| |
| Eklenme Tarihi: 3.07.2008 Saat: 00:50 |
|
|
Türk devlet kadrolarının nicel ve nitel literatüründe, barış ve huzur ortamının sağlanmasına yönelik bir strateji bulunmamaktadır. Gerek ülkeninin iç siyasi işleyişinde, gerekse dış ülkelerle yapılan temaslar da mevcut sorunlara çözüm aramaktan çok, istikrarsızlığın genişletilmek istendiği ortadadır.
Devletin yönetim mekanizmasını elinde tutan hükümet ve ordu yönetimleri, tam anlamıyla bir 'kan' politikasını amaç edinmişlerdir. Yani hükümet tarafı Kürt realitesine basit bir oy kaygısı temelinde yaklaşırken, askeri kurumlarda bu mesele üzerinden devlete ve halka egemen olmak istemekteler. İki tarafında Kürt gerillaları ile devam eden savaş koşullarını ve metropollerdeki yansımalarını tedavi etme gibi bir düşünceleri yok.
Özellikle de Türk ordusunun, mevcut savaşa karşı takındığı tavır, demokratikçe sonlandırmak ve problemleri ortadan kaldırmaktan ziyade 'daha da geniş ve kapsamlı' hale getirmektir. Ordunun herhangi bir barış planı yoktur.
Bu olgunun en açık kanıtı askeri harcamalardır. Türkiye ekonomik bakımdan ağır sorunlar yaşayan bir ülke olmasına rağmen, 'savunma sanayi' adı altında silah alımında dünya sıralamasında ilk 3'e yerleşti. Her geçen gün bir adım daha silah ülkesi olmaktadır. Elbette ithal edilen silahların tümü askeriyenin 'ihtiyaçları' için değil. Bir de Türkiye'nin malum çetelerine silah aktarılması gerekiyor. Bu konuda da Ordu 'gereken' yardımı başarıyla yapıyor.
Türk Ordusu ve Hükümeti, Salı günü itibariyle bir anlaşmayı daha yürürlüğe koydu. Adı 'Atak Projesi'. Bu antlaşmaya göre, Türkiye ile İtalyalı bir firma arasında minimum 50, ancak 90'lara kadar ulaşabilecek miktarda Taktik-Taarruz ve Keşif helikopterleri imal edilecek. 5 yıl sonra da ilk aracın teslimi gerçekleşecek. Anlaşıldığı gibi büyük bir hızla askeri rejim kökleşiyor.
Evet keşif helikopterleri tedarik edilecek. Bu aletleri Konya veya İzmir'de kullanmayacaklar elbette. Amaç bilindiği üzere yine Kürt gerillalarının yerlerinin tespit edilmesi. Anlaşılan A.B.D. ve İsrail'in yardımcı olduğu keşif konusu Türk devletinin iştahını kabartmış. Ordu, Kürt Özgürlük Hareketi'nin meşru savunma pozisyonundan sonuna kadar faydalanmak istiyor. Bir sorgulama mecrasının da bulunmaması işlerini kolaylaştırıyor.
Ordu çözümsüzlükte ısrar edecektir, ancak sağduyulu Türkiye'li bireylerin ortak bir irade oluşturmaları önemli etkide bulunacaktır. Ne zaman ki Kürt gerillasının yerleri değil de fikirleri keşif edilirse barış ortamı gelişecektir.
Atak Projesi ile atın da tutalım bakalım!
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|