|
Derin güçlerin otoritesine teslim olup, ‘Resmi’ otoriteye dalkavukluk etmenin keyfi içerisinde Kariyer hayalleri kuran ve Derin güçlerin yaratmış olduğu korkuya dayanarak gittiği her işbirlikçi kurumdan ‘sevgi’, ‘saygı’ ve ‘hürmet’ görmek varken, neden gelip zor olan ama zorluğu ölçüsünde onurlu olan özgürlük mücadelesini desteklesinler…
İşte bu ‘Resmi’ otoriteye dalkavukluk etmenin keyfi(!) içerisinde olanlar bize sormaktadırlar: Neden özgürlük mücadelesinin savunuculuğunu yaparak kendinizi devletin hedef tahtasına koyuyorsunuz? Yerelde Kaymakama,Valiye,Garnizon komutanlığına; Merkezde Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na, Genelkurmay Başkanı’na, bakanlara, bürokratlara ‘vıcık vıcık yağ kokan’ methiyeler dizip, ‘itibar’ görmek,isteyenlerden olmadık olmayacağız.
Sırt sıvazlatmak, ganimet peşinden koşan olmadık olmayacağız.
Biz,halkımızı sömüren yasal ama meşru olmayan kurumlara mesafeli yaklaşmak zorundayız çünkü biz demokratız,aydınız ve konumumuzun bilincindeyiz.
Aydınlar,Demokratlar ve yurtseverler hükümdarlarla, sultanlarla,Askerlerle ve zülüm kaleleri ile arasına mesafe koyarlar.Koymayanlar bu ünvanlara laık olamazlar.
Ortalıkta bir sürü kendisine Demokrat ,Aydın diyenler dolaşıyor. Aydın olmak,Demokrat olmak bedel ister,bedeli göze alamayanlar o ünvanlara laık olamazlar.
Gerçek aydın,Demokrat mutlaka muhaliftir.
Ülke gırtlağına kadar pisliğe batmış,hak,Hukuk ayaklar altinda ama kendini Aydın,Demokrat sanan yalakalar hiç aldırmıyor, hatta kendi payına düşen haltları yiyor ve Demokrat, Aydın geçiniyor.
Yok öyle yağma !..
Bu ünvanları kirletemezsiniz!
Siz okur yazar olabilirsiniz ama Aydin,Demokrat olmazsınız.
Derin güçlerin otoritesine teslim olmayan,işledikleri haltları bir bir kamuoyuna açıklayan; haklarında açılan onca dava varken ve haklarında insafsızca yürütülen onca yalan kampanyalar, ölüm tehdidi altında bir yaşama rağmen, Derin güçlerin otoritesine boyun eğmeyenler Aydın’dırlar-siz korkak ve ödlekler degil.
Birileri TC de yaşanan vahşet boyutundakı saldırıları güğüsliyorsa bir tek nedeni vardır bu neden Aydın olmanın,Demokrat olmanın ve yurtsever olmanın namus borcudur.
Aydınlar,Demokratlar yaşamlarını rizkler altında yürütsünler, siz dalkavukluktan sınır tanimadan,halktan uzak yerlerde pisliğe bulaşacaksınız;sonra Aydınlarla Demokratlarla aynı sıfata layik olmak istersiniz.
Bu kadar kolay Aydın olamazsınız ve bu ünvanları kirletemezsiniz…
Aydın olduğunu sanan yalakalar gibi; Neden korkup bir kenara çekilmiyoruz?
Nedeni çok basit Aydın,Demokrat ve yurtsever olma gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Sahte kişiliklere bürünen, sahte dostluklar kuran, yeni fırsatların kapılarını aralamaya çalışanlar Aydın,demokrat olmaz.Adı sanı ne olursa olsun Aydın,Demokrat olmaktan çok uzaktırlar.
Bir yolunu bulup cüzdanlarını doldurmak için çırpınanlar,Aydın,Demokrat olmaktan uzaktırlar.
Aydınlar,Demokratlar için,hele Türkiye gibi oligarşik diktatörlüğün hakım olduğu bir ülkede mezar yeri bile bulmak şans sayılır…
Ama Aydınlar,Demokratlar mezar yeri bile bulamayan ülkenin geleceği için çırpınandır.
Çünkü Aydın,Halkların haklarını savunur,asimilasyona sömürüye,ve her türlü demokrasi dışı güçlere karşı durur…
Aydın Halkları kökenlerinden dolayı aşağlıyamaz, Tüm halklar kendilerini ifade ederek ve biribirlerine saygı temelinde demokratik bir ortamda birlikte yaşaması için mücadele verir.
Özgürlük uğruna Dağları mekan seçenler;Aydının göz nuru olmalıdır.
Özgürlük uğruna toprağa düşen her özgürlük sevdalısı Aydının yüreğinden bir parça koparıp götürüyorsa ve acısını içinde his ediyorsa aydın olma onuruna erisilmistir demektir.
Kürt halkının ulusal değerlerine hakaret eden ve bu değerleri asimilasyon,inkar ve imha ile ortadan kaldırmak isteyen soysuzların girişimi Aydınların,demokratların onuruna dokunuyor olmasi gerekiyor.
Aydınlar,demokratlar onuruna leke sürmemeleri için, asimilasyoncu,inkarcı ve imhacı soysuzların etkinliklerine karşı durmasi bir zorunluluktur…
Kürt halkının haklı mücadelesi üzerinden siyaset yapan ama Kürt halk önderinin, ‘ABD/AB/İsrail’ üçgenindeki komplo politikalarına seyirci kalan aydın,Demokrat olamaz.Bu zihniyeti hiç bir Aydin ve Demokrat içine sindiremez.
Aydınlar,Demokratlar,Haksızlığa uğrayan, emeği’ sömürülen, geleceği elinden alınan, umutları çalınan dili kültürü yasaklanan, işkence ve Kötü muameleye maruz kalan herkesin sorununu kendisine karşı yapılmış bir hakaret olarak kabul eder ve bu doğrultuda tavır koyar.
Kürdistan Özgürlük mücadelesi insanlık adına direnişin kalesidir. özgürlük uğruna dağlarda şehirlerde demokratikleşme ve barış mücadelesini 30 yıldır kesintisiz sürdüren bir harekettir.‘ Arkasında ne bir uluslararası güç,ne de herhangi bir sermaye grubu var. Eşi benzeri görülmemiş bir kirli ve teknolijinin tüm imkanlarını içine alan savaşa rağmen özgürlük savaşçıları başarıda sınır tanımıyor. Ülke topraklarının 4 ayrı işgalcının elinde olmasına ve dünya gericiliğinin ambargosuna rağmen, özgürlük mücadelesi doğru’ bildiği gerçekleri savaş ve politik alanda icra etmeye devam ediyor. Gelecek demokratik günlerin habercisi olmaya devam ediyor.Yok edilmek istenen Kürt halkının tek güvencesi olmaya devam ediyor.
Kürdistan özgürlük hareketi,susturulmak istenen,düzenin memurları olmaları için baskı altına alınan Aydınların direnis kaynağı olmaya devam ediyor.
Kısacası kürt özgürlük mücadelesi körleştirilmek istenen gözlerde ‘nur’, sağırlaştırılmak istenen kulaklarda ‘ses’,susturulmak istenen dillerde ‘söz’ oluyor.
Özgürlük mücadelesi;Kürdistana özgürlük, halklara demokrasi inancına gönül verenlerin yanısıra, her türlü gericiliğe karşı mücadele edenlerin buluşma noktası olmaya devam edecektir... Aydınlar,demokratlar ve bu coğrafyayı karşılıksız sevenler gelin bu mücadeleye hep birlikte güç verelim. Özgürlük mücadelesine katkı sunan her Aydın,Demokrat ve yurtsever asimilasyona,Anadil yasağına,anti demokratik uygulamalara ve gerici güç odaklarına birer tokat olacaktır. |