|
Devletin tepkisini çekmemek ve devletin baskıcı,inkarcı,anti demokratık uygulamalarına maruz kalmamak için bazı kendisini aydın,sanatçı sanan,ukala okumuşlar Kürt halkına uygulanan inkarcı,imhaci uygulamalara karşı kayıtsız kalabılmektedirler.
Bir ağaç için kiyametleri koparan TEMA Vakfi gibi çevreci geçinen Sivil toplum kuruluşları Kürdistandakı ormanların devlet terafindan yakılmasına sesiz kalması bu sivil toplum örgütlerinin bir çoğu Devlet ihtıyaçlarını karşılamak için kurulduğunun bir kanıtı olsa gerek
Halk arasında bu kişikler ve Kurumlar için kullanılan “suya sabuna dokunmamak”, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi tabırlerdır.
Bu sahte aydın,sanatçı pozisyonunda olanların durumunu bu halk tabirleri çok açık bir şekilde tarıf etmektedir.
Oysa Aydin,sanatçı,sivil toplum kurumları ve insan olma bilincinde olanların tavrı kesinlikle öyle olamaz ve olmamalıdır...
Kürt halkına uygulanan yoksayma,inkar,asımile etme, demokratık hak ve özgürlüklerini baskı ve şiddetle engelleme,Dağlarını ormanlarını ateşe verme konusunda çekimser kalanlar bilmelidirler ki, onların Kürt halkına ve doğasına uygulanan gayri insanı,baskıcı uygulamalara karşı suskun ve ilgisiz tavırları Devletin inkarcı Asımlasyocu azgınlıklarını daha da artıracaktır.
Örneğin:Kürdistanın dağları,ormanları rahat oparasyonlar yapılsın ve bu operasyonlarla, özgürlük talebiyle daglara çikan gençler öldürülsün diye Ormanlar yakılmaktadır ve bu vahşete TEMA vakfi gibi bir doğayi ve çevreyi koruma iddıasında olan bir kuruluş devlet yakıyor diye sesiz kalmayı yeğlemesi hangı anlayışa sığdırmak mümkün.
Kendilerini aydın,sanatçı ve muslüman olduklarını iddia edenler bu olup biten vahşet karşısında hiç ses çıkarmaz ve sessizce bu zulmü seyrederlerse onlarda Devletin suç ortaklarıdırlar.
Bir hak ihlalı ve zülüm karşısında Mazlum ve mağdurdan yana taraf olduğunu söyleyen her Aydının,Kurumun ve insanın elinden gelen her türlü desteği gücünün sonuna kadar vermesi gerekir.
Bunun için yapması gereken ilk şey de, hangı tarafta olduğunu açık bir şekilde ortaya koymasıdır.
Çünkü hak ihlallerine,işkenceye,asımilasyona,Anadılın yasaklanmasına sessiz ve seyirci kalan, karşı koymak için elindeki imkanları kullanmayan bir Aydının,bir Kurumun,bir insanın samimiyetinden, dürüstlüğünden şüphe edilir.
Yazımın başından beri üzerinde durmaya çalıştığım gibi TC. Devletinin Dünya gericiliğiyle birlikte uygulamaya koyduğu Kürt karşıtı ittıfakına destek olmak için mutlaka onların o itifakının bir parçası olması gerekmiyor. Devletin Dünya gericiliğiyle birlikte Kürt halkı üzerinde uygulamaya koyduğu vahşete kayıtsız kalmak da bir nevi ugulamadakı vahşete destek olmak anlamına gelmektedir.
Kürt halkına ve coğrafyasına uygulanan vahşete kayıtsız kalarak destek olmak da uygulanan vahşete senpati göstermenin başka bir şeklidir.
Onurlu,Erdemli olan davranış, bir Aydının,sanatcının,Kurumun, kısaca bir insanın Kürt halkına uygulanan hak ihlallerine ve uygulanan vahşete kendisine zarar vermiyor olsa bile, o vahşeti engellemek için akılcı bir çaba ile diyalog ve uzlaşı çabasını yürütmesidir.
Aksı takdırde baskıcı ırkçı ve imhacı anlayışa isteyerek veya istemeyerek de olsa işbirliği yapmış olur. |