|
Birçok kişi ve politik çevrenin tahmın ettiği gibi,AKP lideri Erdoğan ve mustakbel genel kurmaybaşkanı Başbuğ’un görüşmesinde AKP nin derin devletle var olan anlaşmasızlıkları geçici olarakda olsa rafa kaldırmada anlaşarak AKP nin kapanmasına manı olunmuştur.
Bu anlaşmanın devamlılığı için Ergenekon Teror örgütünün davasını sulandırılarak kamuovunun dikkatınden uzaklaştırmak,giderek o teroristleri ve arkalarındakı Derin devleti aklandırmak plan ve programları devreye girecektir.
Şemdınli’de iyi çocuklara uygulanan presedur iyi ve cici Paşalara uygulanmak için sıtart verilecektir.
AKP ayak diretirse,C.Savci tetikte beklemekte ve yeniden kapatma davası açacaktır.
Busefer AKP nin bundan sıyirması mümkün görünmemektedir.
Tabı,Devlet içi çatışmalar ve göndem değiştirme istemleri Kürt sorunun birinci derecedeki öneminden bir şey kayb etmemektedir.
Türkiye’nin gerçek gündemi Kürt sorunudur ve bu sorun çözülmeden TC askeri mantık yanı mantıksızlıktan kurtulmayacaktır.
AKP’nın kapatılma istemi ve Ergenekon Teror örgütünün bir kisim teroristinin yakalanıp tutuklanmasi Hukumetin birçok sıkıntıyısini ve başarısızlığıni örtüyordu.
Şimdi en azından AKP kapatılmadığı için bu gerekçe örtüsü kalktı ve bir uzlaşı sağlandığı için Türkiyenin gerçek gündemi olan Kürt sorunu kendisini yine hisettirmeye başlandı.
Türkiye,Kürt sorununu, demokratik yöntemlerin dışındakı tüm “çözüm” yöntemlerini en vahşı bir şekilde uygulamıştır.
Türkiye’nin denemek zorunda kaldığı tek çözüm,demokratik ve Diyalog yöntemi ile Kürt sorununu bir hal yoluna koymaktır.
Ama görünürde Türkiyenin böyle bir plan ve niyeti olmadığıdır.
Ancak Türkiye çok iyi bilmeliki Kürt sorunu çözülmeden Türkiye’nin sosyal yapisinda açılmış olan delikler kapanmayacak ve bu delikler sosyal patlamaları getirecek boyutta genişleyerek devam edecektir.
6 yıllık AKP iktidarının sonunda Halklarimiz işsiz kalmıştır ve İşsizlik gün be gün artmaktadır.
Türkiye Öyle bir duruma gelmiştir ki,artık iş bulmada diplomalar bile işe yaramamaktadır.
Talep edilen bir işe onbinlerce kişi basvurmaktadir.
En son ordunun profesyonel katıl yetiştirmek için talep edilen kadrolara onbinlerce kişi başvurmaktadır.
Ölme ve öldürmeyi red eden insanlarımız aç ve yoksuldur. Yoksulluğun ve yolsuzluğun gün be gün arttığına alenen şahit olmaktayız.
Özelleştirme furyasının ardından kamu mallari satilarak iktidarlarini sağlamlaştırmak için harcayan hukumetler, ortalığı dikensiz gül bahcesine benzetirken;emekçiler işlerini kaybetmiş, fabrıkalar kapanmış, üretim durmuştur.
Kürt coğrafyasindaki Savaş’a ve orduya ayrilan paralar bonba olup Kürdistan coğrafyasini tahrip ederken,bunun yükü Emekçilere ve halklara yüklenerek dehada yoksullaşmalarina neden olmaktadir.
Kürdistan’da yürütülen imha amaçlı oparasyonlara harcanan paralar gelir dağılımındakı uçurumu deha çok korkunç boyuta ulaştırmıştır.
Zenginler çok daha zenginleşirken,Açlik ve açlik sinirindaki insan sayısında artış olmuştur.
Bu durum sosyal yapıda onarılmaz yaralar açmış ahlaksızlık,Ruşvet,dolandırıcılık,Fuhuş, çetecilik günlük işler halıne gelmiştir.
Neticede, Türkiye hızla ırkçı oligarşık yapılanma içersinde bir meçhule doğru hızla sürüklenmektedir.
Türkiye tüm bu sorunlardan kurtulmak için,Kürt kapısını çalması ve kapının açılması için uygun pirojeler öretmesi kaçınılmazdır.
Kisaca yapay ve ara gündemlerle zaman kayıp edilmesi Türkiye halklarının aleyhinedir.
Türkiye kurulduğundan buyana Kürt sorununun gerçekliği ile yüzyüzedir.
Ya çözüm bulunacak;yada bu oligarşık yapılanma ve bu yapılanmanın tüm kurum kuruluşları ile yerle bir olmak zorundadır.
Her zülmün bir bitiş anı vardvr.Geriye dünüp baktığımızda ne tiranlar ve ne tiranlıklar yok olduğunu görmek mümkündür.
TC oligarşık yapılanmasının yaratığı zülmün yıkım balyozu Kürt özgürlük mücadelesinin güçlü ellerindedir.
Kısacası,TC oligarşık yapılanması hesap verme arıfesindedir.
Bu hesabı Kürt halkina ve emekçilere verecektir.
Dikkatle izliyoruz ve sonucu hep birlikte görecegiz.. |