| |
| Eklenme Tarihi: 28.06.2008 Saat: 20:06 |
|
|
Bugünlerde tüm dünyanın gündeminde futbol var. Dolayısıyla, bizde kıyıda köşede futbolla ilgilenir olduk. Araştırdığım kadar futbol eski Mısır’da, bundan 2500 yıl önce oynanmış; bu, o dönem duvarlara çizilen sporcu figürlerinden tahmin ediliyor. Yine Homeros’ta top oynayan insanlardan söz eder. Sümerlerin de top oynadıklarına dair tarihi belgeler var. Çin’de de oynanılmış. 19. yüzyılda işçilerin günde 18 saat kadar çalıştırıldığı bir dönemde bile top oynayanlar yaygınlaşmış. İşçiler ve işsizler kuralları çok basit olan bu oyunu benimsemişler. Çünkü futbol diğer spor oyunları gibi özel bir yer gerektirmiyor. Ve müthiş bir ilgi topluyor. Bu ilgiden dolayı sistem futbola çoktan beri el atmış bulunmakta. Velhasıl günümüze kadar evrimleşerek ve çeşitli kurallara bağlanılarak büyük bir güç haline dönüşmüştür. Burjuvazinin ve ırkçıların elinde bir oyuncağa dönüşen bu oyunun tarihini uzun uzadıya anlatacak değilim. Ki aklıma bir gün bir futbol yazısı yazacağım da gelmezdi. Bu yıl Türkiye Avrupa Futbol Şampiyonası’nda başarılar elde ettikçe ilgim arttı. Açıkçası Türkiye’nin kazanmasını istemiyordum. Onların başarısı ırkçıların işine yaradığı için hep kaybetmesi için izledim. Sonuç itibariyle Türkiye kupayı almayacak. Buna sevindim. Fatih Terim gibi ırkçıların sevinmemesi bile beni sevindirir. Avrupa’da takımları kazandıkça zaten DTP’ ye saldırıyorlardı. Ordu ve orduya bağımlı siyasetçiler futbolu ırkçılığı geliştirmek için bir can simidi gibi gördükleri için Türkiye’nin kazanmasını istemiyordum. Ve Türklerin bayrak seremonisini gördükçe Çanakkale başta olmak üzere, o bayrak için kan döken atalarıma sitemde bulundum. O bayrağı alarak halkıma saldıranları düşündükçe içerlendim. Az sayıda da olsa Türk bayraklarını alarak üç hilalcilerin, yani MHP’lilerin peşine takılan Kürtlere acıdım. Çünkü, Simon Kuper’in dediği gibi, ‘’Futbol sadece futbol değildi’’ siyaset bulaştırılmıştı. Irkçılığı bulaştırmışlardı. Kürtler de çeşitli takımlar tutuyor. Çok doğal bir tercih. Kendilerine has bir takımları olmadığı için değişik futbol takımlarını tutmaktalar. Galatasaraylı Kürtlerin çoğunlukta oldukları biliniyor. KCK Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın Galatasaraylı olduğunu belirtmesinden sonra Kürtler arasında Galatasaray’a yönelik simgesel bir bağlılık oluştu. İçlerine sindiremedikleri de kesin. Çünkü sarı, kırmızı ve yeşil çimenlerin oluşturduğu ahenkli üç rengin dışında ortak bir yanları yok. Diyarbakır Spor ise devletin denetiminde. Tam da bu noktada bence Kürtler alternatif bir takım oluşturmalılar. Özgür Gündem’in sitesinde yapılan anketten de biliyoruz halkın alternatif bir takımı heyecanla beklediklerini. Devletsiz bir halk olan Basklılar bu konuda oldukça ilerlemişler. Atletic Bilbao adındaki futbol takımlarıyla kendi mücadelelerine olumlu bir enerji sağlamaktalar. Futbolun gücüyle sorunlarını daha rahat dünya kamuoyuna götürmekteler. Ki İspanya, Türkiye’ye göre çok demokratik bir ülke. Kürtler neden Basklılar gibi bir futbol takımı kurmasınlar? Bunun imkanları var mıdır? Bence vardır. Daha önce yazar Doğan Durgun’un da uzun uzadıya kaleme aldığı yazılardan da biliyoruz bunun imkanları var. Olabilir. Amed Büyük Şehir Belediyesi’nin bünyesinde olan Diski spor bazı değişikliklere giderek barışı, kardeşliği ve eşitliği öne çıkartan bir takım oluşturulabilir. Ve bu da Kürtler arasında ortak bir duygusallık yaratır. Kürt halkına moral kazandırır. Milyonlarca insanın yüreğindeki o boşluk bir nebze olsa doldurulur. Az şey mi o boşluğu doldurabilmek? Bence Kürt iş adamları şimdiden kolları sıvamalıdır. Futbolun oldukça konuşulduğu bugünlerde Güney Kürdistan Hükümeti devletsiz halkların mücadele vereceği VİVA Dünya Kupası için bir takımı İsveç’e göndereceğine dair haberleri okuyoruz. Sevinmemiz mi gerek yoksa üzülmemiz mi, bilemiyorum. Kırk milyonuz, sayıları birkaç bin olan halklarla yarışacağız. Gerçi bu bir ilk. Daha önceleri Kürtler adına hiçbir yere katılım sağlanamıyordu. Gönlüm Güneyli takımla olacak her şeye rağmen. Ama yine buruk olacağız. Yine tam olarak içimize sinmeyecek. Yine gelelim Avrupa Futbol Şampiyonası’na: Çünkü aktüel olan konu bu. Ve şimdilik buralara Kürtler adına bir takım yollamak imkansız. Herkes kendi ülkesinin takımını tutarken belki de biz onları kıskanacağız. Hayatında tek bir başarıya sahip olamayan insanlar televizyonun karşısındaki koltuğunda kurulup anında büyük bir başarı elde edecek ve ediyorlar. Sevinip doyasıya eğlenecekler ve eğleniyorlar. Haksızlar mı? Bence ırkçılığı körüklemedikleri sürece herkes böylesi bir başarıya katılmalıdır. Ama biz henüz sevinemiyoruz. Anasını kaybetmiş yetim çocuklar gibi kalakalıyoruz dünya halklarının içinde. Futbol takımımız olsaydı ne olurdu? Milliyetçi duygularımız Türkler gibi kabarır mıydı? Hiç sanmıyorum. Bugüne kadar onca katliamdan geçen ve onca hakaretlere, işkencelere maruz kalmalarına rağmen Kürtler milliyetçi olmadı. Kanımca da hiçbir zaman olmazlar. Henüz uluslararası futbol turnuvalarına katılmamız imkansız. Hiç bari ülkemizin sınırları içinde bir futbol takımımız olsun. Ne dersiniz? Amed’de bir takımımız olsun mu?
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: merwan1 Tarih : 2008-06-29 13:25:02 Puan :      |
|
COK GÜZEL BIR KONUYA DEYMISSIN SENI TEBRIK EDERIM :SANA AYNEN KATILIYORUM:ESKIDEN BENDE TÜRK TAKIMLARINI AVRUPA TAKIMLARINA KARSI TUTARDIM ANCAK 1995 BERI HER ZAMAN TÜRK TAKIMLARIN KAYBETMELERI ICIN CAN ATIYORUM ;ANCAK TÜRK FOTBAL TAKIMLARININ NE KADAR IRKCI VE GERILAARIMIZA KARSI TSK YI NEKADAR BESLEDIKLERINI HALEN ANLAMAYLAR VAR VE BUNA SADECE SPOR GÖZÜYLE BAKIYORLAR
TC TAKIMLARININ FORMALARINA SARILAN GENCLERIMIZ O AMATÖR BEZ PARCALARINA BILE AY YILDIZLI BAYRAGI TASIDIKLARININ FARKINDA DEYILER HERHALDE ;KÜRTLERI HIC SAYAN BU ZIHNIYET KARSISINDA BU KADAR SAF OLMAK SADECE BIZDE OLMASI GEREK KÜRT GENCLERIN DAHA FAZLA BILGILENMESI ICIN MEDYAMIZIN BU KONULARI DAHA FAZLA ISLEMISI LAZIM |
|
|
|
 |
| |
|