|
Kürt gerilla güçlerinin Hakkari’nin Şemdinli ilçesi Aktütün Karakolu’na yönelik gündüz saat 12 sıralarında yaptıkları baskında unutulmaya yüz tutmuş Daglıca baskınını hatırlattı.
Tek farkla Daglıca baskınında esir düşmüş askerlerde vardı;burda iki kayıp var.
Başına sızdırılan veya saklanılmasına imkan kalmayan eylemler kulaklarımızı tırmalıyor ve herkes kendi penceresinden gördüklerini aktarıyor.
Kimse başkasının penceresinde bu olaylar nasıl okunuyor diye zahmete katlanmıyor.
Kimisi cenazeleri oy’a dünüştürme telaşında,kimisi kanı yerde kalmayacak naralari ile daha fazla kan aksın ister bir nevi vampirlikleri depreşiyor.
Bölgedeki gelişmeleri takıp edenler bilirlerki bu çapta olmasada hergün genç insanların kanı akmaktadır.
Asker-Sivil oligarşik yönetim,zülüm ve kan üzerine inşa ettigi iktidarlarını saglamlaştırmak için fakir fukaranın evlatlarını nerdeyse bozuk para gibi harcamaktadırlar.
Bunca kanın dökülmesi, Asker-Sivil oligarşik yönetimi memnun edip etmediği şurda dursun.
Dünya kamuoyu bu kanın neden döküldüğünü, Askerlerin ellerinde Kesik başların fotoğraf karelerini veya Türkiye metropolerdeki linç karelerinin hesabını sormayacakmı?
Gündemine alıp tartışmayacakmı?
Çözüm yolu bulma çabaları olmayacakmı?
Daha fazla kan akmasın.
Karakol baskınlarında gencecik fidanlar kırılmasın.
Bir avuç Özgürlük uğruna dağları mekan seçen,Kürt gerillarının kesik kafaları ile objektiflere poz veren kelle avcılarının, vampirlerin fotoğraf kareleri insanları insanlığından utandırtmasın diye BM projeler üretmeyecekmi?
Asker-Sivil oligarşık yönetimin Kıbrıstaki Türkler için ,Bulgaristan’daki Türkler için ve Kerkük’teki Türkler için (ki tüm bu Türklerin sayısı 1 Milyonu geçmiyor) istediği hak ve özgürlükleri 20 milyonu aşan Kürtlerin istemesini niye kanla bastırmaya çalışıyor diye sormayacaksa BM ne işe yaradığını biri çikip açıklamak zorunda değilmi?
Uluslar arası kuruluşları bir kenara bırakacak olursak; Ulusal kuruluşlar barış için, çözüm için hangi argumanlar geliştirdiler.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt sorunu kan ve barutla bastırılmaya çalışıldı.
Sonuç 30 küsur yıldır kesintisiz bir Gerilla savası.
Halk arasında bir söz var “Denenmişi denemek Aptallıktir”sayısız Kürt baskaldırılarını aynı yöntemle çözmeye çalısmak Aptallık sayılmıyormu?
Asker-Sivil oligarşik yönetim ve onun iktidarında nemalanan Emperyal güçler, Silah baronları Asker-Sivil oligarşik yönetimini bu son Kürt başkaldırısınıda kanla bastırabileceğine inandırmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bu,Kürt başkaldırısı diğer başkaldırılarından farklı olarak bölgesel değil ulusal olusu, Modern örgütlenme,taktik ve Stratejik yapılanmasının çağdas olmasıdır.
Her baskında Asker-Sivil oligarsik yönetimin sözcülerince yapılan bir takım birbirinin aynı cümlelerin tekrarlanması terk edilmeli,birlikte yasama imkanlarını ortadan kaldırılmamalıdır.
Tuzu kuru omuzu karabalık Askerde oğlu,yeğeni,torunu,olmayanların açıklamaları millet olarak ezberledik: “Saldırganların takibe alındığı, kaçış yollarının kesildiği, inlerinin vurulduğu” yolundaki açıklamalar artık kimse icin bir anlam ifade etmiyor,cünki defalarca yalanları ortaya çikmış yalanları tescillenmis bir marka olarak ustlerine yapısmıstır.
Hatta öldürüldüğü açıklanan gerilla sayıları da artık halk arasinda inandırıcılığını yitirmeye başladı.
Bu tür kıskırtıcı açıklamalar sorunun çözümü için yapilan tartısmalara kapıyı kapatmaya yönelik olmaktan öte bir sey değildir.
Devlet adamlığı ve sorumluluk bilinci gelismis olan kisiler sebebpleri birakıp sonuçlar üzerine zaman harcamaz.
Türkiyede Devlet adamı pozisyonundakikiler nedenleri,nicinleri birakıp sonuç olan cenazeler üzerinde iktıdarını sağlamlastırma yoluna gitmektedirler...
Asker-Sivil oligarsık yönetimin omuzu karabalık pasaları her çatısmadan sonra inandırıcılıktan uzak açıklamaları halk nezdindeki itibarları sifırın altında seyr etmektedir.
Son karakol baskını ile ilgili yapılan açıklamada İki uzman çavuşun kaybolduğu bilgisi veriliyor kamuoyuna...
Yer yarılıp yerin dibine batmadılar ya!
Hani tüm kontorol sizdedir.
Hani kus uçmuyordu.
Hanı kesif uçakları vardı.
Hanı ABD nin size sağladığı istihbarat.
Hanı BBG evi gibiydi.
Bastan sona yalan yalan yalan..
Peki bu yalanlarda israr etme yalanı niye?
ABD-AB.yöneticilerinin zaman zaman açıklama yaparak PKK’nın ‘ortak düşman’ sayıldığını söylemesi ve PKK’yı silahlarını bırakmaya çağırması, Asker-Sivil oligarsik yönetimde sevinçle karsılanıyor.
Bu tür açıklamalar biraz daha sorun çözümsüz kalsın mantığıdır.
Çözümsüzlüğü baska bir çözümsüzlükle açıklamasıdır.
Ne ABD’nin Nede AB.Kürt sorunun çözümü için bir politıkaları olmadiği anlasılıyor politikasızlıklar ikiyüzlü ve çözümsüz açıklamalara sevk ediyor.
Politikayı bilenler hak ve hukuktan birazcik haberdar olanlar bilirlerki Kürt sorunu olmamıs olsaydı PKK olmayacaktı.
Tersini düsünmek PKK’nin uzaylıların bize gönderdikleri bir örgüt olarak kabul etmekle aynı saçmalıktadır.
ABD-AB;dostça bir çözüm istemis olsaydi PKK nin varlığını yaratan ve besleyen koşulların giderilmesini talep eder ve Kürt sorunun adıl Demokratik bir çözüm için Asker-Sivil oligarsik yönetim üstünde baskı unsuru olacaktır.
PKK Kürt halkının inkarı,demokratık hak ve özgürlüklerinin red edilmesi sonucu ortaya çıkan bir özgürlük hareketidir.
Dayanağı,halk desteği olmayan bir hareket Nato’nun en büyük ikici ordusuna 30 yildir kök söktürebilirmiydi?
Bu tesbit doğruysa? (ki benim penceremden bakıldığında doğrudur.)o zaman herkes kullahını önüne koysun ve kimse PKK ni bitisi üzerine hasaplar yapmasın.
Ya Kürt sorunu adıyle saniyle onurlu bir barısla çözülecek.
Ya PKK sizlerde alerjide yapsa kimilerini uyuz da yapsa varliğını sürdürecek.
Devlet yöneticileride sivil toplum kuruluslarının temsilcileride çok iyi biliyorlarkı Türkiyede çözümü için kendini dayatan ve çözümü için oluk oluk kan akan sorun PKK sorunu değildir.
Kürt sorunudur...
PKK birilerinin psikolojinizi bozuyorsa ve takıntı yapıyorsa PKK yi ortaya çıkaran Kürt sorununu demokratik acılımlarla çözümünü kolaylastırın veya çözün; ancak o zaman PKK ortadan kalkar.
Asker-Sivil oligarsik yönetim ve onun iktidar ında nemalanan emperyal güçler Kürt,sorununa PKK sorunu derse ve yanlıs belirlemede ısrar ederse,daha çok baskınlar olacak,daha çok kan akacak,buda iki halkı birbirilerine karsı soğutacak ve birlikte yasama imkanını ortadan kaldıracak ve son derece vahım sonuçlar doğuracaktır...
Asker-Sivil oligarsik yönetim gelistirmis olduğu ırkçı fasıst anlayıs sonucu Anadolu-Mezopotamya coğrafyasında yasıyan Ermeniler yok edildi...
Rum azınlığından eser kalmadı.
Kürtlerin gidecek yeri yok, tükenişe karşı direniş mücadelesinin mesalesini yaktılar.bu mesale bugün ortadoğu halklarının özgürlüğünü kardeslığını ve bir arada yasanabılılığını senbolu olmaya aday.
Kürtler kendi sorunlarını d |