|
Diyelim ki birisi sizden taksitle ödemek şartıyla 2 milyon borç alıyor.
Parayı verdikten sonra bir bakıyorsunuz ki verdiği çekler karşılıksız çıkmış.
Paranızı güvenceye alacak herhangi bir hukuksal merci de yok.
E parayı verdiğiniz adam da tam bir bela ve baş edilmesi zor biri.
‘Ne olacak şimdi?’ diye kara kara düşünürken, civardaki ‘baba’lardan birine gidiyorsunuz ve derdinizi anlatıyorsunuz.
Ona gitmeseniz, kendi gücünüzle mücadeleyi de göze alamadığınız için bütün paranız gidecek.
‘Baba’ size o parayı getireceğini söylüyor.
Ama kara kaşınız güzel gözünüz için yapmayacak herhalde bunu.
2 milyonunuzun yarısını vereceksiniz.
Zaten baba biraz da böyle baba olmuş, çark böyle dönegelmiş.
Zorla da olsa paranızı alıyorsunuz ama bir bölümünü...
Kendinizden taviz vererek...
Güney Kürdistan’ın durumu da buna benziyor.
Evet, Saddam bu dünyanın gelmiş geçmiş en zalim hükümdarlarından biriydi.
İnsan kanıyla beslenen çağımızın Dehaqlarındandı.
Ama 40-50 yıl boyunca uğruna savaş verilen özgürlük bu muydu?
Tamam, Amerikalı conconlarla bir olup bugün bir Kürdistan oluşumuna gittin ama...
Neyin karşılığında?
Hangi tavizleri vererek?
İki aşiretin çıkarı için bir halk ve bir ülkenin feda edilmesini kabullenmek imkansız.
Güneyli Kürt siyasi hareketlerinin aşiretçi kadrolaşmalarını, yolsuzlukları, halkın yine kendi kaderine terkedilmiş olduğunu, halka onlarca yıl vaat ettikleri özgürlük ateşinin gerçekten de bu mu olduğunu, kadın ve ifade özgürlüğü de dahil demokrasi sorununu değerlendirmek başka bir yazı konusu, hatta bir kitap konusu.
Ama Güneyli arkadaşların siyasi iradelerini tamamen Amerika’ya teslim ederek hareket etmelerini bir Kürt olarak yadırgıyorum.
ABD İran’a mı saldıracak, TC’nin koruculara yaptığı gibi en öne sürüleceksin!
Kürt’ten çok ne var?
Öldür öldür bitmez!
Bir Sünni isyanı mı bastırılacak?
Al yanına peşmergeyi, vur kafasına!
Diğer parçalardaki Kürtler ise zaten politik dengelerde santraç oyunu!
Diplomatik ilişkilenmeler tabii ki olur.
Ama diplomasi ayrı siyasi iradeyi bir başkasına teslim ederek işbirlikçi olmak ayrı!
Ortadoğu coğrafyasında bırak statükocu devletleri, halkların bile “Amerikancı!” diye etiketleyerek tepkisini çeken ve düşmanlıklarla sarılı bir Kürdistan inşa etmek, ne kadar sağlıklı olur?
Güney Kürdistan’ın ‘Yaşasın Tam Bağımsız ve Demokratik Kürdistan!’ diye haykıracak Deniz Gezmişleri çıkacaktır elbet.
İbrahim GÜNEY |