Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıKişisel sermayeniz tükenmesin...
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNALMAN DAĞCILAR VE GERİLLA’NIN AŞKI
Fırat Penaber
Fırat PenaberŞİMDİ DALMIŞIM
Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerBakmak yüzeysellik, görmek algılamaktır...
Günay Aslan
Günay AslanTolon Paşa doğru söylüyor
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHAR‘Kürt Halk Önderi’ ‘SAYIN ÖCALAN’
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEHurafeci Fetullahçilarin-Masonik Türk irkçilari- tetikçileri
Mahmut Aslan
Mahmut AslanAsker siyasetin alasını yapıyor!
Ahmed Aktaş
Ahmed AktaşErgenekona çekdar û Ergenekona dîndar
Kakşar Oremar
Kakşar OremarDaxwaza lêborînê nakim
Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFEYE GİRİŞ -8-
Cemil Bayık
Cemil BayıkTêkiliyên DYA-Tirkiye û Tirkiye-Îranê
Mizgîn Bîngol
Mizgîn BîngolAva Zemzemê jî Rûçik paqij nake
Mehmet Sögüt
Mehmet SögütŞiiri seçmek ya da şair olabilmek
Ahmet Dere
Ahmet DereLobiya Kurd -II-
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozSTEWR
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemKONTRGERİLLA
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Cemo Devrim
Cemo DevrimKOCGiRi'NiN YiGiT DELiKANLISI ANDOK HEWAL
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanBeni tartışmak demek; Bir Halk gerçeğini tartışmak demektir
Serbest Rêzan
Serbest RêzanRapora NY û xala 140 û vala derxistina iradeya gelê başûr
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarHasan ÇARÇELA: 3. Dünya savaşı
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalBarış-demokrasi-kardeşlik ve dış güçler
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülBiz Erkek Değiliz İnisiyatifi
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaDAĞLARIN AŞIĞI’na...
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Ah şu feminizm



Yazar Adı: Songül Beyazgül


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 12.05.2008 Saat: 23:55

Feminizm, özellikle de erkek dünyasına oldukça korkutucu gelen ve yine aynı erkek dünyasının –Bu dünyaya erkek egemen ideolojinin şartlandırmalarıyla konuyu ele alan birçok kadını da dahil ediyorum- hakkında çok az şey bildiği bir olgu. Feminizm eşittir erkek düşmanlığı klişesinin arkasına gizlenen birçok egemen erkek ve onların şartlandırdığı kadınlar, lütfedip de bu konuda bilgi sahibi olmazlar. Kendilerine göre anlamlandırdıkları bu olgu hakkında bilgi sahibi olanları zaten dinlemezler. Çünkü onların bildiği bir tek şey vardır, o da feminizmin kadın erkek düşmanlığını savunduğudur. Yazımın konusu feminizmin tanıtımı değil. Nitekim feminizm en genel ifadeyle kadın özgürlüğüne dayalı her tür çabayı ifade eder. Ama çok farklı feminist akımlar da vardır. Yeterli bir yaklaşım bir yazıyla değil, ancak özel bir dosya ile olabilir.

Feminizm konusunda çok şey yazıldı çizildi. -İlgi duyanların ya da konuyu merak edenlerin yararlanabileceği binlerce kaynak var.- Ama yazılan onca şey içerisinde en dikkat çekici olanı herhalde; Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, 8 Mart öncesinde yapılan “feminizm ahlaksızlıktır” ifadesi oldu. Bunu takiben AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, yine o meşhur demeçlerinden birini verdi geçenlerde. Demeç verdi demek biraz nezaketsizce oldu. Mir hazretleri, şöyle buyurdular (Kendi sözlerinden naklediyorum): “AKP olarak kadına bakış açımız diğer partilerden, toplumun diğer kesimlerinden çok farklı. Kadınla erkek arasında feminist düşüncenin yarattığı felsefi inancın, çatışma ortamının yaratılmasından yana değiliz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kadınları, feminist ideolojinin kölesi olmadılar, olmayacaklardır” dedi. Bu ifadeye bakılırsa Mir nezlinde feminizm, kadını köleleştirme olarak ele alınıyor. Doğrusu feminist hareket bu ifadeleri dikkate almazsa büyük ayıp eder. Keza bu ifadeler AKP’nin kadın hakları ve özgürlükleri sorununa bakış açısının tezahürü bakımından ilk olmayı ifade etmiyorlar. Ben de Fırat’a partilerinin kadına bakış açısında farklı birşeyler olduğu konusunda katılıyorum. Parti olarak kadın sorununa çok kafa yordukları da açık. Ama buraya kadar olanına katılıyorum. Şu çok açık ki; farklılıklarını ortaya koydukları ve kafa yordukları hususlar, kadına geri bakış açılarındaki sınır tanımazlıklarının ifadesi.

Neden mi bunu düşünüyorum? AKP’nin sadece son birkaç ay içinde kadın sorununa bakış açısındaki bu farklılığının(!) ispatı olan demeçlerine bakalım. Bu demeçlerin sahipleri başta Erdoğan ve Dengir Mir Mehmet Fırat olmak üzere Partinin en yetkili ağızları. Bu farklı yaklaşım sahibi Partinin hazırlattığı yeni anayasa taslağında “kadınların anayasal statüsü, çocuklar, fiziksel ve zihinsel yetersizlikleri olanlar, hastalar ve yaşlılarla eşdeğer biçimde” belirlenmek istendi. Başbakan kota ve pozitif ayrımcılık isteyen kadınlara “Ruanda’mı olmak istiyorsun” diye sert çıktı. Yine Başbakan Türk milletinin kökü kazınacak diye aylardır ısrarla kadınlara “üç çocuk doğurun, evinizde oturun” nasihatını vermekten bir an olsun geri durmadı. Diyanet İşleri Başkanlığı, 8 Mart öncesinde “feminizm ahlaksızlıktır” açıklamasının ardından geçtiğimiz günlerde de “erkek çokeşliliği dinen mübahtır” açıklamalarını kendi resmi internet sitesinden yayınladı. Son bomba da Dengir Mir Mehmet Fırat tarafından patlatıldı. “AKP’nin kadınları” ifadesi bile feminist bakış açısıyla ele alınırsa, üzerine kitap yazılabilecek kadar derin bir erkek egemen zihniyetin yansımasıdır. Kadınları AKP’li olarak adlandırmaktan kaçınıyor. AKP’nin kadınları ifadesini kullanıyor. Burada hem kadını tali plana atan, hem de mülkleştiren bir zihniyet yatıyor.

Mirlerin, beylerin, burjuvaların, kısacası tüm devlet ve iktidar odaklı erkek beyinlerin feminizmden korkmaları ve efil efil kaçmaları boşuna değil. Feminizm ve kadın özgürlüğünü hedefleyen Kadın Kurtuluş İdeolojisi erkek egemen zihniyetin saltanatını gerçekten sarsıyor. Onları rahatsız ediyor. Kim ne derse desin, feminizm başta kadınlar olmak üzere, iktidarcı ve devletçi zihniyete karşı mücadele edenlerin çok şey öğrenebileceği bir alan. Araştırılmasını tavsiye ederim...

s.beyazgul@gmx.at

YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Biz Erkek Değiliz İnisiyatifi
·Vicdani Ret
·Yüreğimin başucu şarkılarının duru sesine....
·Seni anlatabilmek
·ANALARIN YAKARIŞLARI
·Seçimler
·UĞUR KAYMAZ DAVASI
·Halepçe!
·8 Mart
·Gecikmiş Yazı

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.

Image Hosted by WêneShare
Sayfa Üretimi: 0.050 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.