|
D.T.P
Çok net hatırlıyorum Halkın Emek Pratisi'nin kuruluş sürecinde ki halkın yaklaşım ve beklentilerini içeren olumlu tepkileri.Öyle ki her alanda katılımlar sırasında coşku ve fedakarlık hala yürğimde bir ateş gibi yanıp yanıp durmakta.Uzun soluklu legalite çalışmaları içinde,tabiri caiz ise pişen Halkımız,H.E.P sürecinden bu yana kurulan siyasal partilerimize gereken desteği gözünü hiç bir şeyden sakınmayacak nitelikte vermiş ve vermeye devam etmektedir.En son Demokratik Toplum Partisi'nin kuruluş çalışmaları sırasında bazı bölgelerde,halkımızın katılımı ve yaklaşımı,1990'lı yıllarda ki H.E.P sürecinde yüreğimde yanan ateşin tekrar alevlenmesine neden oldu.Zira dünyanın genel yönetimleri Kürt Halkı'nın yüreğini yerinden sökmeye çalışmış ve O YÜREĞİ bir ADA'ya haps etmiştir.Ancak halkımız her alanda olduğu gibi bu alanda da gerekli tepkisini göstermiştir.Yer yer legal sıyasetçilerinin katılımı beklenmeksizin tepkiler kendiliğinden oluşmuş ve gözünü korkutmuştur bir çok kesimin.
Halkımızın içinden geçtiği badireleri hamasi ve ajitativ bir nitelikte anlatmaya gerek yok bence.Zira acı ortada,haksızlıklar ortada ve çözüm ve çözüm gücü de ortadadır.Önümüzde ki günlerde(25 haziran pazar)D.T.P 'nin birinci olağan kurultayı toplanacaktır.Bu bağlamda,içinde bulunduğumuz coğrafyanın dengeleri gözetilerek,Kürtler'in olabildiğince güçlü çıkmaları elzemdir.Bunun için neler yapılmalıdır diye hepimizin kafa yorması ve gerekli analizler yapması şarttır.Neler olabilir bu analizler ya da öneriler.Kişiden kişiye değişebilme ihtimali olmasına rağmen,Halkımızın ve Hareketimizin istemde bulunduğu çok önemli yaklaşımlar vardır elbette ki.Bir kere şunu açıklıkla ifade etmek isterim ki,legalize edilmiş Kürt Siyaseti'nin artık yuvarlark söylemler,marjinal eylemler ve KEM-KÜM'lerden ivedilikle arınması gerekmektedir.Net olmak,hem dost hem de düşman için çok önemli bir yaklaşım tarzıdır.Ne istediğini bilmek kadar istediğini ne şekilde ifade etmesini de bilmek bir o kadar önemlidir.Aksi takdirde hiçbir çevrede dikkate alınmaz ve saygı görmez.Bunun içindir ki,kişisel sürtüşmeler,rant temelinde yaklaşımlar ve en önemlisi de aşiretçi yaklaşımlardan mümkün olunan uzaklıkta kalmak olumlu bir tarz olacaktır.Bir kere D.T.P nereden geldiğini ve neler için mücadele ettiğini hiç bir şekilde unutmamalıdır.Bunu söylerken,hamasi bir söylemle ''Şehitlerimizin anılarına bağlı kalmak''gibi haklı,ama yeterli gelmeyen bir yaklaşım içinde değilim.Bunun da dışında dünya,bölge ve Ülke siyasetinin reel koşulları dikkatle irdelenmeli ve bunlara göre siyaset geliştirilmelidir.
Peki nasıl olacak bu;Bir kere halk artık her ne surette olursa olsun Kürdün hayat damarlarına mutlak surette saygılı yeni yüzler görmek istiyor.Yanlış anlaşılmak istemem ama şu örneği vermek durumundayım:İngiltereyi uzun bir süre önce ziyaret eden dönemim Başbakan'ı Bülent Ecevit'i kabul eden Başbakan T.Blair:Ben Küçükken siz Türkiye'nin Başbakanıydınız hatırlıyorum ve garip bir tesadüf ki ben şimdi sizi bir Başbakan olarak karşılıyorum.Legalize edilmiş Kürt siyasetinde,ilk dönemde kimler varsa şimdi de aynı yüzler hala mevcut.Bunu mevcut yöneticilerimizi rencide etmek için ifadelendirmiyorum.Sadece değişen dünyada bazı değişen yüzlere de ihtiyaç duyluduğunu belirtmek istiyorum.
Sonra,legal Kürt siyaseti'nin Türkiye siyaset sahnesine çıktığı günden bu yana dillendirdiği argümanları sıralıyorum,son bir kaç ayı dışarıda tutmak suretiyle,hep aynı konulara rast geliyorum.Eğer siz bir ülkenin tümünün iktidarına talipseniz ki amaç bu olmalı,o ülkenin mevcut tüm sorunları hakkında bilgi ve çözüm sahibi olmanız gerekiyor.Bu gün D.T.P başta olmak üzere hangi legal Kürt siyaseti,Türkiye'nin diğer sorunları hakkında fikir ifade edebildi.Elbette bu,Ülkemiz'de ki Kürt Sorunu'nu tali planlara amaçlı olan bir ifade değildir.Bu ülke'de KÜRT sorunu birincil derecede çözülmesi gereken bir sorun ancak bunun yanında sağlık,eğitim,sosyal hayat,istihdam ,ekonomi,işsizlik,çevre sorunu,kadınların içinde bulunduğu olumsuz hayat standartları,toplumca taammüden ötekileştirilen kesimler,vicdani redciler,eşcinseller,tarım,denizcilik dahada uzatabileceğimiz bir listeyle karşı karşıyayız.Tabi tüm bu sorunların çözülmesi için gerekli olan en önemli aktivite, 12 Eylül Faşizminin eseri olan,Halkların ve Demokrasinin sırtında keskin bir bıcak gibi duran Anayasa'nın bir an önce değişmesini sağlamak.Bunu buradan açıklıkla ifade etmek isterim ki,her şeyden önce D.T.P 'nın toplumun tüm aydın ve entellektüellerinin de görüşlerinin alındığı alternativ bir Anayasa taslağını en kısa zaman içinde deklere etmesidir.Zira,alternativ anayasa,yukarıda sıraladıgım ve daha da eklenmesi muhtemel sorunlar başta olmak üzere Sayın ABDULLAH ÖCALAN'ın içinde bulunduğu antidemokratik tecrit durumunun da oratadan kalkmasına vesile olacaktır.Dolayısıyle,D.T.P bilinen,klasik söylem ve eylemlerini mutlak surette gunumz koşullarına göre değerlendirip revize etmeli ve reel politikayla daha profesyonelce ilgilenmelidir.
Elbette ki parti içi hiyerarşik düzenin de ivedilikle demokratize edilmesi gerekmektedir.Nasıl mı?Kimse alınmasın ve kımse kızmasın ama mevcut yöneticilerimizin bir kısmı malesef ki geleceği düşünmektedirler.Yani gelecekte nerelerde nasıl bir göreve talip olunacağı konusunda ciddi bir düşüncedeler.Böyle olunca da Halkın ve Ülkenin ihtiyaç ve talepleri ya görmezden geliniyor ya da tali planlara atılıyor.Bu tür yaklaşımlar bir mücadeleyi içten içe çürüten yaklaşımlardır.Son AMED olaylarında da tanık oluk ki Halkımız olası sorunlar konusunda duyarsız değildir.Ama yine görüldü ki Halkımız istediği zaman tek başına da bazı ve önemli eylemlilikler yapabilecek kudrettedir.Ancak bu kudret bazen malesef ki plansız gelişebileceği için,tetikte olmak da siyasetçilerimze düşmektedir.Sayın ÖCALAN 3 Kasım seçimleri sırasında bazı görüşler ileri sürmüştü ve A.K.P hiç haberimiz olmadan bunları hayata geçirdi sonra da başarısına hepimiz tanık olduk.Mesela ÖNDER ÖCALAN'ın üzerinde yoğunlukla durduğu SİYASET OKULLARININ açılması bu güne kadar hiç gündemimize girmedi malesef.Ama bakıyoruz ki sistem partilerinin neredeyse hepsi bunu hayat geçirdiler bile.Alternativ anayasa hazırlamanın yanında,bilgi ve bilinç düzeyini yükseltmek ve yeni yüzleri Kürt Legal Siyasetine kazandırmak için mutlaka Siyaset Okulları açılmalıdır.Aksi takdirde meydanlarda attığımız BİJİ SEROK APO lafı sadece laf-güzaf olacaktır.Önemli olan bu sloganın altını doldurmaktır.Gençliğe mutlak surette destek ve gereken ilgiyi gösterme her zaman proğramlarda olmasına rağme,malesef gençliğimiz sadece oy ve bazı organizasyonların potansiyel elemanları olarak değerlendirilmektedir.Oysa mevcut gençliğimiz olağan üstü derecede siyasetten anlayan ve çözümlemeler yapabilecek karekterdedir.Bence herhangi bir kesime kota koymak ğek de uygun bir yaklaşım değildir.Tüm kapıları her kese açık tutacaksın.Bazen sistemleştirilen kota dolsun diye nitelik anlamında çok da iyi düzeyde olmayan kişiler seçilebiliyor bu da beraberinde yeni sorunlar getiriyor.
D.T.P 'nin kuruluşu sırasında üzerinde en çok durulan GERİ ÇEKİLME ve GERİ ÇEKTİRME sisteminin hayata geçilmesi için mutlak bir çalışma içinde olunmalıdır.Zira Halkımız bu belirlemeyi oldukça beğenmiş ve benimsemiştir.Şu ya da bu nedenden dolayı hareketten uzaklaşmış kişi ve kurumlarla diyalog geliştirilmeli ve kazanımları esas alınmalıdır.
Bunun yanısıra D.T.P en kısa zamanda,dışında kimseyi tutmayacak katılımda bir KÜRT KONFERANSI'nın toplanması için önayak olmalıdır.Yakın geçmişte İstanbul'da toplanan KÜRT KONFERANS'ı gerekli açılım ve verimi sağlamamıştı.Elbette ki bu ad altında bile olsa bir konferansın toplanmış olması tabuların yıkılması adına olumlu ancak malesef ki toplantıda kullanılan dil ve ileri sürülen çözüm politikaları göz dolduracak nitelikte olmamıştır.O yüzdedir ki D.T.P tolumumuzun ihtiyaç duyduğu büylesi önemli bir organizasyonu yapmak için ivedilikle harekete geçmelidir.
Tüm bunlar ve daha da ifade edilebilecek öneriler bilinmelidir ki sadece Legal Siyasetimizin görkemli bir şekilde muhattab alınmasını sağlamak amacı taşımaktadır.Kesinlikle art niyet içermemektedir.Bu bağlamda muhtemelen katılım sağlayacak ve o coşkuyu yaşayacağım D.T.P'nin birinci olağan kurultayının Ülkemiz ve Halklarımız için barışa ve tplumsal konsensüse vesile olmasını diliyorum
Edirne'de sendikal faaliyeteler içinde olan değerli yoldaşlarıma buradan selam ve saygılarımı iletmek istiyorum... |