|
TC. yetkililerinin hiç ağızlarından düşürmedikleri ve “Milli manifestosumuz” dedikleri “Bağımsız ve egemen bir devletiz” deyimi Kulağa hoş geldiği kesin; Ama gerçeğinde öyle olmadığı herkesin malumudur?
Iddia edildiği gibi gerçekten “Bağımsız ve egemen bir devlet” midir sorgulamaya değer bir konu diye düşünmekteyim.
Şu sıralarda, Dünyada TC. Yetkililerinin beklemediği veya hesaplıyamadığı gelişmeler gündemi işgal etmektedir.
TC. bu gelişmelere “Bağımsız ve egemen bir devlet”mantığı ile yaklaşım gösterebiliyormu?
Hiç bir gelişmeye “Bağımsız ve egemen bir Devlet” mantığı ile yaklaşmadığı gibi bu olup biten gelişmelerin karşısında resmi ağızlardan açık söylenen bir söz dahi yok.
Dünyadaki gelismeler,Amerika, İngiltere, NATO ve Avrupanın nefesini kesiyor ve bu nefes kesintilerini ciyak-ciyak bağirarak ifade ediyorlar...
“Bağımsız ve egemen bir Devlet” iddiasinda olan Türkiye,İki cami arasında beynamaz kalmakta ve sesi soluğu çıkmamaktadir.
Adeta Devekuşu misali kafasını kuma gömerek ben sorunlari görmezsem sorunlar benim dışımda gelişir ve beni etkilemez mantığı ile hareket ediyor...
Ancak,uzun yillar Rusya’nin etkinlik alanında kalan Kosova Amerika’nin talimatı ve isteğiyle bağımsızlığını ilan ederken, Amerika ile beraber Kosova’nın bağımsızlığını ilk tanıyanlardan biri ise TC. Olunca bu kriz icinde o zaman yerini almiş anlamındaydı...
Şimdi Rusya,Gürcistan’dan bağımsızlıgını ilan eden Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanıdığını ilan etti.
Bu tanima hem Gürcistan’a ayağını denk al, ABD ye güvenerek benim sakalımla oynama, hemde ABD ve TC ye Kosova misillemesi olarak algılamak mümkün.
Rusya’nın bu atağı karşısında Amerika,İngiltere ,NATO ve AB.ülkeleri tirnaklarini kemirerek burunlarından soluyarak Rusya’ya bu kararını geri al baskısını uyguluyorlar.
Dünyadakı bu son çalkantılarda herkes safinı açıklarken “Bağımsız ve Egemen bir Devlet” (!) olan TC. nin ismi anılmıyor.
Çünki: TC. Rusya’ya “Gürcistan’ı bölemezsin uluslararası hukuku çiğnedin” derse, “Sen Kürdıstan’ı niye böldün,Kibrisi niye böldün” cevabını alacaktir.
Kriz büyürse o kadarla da bitmez. Rusya:Kürdistan özgürlük mücadelesini veren harekete nefes yollarını açabılir veya simdi özgürlük mücadelesinin kendi denetimlerinde Tuttuklari Medya savunma alanlarını “tanıdım” derse ve Medya savunma alanların daha güçlü korunmasi için gereken askeri ve teknolojik yardim sağlayacağını açıklarsa; TC.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Tayyip,Başbuğ yetişin TC elimizde siçti bez getirin” cığlıkları gökyüzünde yankılanmazmi?
TC. uluslararası hukuk ve antlaşmaları hiçe sayarak Amerika ile NATO nun savaş gemilerini Boğazlardan geçirip Karadeniz’e çıkmalarına, “insani yardim” adi altinda izin verdi ve dünya kamuoyunada bu Askeri savaş gemilerinin “insani amaçlar” için gittiği’ni açiklamasını yapmaktadırlar.
Aklı başında hiç kimse bu saçma açıklamaya kanmaz.
Bu açıklamayla TC politikacıları herkesi kendileri gibi ahmak sanmalıdırlar.
ABD. Savaş gemileri Karadeniz’de Rusya açıklarında seyir halinde olacak ve buna masummane bir sifat olan insanı (!) yardim adını koyarak gerçek niyetlerini saklamak oyunlarını herkesi yutturmaya çalışmaktadırlar. ama kimse yemez, herkes yerse bile, Rusya’nin yemiyeceğini ve gerekli cevabi vereceği muhakaktır.
Amerika TC. Karasularını kulanarak Karadeniz’e gemi çıkarırken, Rusya sahillerine inip gelen savas gemilerine gül sunacaklarini sananlar varsa büyük bir hayal kirikliği yaşıyacaklardır.
Rusya ABD.nin bu gemi trafiğine seyirci kalmıyacağını ve gerekli tedbirlerin alınmasından çekinmeyeceğini yakında görme şansına hep birlikte sahip olacağız.
Aceleci davranip söyleyecek olursak; Rusya’da Akdeniz’e inecek. Ve Antalya ,Mersin açıklarında demirleyecek,buna engel olabilecek caydirici bir güç çıkacakmı?
Elbetteki hayir.
TC. bu kirizden bu kadarla’da kurtulamaz.
Türkiye ekonomik açıdan da Rusya’ya büyük oranda bağımlı. Doğalgaz, Petrol bağımlılığı ve Türk firmalarının, işçilerinin Rusya’daki faaliyetlerinden elde edilen milyar dolarlar var...
Her neyse kriz,pardon. Yumurta kapıda ve iş işten geçmek üzere bu Saaten sonra fol yeri aramanın bir kıymeti harbiyesi olacağini sanmıyorum.
TC.bu krizde yara bere almadan cıkamaz; çünki Gürcistan’ın ordusunu Türkiyede eğitti, Türkiye sılahlandırdı ve bunun hesabını vermeden kriz bitmiş olmaz...
Açıktır ki TC taraftır ve taraftarlığını açıklamaktan kormaktadır çünki Gürcistan’da çatışan Rus-Amerikan çıkarlarıdır.
Türkiyenin kendi çıkarları yoktur.Türkiye Amerikan çıkarlarının jandarmasıdır ve koparacağı kirintidir, kayb edeceği miktari tahmin etmek bile mümkün olmayacak boyutta olacaktır...
TC. “Bağımsız ve Egemen bir Devlet” olmak istiyorsa kendi içinde iç barışını sağlamalidir.
Bu iç barış, Demokrasinin tüm kurum ve kurumları ile oturtması, Kürt sorununu adil bir bariş antlaşması ile Anayasal güvence altına alınması,Askeri harcamaları halkın refahına yönlendırilmesi ile mümkündür.
Iste o zaman “Bağımsız egemen ve Federe bir Devlet” olacak olan Türkiye baskasının çıkarları için jandarma olmaya ihtiyaç duymayacak halklarının çıkarına öncelik tanımış olacaktır.
Gelelim yaşanan bu Gerginliğin nedenine Sovyetler Birliği dağılınca ve Rusya zayıf düşünce Amerika İkinci Dünya Savaşı sonunda Sovyetler Birliği’ne düşen paya göz dikme kirizidir.
ABD bu politikalar ile Doğu Avrupa ülkelerini Rusyadan uzaklaştırdi. şimdi ayni taktiği Rusya’nin soluk borularına uygulayınca zayif durumdaki dev uyandi,güçlenip ayağa kalkınca, kendi payına sahip çıkma isteğini bu hamleyle ortaya koydu.
Sorun ne Osetya ,Abhazya nede Kosova’nın bağımsızlığı değildir.Zaten bu bağımsızlığını ilan eden bu halklar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde onay bulmaz ve bağımsızlıkları havada kalır.
Kısacası iki sistemli dünya SSCB ile bitti Ama bu yaşanan krizle tek sistem iki kutup’lu Dünyaya doğru gidildiğini söylemek yanlış olmaz sanırım.
Öyle veya böyle her şey büyük güçlerin sıcak veya soğuk savaşları sonunda varacakları antlaşmaya göre şekillenecektir halklarin çikarlari ise başka bir bahara kaldiği anlaşilmaktadir. |