|
Bir zamanlar Amerika, Afrika ve Asya’da Avrupa’lı sömürgeciler, sömürge altına aldığı halklara giderken, baskı altına aldıkları halklara ayakta uzun uzun dil döken papazlar vardı.
Onlardan önce batılıların askerleri giderlerdi sömürge ülkelere. Her tarafı kan gölüne çevirir.
Neredeyse omuzlar üzerinde ne baş nede halk bırakırlardı. Sonra her tarafı talan ederlerdi.
Başta altın ve gümüş, onun ardından her ne varsa gemilere yükleyip ülkelerine yollardı.
Bunu yaparken papazlara da bir rol verirlerdi. Ne gariptir ki bunu Hz. İsa adına verirlerdi.
Papazlar güya uygarlık adına, dinlerini yüceltmek adına, vahşi dedikleri halklara ateşli ateşli vaaz verir. Ve o korkunç sinsi savaşların yarattığı yoksulluğun, açlığın, sefaletin yarattığı kini kendi çıkarlarına alet ediyorlardı.
Hırıstiyan dininin yoksullardan, sefalet ve açlık çekenlerden yana olduğunu, er geç adaleti egemen kılacaklarını anlatıp dururlardı. Bunu öyle güzel becerirlerdi ki direnişleri birer birer yok ederlerdi.
Bozguna uğramış insanların gizli isteğini, çektiği acıyı unutturmak için ölüme sığınmak özlemini dile getiren bir haykırışla vaazlar veren papazlar!
Vaaz verirken haykırışla gözleri dolmuş papazlar! Papazların ellerinde sadece bir kitap, halkların ellerinde ise kıtasal devasadaki topraklar ve çok zengin kültürel değerler.
Geride halkların ellerinde ne bir toprağı kaldı. Ne de bir zenginliği. Varları yokları Avrupa’ya akıtıldı. Bugün Batıların o bilinen ihtişamlı zenginliğinin kökü bu sömürgeciliğe dayanır.
Batıdan ırkçı zihniyeti transfer eden T.C, Batıdan da daha kötü ırkçı bir devlet.
İki yüz yıldır Türk sömürgeciliğinin de Kürdistan’da sürdürdüğü savaş ve soykırım Batınınkini kat be kat aşan düzeyde. Daha karadır da.
T.C’nin kuruluşundan sonra soykırıma karşı, Kürdistan’da bir dizi ayaklanmalar gelişti. Bu ayaklanmaların en sonuncusu 1938’deki Dersim direnişi idi. Onun ardından gelen ise beyaz katliamdı.
Ortada biraz Kürdili olan ne bir oluşum bırakıldı. Ne de bir zenginlik . Öyle bir Sıdıka Avar’lı Türkçü misyonerlik geliştirildi ki, Dersim direnişinde katledilen Kürt anne-babalarından geriye kalan yetim Kürt Kızları, “Kız Okullarına” alındı. Bunun için Elazığ merkez bir üs haline getirildi.Bu okulların direktörü ise Sıdıka Avar’dı.Söz konusu okula zorla toplatılıp alınan Kürt Kızlarının hepsi birer Sıdıka Avar tipolojisine dönüştürüldü.
Ardından bu kızlar Türkçü misyonerler olarak Dersim ile Kürdistan’ın diğer şehirlerine yollandı. Uygarlaştırma adı altında açılan okullarda Kürt çocukları Türkleştirildi. Ümmetçilik adı altında da “Diyanet İşleri Başkanlığı” ile tarikatlar vasıtasıyla Kürtler, Türk etnisetesi içinde soykırımdan geçirilmek istendi.
Okullardaki rehber Kemalizm iken, camilerdeki de Türk-İslam Sentezi idi. Her iki yolda aynı hedefe varmanın birer aracıydı. Tek hedefe doğru kullanılan bir silahtılar. Devletin temel hedefi, bu silahlarla Kürtleri, Türkleşmekti.
T.C bu konuda bir hayli yol da aldı Ta ki PKK’nin çıkışını kadar böyle sürdü.
PKK’nin çıkışı ve 15 Ağustos Şanlı Atılımı, hem buna hem de Kürdin geriliğine sıkılan bir kurşundu. Kürdün yeni çağdaş bir isyanın ilk kurşunuydu.
Artık lanetli tarihin çarkı eskisi gibi dönmeyecekti.
Artık T.C de eskisi gibi anlı şanlı olamayacaktı.
Artık Kemalizmin de iflasının başlangıcıydı tarihin çanı 15 Ağustos 1984 vurunca.
Artık ne Kürt eskisi gibi olacaktı, ne de Ortadoğu eskisi gibi olacaktı. T.C’nin eski silahları da iflas etmişti.
Bu nedenledir ki soykırımcı Türk Devleti, yeni bir silah ve yeni bir maskeye bürünerek Kürdistan’a girme arayışına girdi. Bu amaçla AKP gibi bir Truva Atı ve Fettulahçılık gibi bir inkarcılık üretildi. Nasıl ki papazlar Batılı orduların işgal ettikleri ülkelerdeki halklara soykırım vaazları verirken haykırışla gözleri dolarken, günümüzde de Fettul-münafık(Fettullah Gülen) u Katil-Qerdoğan’da benzer vaazlarla Kürtleri soykırımdan geçirirken, gözleri haykırışla dolmakta. T.V’leri seyrederken görmüyor musunuz?
Kemalist Sıdıka Avar’ın yeni versiyonu Fettul-Münafık, Kürdistan’daki soykırımda rol alırken nasılda Batının sömürgeci papazları gibi sevinç gözyaşları döküyor!
Kürdistan’nın zenginliklerini şirketlerine aktarırken nasılda ümmetçi kesiliyor!
Nasıl da yardımsever kesiliyor!
Bir de bunların bazı yalakaları var.
Türklüğe devşirdikleri Kürtleri var.
Katır cinsinden olan Kürtleri var.
Efendilerine kölelik etmekten mutluluk duydukları için başkalarının da köle olmasını isterler.
Kafatasçı genelkurmayın çizmelerini ve ırkçı AKP’nin çanaklarını yalarken süt dökmüş kediye dönerler.
Özgürlük isteyen Kürtlerin karşısındaysa aslan kesilirler.
15 Ağustos Atılımı ile onun demokratik kurtuluş versiyonu olan 1 Haziran Atılımı, Fettul-Münafık u Katil-Qerdoğan ile onların yalakaları Türk ırkçılarına karşı bir özgürlük direnişidir.
Hiç unutmayın asla Batılı papazlar gibi bir soykırım zaferini tatmayacaksınız. Kürdistan’da yenilip defolacaksınız.
Er ya da geç böyle olacak.
Kürdistan gerillası bunu başaracaktır.
15 Ağustos Ruhu bunu emrediyor.
Egit bizlere bu zaferin ruhunu aşıladı. Ve bu zaferi kazanacağız. Bilin bunu.
Ey Fettul-Münafık u Katil-Qerdoğan.
|