Feminizm, özellikle de erkek dünyasına oldukça korkutucu gelen ve yine aynı erkek dünyasının –Bu dünyaya erkek egemen ideolojinin şartlandırmalarıyla konuyu ele alan birçok kadını da dahil ediyorum- hakkında çok az şey bildiği bir olgu. Feminizm eşittir erkek düşmanlığı klişesinin arkasına gizlenen birçok egemen erkek ve onların şartlandırdığı kadınlar, lütfedip de bu konuda bilgi sahibi olmazlar. Kendilerine göre anlamlandırdıkları bu olgu hakkında bilgi sahibi olanları zaten dinlemezler. Çünkü onların bildiği bir tek şey vardır, o da feminizmin kadın erkek düşmanlığını savunduğudur. Yazımın konusu feminizmin tanıtımı değil. Nitekim feminizm en genel ifadeyle kadın özgürlüğüne dayalı her tür çabayı ifade eder. Ama çok farklı feminist akımlar da vardır. Yeterli bir yaklaşım bir yazıyla değil, ancak özel bir dosya ile olabilir.
Feminizm konusunda çok şey yazıldı çizildi. -İlgi duyanların ya da konuyu merak edenlerin yararlanabileceği binlerce kaynak var.- Ama yazılan onca şey içerisinde en dikkat çekici olanı herhalde; Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, 8 Mart öncesinde yapılan “feminizm ahlaksızlıktır” ifadesi oldu. Bunu takiben AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, yine o meşhur demeçlerinden birini verdi geçenlerde. Demeç verdi demek biraz nezaketsizce oldu. Mir hazretleri, şöyle buyurdular (Kendi sözlerinden naklediyorum): “AKP olarak kadına bakış açımız diğer partilerden, toplumun diğer kesimlerinden çok farklı. Kadınla erkek arasında feminist düşüncenin yarattığı felsefi inancın, çatışma ortamının yaratılmasından yana değiliz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kadınları, feminist ideolojinin kölesi olmadılar, olmayacaklardır” dedi. Bu ifadeye bakılırsa Mir nezlinde feminizm, kadını köleleştirme olarak ele alınıyor. Doğrusu feminist hareket bu ifadeleri dikkate almazsa büyük ayıp eder. Keza bu ifadeler AKP’nin kadın hakları ve özgürlükleri sorununa bakış açısının tezahürü bakımından ilk olmayı ifade etmiyorlar. Ben de Fırat’a partilerinin kadına bakış açısında farklı birşeyler olduğu konusunda katılıyorum. Parti olarak kadın sorununa çok kafa yordukları da açık. Ama buraya kadar olanına katılıyorum. Şu çok açık ki; farklılıklarını ortaya koydukları ve kafa yordukları hususlar, kadına geri bakış açılarındaki sınır tanımazlıklarının ifadesi.
Neden mi bunu düşünüyorum? AKP’nin sadece son birkaç ay içinde kadın sorununa bakış açısındaki bu farklılığının(!) ispatı olan demeçlerine bakalım. Bu demeçlerin sahipleri başta Erdoğan ve Dengir Mir Mehmet Fırat olmak üzere Partinin en yetkili ağızları. Bu farklı yaklaşım sahibi Partinin hazırlattığı yeni anayasa taslağında “kadınların anayasal statüsü, çocuklar, fiziksel ve zihinsel yetersizlikleri olanlar, hastalar ve yaşlılarla eşdeğer biçimde” belirlenmek istendi. Başbakan kota ve pozitif ayrımcılık isteyen kadınlara “Ruanda’mı olmak istiyorsun” diye sert çıktı. Yine Başbakan Türk milletinin kökü kazınacak diye aylardır ısrarla kadınlara “üç çocuk doğurun, evinizde oturun” nasihatını vermekten bir an olsun geri durmadı. Diyanet İşleri Başkanlığı, 8 Mart öncesinde “feminizm ahlaksızlıktır” açıklamasının ardından geçtiğimiz günlerde de “erkek çokeşliliği dinen mübahtır” açıklamalarını kendi resmi internet sitesinden yayınladı. Son bomba da Dengir Mir Mehmet Fırat tarafından patlatıldı. “AKP’nin kadınları” ifadesi bile feminist bakış açısıyla ele alınırsa, üzerine kitap yazılabilecek kadar derin bir erkek egemen zihniyetin yansımasıdır. Kadınları AKP’li olarak adlandırmaktan kaçınıyor. AKP’nin kadınları ifadesini kullanıyor. Burada hem kadını tali plana atan, hem de mülkleştiren bir zihniyet yatıyor.
Mirlerin, beylerin, burjuvaların, kısacası tüm devlet ve iktidar odaklı erkek beyinlerin feminizmden korkmaları ve efil efil kaçmaları boşuna değil. Feminizm ve kadın özgürlüğünü hedefleyen Kadın Kurtuluş İdeolojisi erkek egemen zihniyetin saltanatını gerçekten sarsıyor. Onları rahatsız ediyor. Kim ne derse desin, feminizm başta kadınlar olmak üzere, iktidarcı ve devletçi zihniyete karşı mücadele edenlerin çok şey öğrenebileceği bir alan. Araştırılmasını tavsiye ederim...
s.beyazgul@gmx.at |
|