan yönetim kendi yaşamını süreklileştirmek istemektedir.
Beş yılda veya daha az zaman dilimlerinde yapılan seçimlerle demokrasisinden söz etmek mümkün değildir.
Milletvekili,belediye başkan adaylarının ve Belediye meclis üyelerinin tespitinde demokratik yöntemden çok uzak bir tarzda yapılmaktadir.Genel Başkanın(veya arkasına saklanmış derin güç) iki dudağı arasından çıkacak emirle oluşmaktadır.
Adaylar parti genel başkanı tarafından veya arkasına gizlenmiş gücün talimatı ile tespit edilir, halkın önüne çıkarılır. seçmenlere al bunu seç, son onayı sen ver denilir.
Onayın ilk aşamalarında halkın katılımını asla istenmez.Hatta bazen halkın tüm itirazlarına rağmen halkın isteminin tersi yapılmaktadır…
İyi niyetle yapılan bir takım demokrasi girişimcilerinin hareket alanı oligarşik erk tarafından baştan sınırlanmıştır.
sivil,askeri bürokrasi,sermaye ve finans çevreleri, medya, yüksek yargı Türkiye’de iktidarı paylaşan ve oligarşik yapıyı oluşturan unsurlardır.
T.C’deki siyasal sistemin kısa özeti budur.
Bu sistemle Türkiye kalkınamaz, halkların kardeşliği sağlanamaz
Böyle Demokrasi karşıtı bir düzen vatandaşlarını mutlu edemez.
TC deki yönetim sistemi kendisini yenilemek ve değişmek zorundadır.
Kürt halkının özgürlük talebi ve eşit şartlarda bir arada yaşama istemine direnen oligarşik sistemin atardamarları tıkanmıştır.
TC.deki bu anti demokratik yönetim anlayışı ya Demokratik açılımlarla nefes alacaktır yada Bünyesi felç olacaktır.
Bu siyasal körlüğü model kabul eden sistem,ya zihniyetini değiştirecek yada özgürlük mücadelesi karşısında dağılıp gidecektir. |