|
Uzun bir süre önce, Kürt halkının “Katil Erdoğan” diye isimlendirdiği Türkiye başbakanını biz Aziz Nesin’in tiplemesi olan Zübük’e benzetmiştik. Yanılmadığımızı aradan geçen bir buçuk yıl gösterdi. Zübük'lüğü aşan bir Zübük yeniden yeniden kendisi yarattı dersek yanlış söylemiş olmayız. Eğer Aziz Nesin yaşamış olsaydı mutlaka Zübük kitabını yeniden ele alma gereğini duyardı. Çünkü çağdaş olanı daha doğrusu 21. yy Zübük tiplemesi orijinal Zübük’ü çoktan solladı bile.
Hem gündemi müthiş saptıran, hem herkesi satın alabilen, hem herkesi sindirebilen ve hatta askerleri palyaçoya çevirerek kendi oyunlarının piyonu yapabilen bu Zübük gerçekten yeteneklidir.
En güçlü yanı ise tam bir demagog olmasıdır. Öyle ki bile bile yalan söylerken yüzünün dahi kızarmaması bu hünerine işarettir.
Demagogluğunun yanı sıra diğer göze çarpan gelişkin özelliği ise dünyada tüm tüccarlara taş çıkartarak en iyi malların nerede olacağını en kısa ve en kısa yoldan bulmasıdır. Yani keşfetmesidir. Özal’ın dört eğilimi bir partide buluşturmanın çok ilerisinde Zübük zadenin deyimiyle 17 eğilimi bir potada buluşturması onun yeteneklerine işarettir.
Adeta Türkiye de ne kadar sonradan görme Rus tipi mafyacı ve aç gözlü kaptı kaçtı varsa hepsini yanına almayı iyi beceren biridir. Solundan sağına, alevisinden tarikatçısına, sahte İslami'sinden orijinal Amerikalı ve İsrailcisine. Gerçekten ne kadar eğilim varsa tümünü yanına almıştır. Ortak noktaları aç olmalarıdır. Daha doğrusu aç gözlü olmalarıdır. Türkiye de açılan ekonomik yarıktan faydalanmayı onların deyimiyle nemalanmayı isteyen bir kesim oluşlarıdır.
Hakikaten öyle bir güç ki ve öyle bir iktidar ki aynen sonradan görme Rus mafya tarzı her şeyin kanını emebilen bir vicdana sahip olmalarıdır. En son Deniz Feneri gerçekliği bunu gösteriyor. Yine camileri dahi ekonomik yatırım yerlerine dönüştürme istemleri başka neyi ifade eder ki?
Kürt Halk Önderi, camilerin salt ibadet yerleri olmadığını bunun yanı sıra toplumun örgütlendiği ve yeniden yapılandığı yerler olduğunu söylemesinin ardından bu katil Zübük zat ilk elden nasıl daha fazla para kazanacaklarının projesini yapmaya başlamıştır.
Evet, bu Zübük süper aç gözlü bir sonradan görme mafyadır. Bir de bu zat bir iktidar hastasıdır. Megalomandır. İktidarın insanın en kötü bir tarzda kirlettiği ve sarhoş ettiğini bize tüm dinlerin ve bilimin gelişmeleri söyler.
En son tüm basına küfürlü çatması başka neyi ifade eder? Çevrecilere çatması neyi bize söyler? Hani o “çevrecilerin daniskasıdır” öyle bir seviyesiz ağza sahip ki “çevreci güzeli Aydın Doğan sevsinler seni” diyebilmektedir. Bu işte olsa olsa yeni yetme bir mafya patronudur. Yasemin Çongar’ın deyimiyle bu tip “çıldırmış olmalı” ya da “bir despotun faşizme özlemidir.”
Siz bu tabloya son süreçlerdeki Kılıçdaroğlu Mir Dengir Fırat kavgasını da eklerseniz ne kadar derin bir lağıma battıklarını görürsünüz. Gün olmuyor ki karşılıklı birbirlerini ahlaki çöküntü konusunda suçlamasınlar. Dolandırıcılıktan, sahtekârlıktan, ikiyüzlülükten, uydurukluktan derken ne kadar kirli insan karakteri varsa hepsini birbirine yakıştırarak karşılıklı olarak birbirlerinin gerçeklerini ifşa ediyorlar.
Bu tiplerin karşılıklı küfürlerini dinlerken çok eskilerde gençlik yıllarımda dinlediğim bir fıkra aklıma geliyor.
Bir uçakta ABD’nin başkanı Reagan, Sovyetlerin lideri Brejnev, İngiltere başbakanı Margret Thacher birlikte yolculuk yaparlar. Reagan der ki “şu 1000 doları 100 dolar halinde aşağıya atarsam 10 insan sevinecektir.” Margret Thacher der ki “1000 Sterlin’i 50’şer Sterlin halinde atarsam 20 insan sevinecektir.” Brejnev ise “1000 rubleyi 10 ruble olarak atarsam 100 insan sevinir” diyecektir.
Tüm bu tartışmaları dinleyen pilot kendi kendine “üçünüzü uçaktan atarsam tüm dünya insanlığı sevinecektir” diyerek bu tiplerin dünyaya ne kadar bela olduğunu özlü bir cümle ile anlatmış olacaktır.
Zübük Erdoğan ile Aydın Doğan arasındaki tartışmaları, Kılıçdaroğlu ile Dengir Fırat arasındaki düelloyu ve Başbuğ’un basına yaptığı brifingleri dinlerken pilotun yaşadığı duygularını yaşamamak mümkün değildir.
Hepsini topyekûn tarihin çöp sepetine atarak 70 milyon Türkiye insanıyla birlikte tüm insanlığı sevindirmek bizim boyun borcumuz olsun.
Zübüklerden, mafyaların avukatlarından, kafatasçı ırkçılardan kurtulmanın yolu herhalde böyle olacaktır. |