Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerRUZGAR
Ahmed Aktaş
Ahmed Aktaş30 Tebax - 1 Îlon
Ahmet Dere
Ahmet Dere16. Festîvala Kurd a Navneteweyî
Mihemed ORHAN
Mihemed ORHANRoj di Tariya Şevan de Ronî bû
Günay Aslan
Günay Aslan‘’Sıfır sorun’’
Cemo Devrim
Cemo Devrim Avrupa’dan Botana, şahinler ülkesine gidenlere...
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNSalyalı Zihniyet karşı Bariş gücü olmak
Mahmut Aslan
Mahmut Aslan“... Bez getirin”
Cemil Bayık
Cemil BayıkFermandarên şerê taybet ê qirêj
Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFEYE GİRİŞ -14-
Mizgîn Bîngol
Mizgîn BîngolHa Tirkiye ha Îran!
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıToprak bütünlüğü paranoyası
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEHar u Har Başbuğ taaaak ! Katil–Qerdoğan şaaaak!...
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozMasûmiyeta wan deran
Kakşar Oremar
Kakşar OremarÊşa Giran: Xwekujî...
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARKonferansa serkeftina kurdî
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalSavaşın gölgesinde 1 Eylül’e giderken
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaEBEDİ KOMUTAN’A
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemÇeyrek asır
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanBÜYÜK ARAMAK, BÜYÜK BULMAYA ÇALIŞMAK, BÜYÜK SAVAŞI DOĞURDU
Mehmet Sögüt
Mehmet SögütOnursuzlar Lanetlenir
Fırat Penaber
Fırat PenaberŞİMDİ DALMIŞIM
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Serbest Rêzan
Serbest RêzanRapora NY û xala 140 û vala derxistina iradeya gelê başûr
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarHasan ÇARÇELA: 3. Dünya savaşı
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülBiz Erkek Değiliz İnisiyatifi
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Umuda Mektup



Yazar Adı: Hevîdar Munzur

Yazar İletişim: koseyazilari@rojaciwan.com


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 27.07.2006 Saat: 15:11

Ufkun sönük karanlığında uyanırken titrek yüreğim, sesiz bir çığlıkta ölümün son soluğunda gömülen gözlerimi müjdelemişti. Aralanan kapıdan sızan ışığı göstererek “BAK UMUT DOĞUYOR ne olurdu  hep ilk gördüğüm an gibi güleçliğinle, sadeliğinle ve sevecenliğinle kalsan. Ne olurdu gözlerin hep beni keşfedebilse... demişti.

Işık durmadan ilerleyince savunmasız, yapayanlız kaldığımı gördüm. Yanlızlık korkutmuyordu beni, ama yanlızlık bile beni terk edercesine uzaktan seyre durmuştu. Işığı İstemiyordum; insanlar beni görecek ve tanıyacaklardı. Beni ışıksızlığa mahkum edenler şimdi ışıkla tutsak edeceklerdi. Hep yarım yaradılışlı olduğuma inandırdım.. Gülüşlerimin dudak uçlarından ibaret olduğunu gördüm. Ağzımdan çıkan sözcüklerin acı çekerek kıvrandıklarını hissettim. Benim bana ihtiyacı vardı. Bir bulabilseydim kendimi keşke. Nerede, ne zaman nasıl? Çok zor belki de değil. Ama umut ve umuda duyulan özlem özlemimin içinde sonsuzluğa gömülmek sınırsız düşüncelere dalmak. Bumuydu yoksa....

 

Dünya bir devri alem, aynı zamanda bir çark. Her yaklaşan canı kemirmekten bıkmayan usanmayan, korkulu labirentleri geçene dek sırat köprüsündeki terleyiş.Kimine pazarlanmış birer yaşam, kimine kendi kurduğu cenneti sunan, kimine ebedi karanlık. Ama hiçbir varlığa bahşedilmemiştir yaşamın kendisi, yani hürce yaşamak. Bu çılgınlık değilki. Mavi küçük sevimli yaratıkları görmüşsündür, yedi gün yaşarlarmış. Belki yedi gün ama yedi asıra bahşederek  yaşarlarmış. Neden bende kelebeğin şansının milyonda birine sahip olamayayım? Yakılan ateşte ölmek isterim yeterki bir gün bile olsa özgürlüğün ne demek olduğunu tadayım. Kolay olmasa gerek. Ben kelebek olsam senin papatya olmanı isterim, özgürlüğümün gücünü senden alabilmek için,  ben ateş olsam kuru dallardan biri olmanı isterim ateşimi sen tutuşturabilesin diye, ben rüzgar olsam senin bir sonbahar günü ağaçtan düşmemek için çırpınan yaprak olmanı isterim esintimi en çok senin hissedebilmen için, ben bir gül olsam senin beni koklamanı isterim ki hücrelerinde yaşayabileyim ve güzelliğinle kalabileyim. Toprağa hasret kalan küçük bir su birikintisinin  sevdasını ağıtlarla dillendirdim ama sesimi hiçbir zaman kapıdan aralanarak sızan ışık duymadı. Belki de hiç duymayacak kim bilebilir ki....

 

Geçmişteki herşeyi, gelecekteki tüm umutları düşünerek bir çıkış yolu arıyorum. Aslında nerede olduğunu biliyorum desem yalan olmaz herhalde. O kadar çok yakınımdaki yani bedenimden parça sanki. Gizemli bir sır... Hem okyanusların derinliklerinde kaybolan soluksuz mercan, hem göklerin maviliğinde bulutlara sığınmış hırçın şimşek, hemde toprağa bürünen renksiz kefen. Sadece bir şey var geçmişten akıp gitmiyecek ve silinmeyecek; gerçeğin kendisi olan taptaze anılar, dostluklar ve yoldaşlıklar.... bizler batan birer gemide olsak, su yüzüne sızarak konacak bir ufuk çizgisi, toprak kabul etmesede bizleri, onlar yeni canlarda filizlenen çiğ damlaları gibi parlayacak, bizler hayallerde gezinirken takılırsak trafiğe, onlar bizim allı turnalarımız olarak hep uçacaklardır göklerde. İşte odur özgürlük.

 

Gizliden gizliye dağlarla, ırmaklarla, ağaçlarla, kuşlarla bir avuç toprakla fısıldaşarak konuşuyor dertleşiyor ve hep bir gün diyordu durmadan. Dönüyor dünüyor, secde edercesine semaha duruyordu. Hacı Bektaşı Veli ile Pir Sultan Abdal ile, halay çekiyor Çolemergin yaylalarında, nişan alıyor engin Agirinin kucağında. Selam yolluyor sevdalılara Nurhaktan Munzurun sarı sıcak güneşine. Zaman zaman kıskanıyor Engizekleri ,Allahuekber dağları şafaktan önce uyanmış sırdaşını bekliyor. Ansızın sırlar akıp gidiyor çağlayanlara iki örüklü genç bir gelinin saçlarıyla sarmaç dolaç oluyor alacada, hiç farkında olmadan birine Fırat, diğerine Dicle diye diye kınalı sümbüller oluveriyor ellerinde. Murat sesizce sırasında Karasuyun sesini okşuyor. Çünkü asırlarca uyuyanlar bir çığlıkta uyandılar. İsim verdiler her bir taşa. Onlar tarihti. Ama tarihin ihaneti onlarıda bitirdi. Yazmadı hiçbir yere onları. Onlar doldaşlarının yüreklerine silinmiyen kanlı mürekkeple işlendiler. Birer yaldızlı mendil oldular sevdalıların ellerinde.

 

“UNUTMA BİR SANİYE BİLE OLSA DÖNÜP BİR KAŞIK UCUYLA TADACAKLARDIR YILLARCA OCAKTA PİŞMEYE HAZIR BEKLEYEN EMEK ÇORBASINI. GÜN GELECEK O ANI UNUTMA”

 

Onlar Botanın Agitleri, Dersimden gelen düğün alayını müjdeliyorlar. Zilanla mem u zinin yüreklerine gömüldüler.

Onlar Garzanda yayla çocuklarıydı. Kemal, Xeyriydiler sipanda aşkı öğrenmişlerdi, Van Gölünün maviliğinde birer siyabend u Xeceydiler.

 

Onlar Amedin surlarında Newrozdan birer geceydiler. Herbiri birer yıldız oluvermişti parmaklıkların karanlığında Mazlumdu seherde parlayan yıldız ve ardılları birer saman yolu yolcusu zekiyeler berivanlar ve Jiyan olmuşlardı Metina dağlarında.

Munzur yine hırçın. Pülümür dinlemiyor onu. 24 ler bağrında uslanmadı ki bu gönül kan tadı damağınada ve yanık et kokuları Yılan dağından sözülür aşağılara. Hangi yürek dayanırki pişen yavrulara.

 

Selam sana kutsal göl, bir ilahta sen yarat söksün ışıklarını Gavur dağına belki iman geleki yollar hoş ola.

Yürüyorduk her gün batımında Çarçelladan Zap sularına. Avaşindi öncümüz şirvan küprüsü beklerdi bizi git gide bitmeyen bu yolda sadece gözler konuşurdu konuşurdu... derken uzanırdı bir şerit gibi şêladız avasine. Xerêlerde bir okyanus dalgalanırdı, Demirci Kawanın kenti Ninova olurdu karşımızdaki. Sabah kuşları cıvıldaşırdı Maxmurda yaz kış demeden bitmeyen bir sesle “Teyre bazeme gırtın bırın zındana” uğuldayan demir kuşlar bozardı bu cıvıldaşmaları. Kıskanırdı,  minik kuşları boğmak isterdi. Kandillerden esen sevgi yeli korurdu hep onları. Rojhatın, Pervinin, Gulaberin, Kajinin, Rüstemin nefes alışlarındaki sevgiydi. Ölüm utanmıştı. İhanet titriyordu yiğitlerden.

Kandillerin Xinerelerin soğuk kış günlerinde hiçmi vijdan yoktu? 11 özgecanı beyazlara bürünmek mertlikmiydi? Nesimiyi kopardın bizden ya peki diğer çiçekleri neden kırdın ki hani güller kendi dalında güzeldir demiştin.

Ve sen tüm sevgilerim bileşkesiydin benim için tertemiz bir gülüşün yüreğe işlenmesi misali... Şu an yine içimde bir hasret özlemin derinliği ve sonsuzluğu sarmış bütün benliğimi. Herşeyin bana yabancı olduğu bu diyarlarda yine sensiz bir yılı daha geride bıraktım hevalim, bilgem....

Şafağın sesizliğinde güneşe yürüdük adım adım ve öldürülen, kaybolan umutlarımızı yeşerttik yeniden seninle. Ne kadar soğuk tenimizi yaktıysa da inadına güneşin sıcaklığını aradık. Gün geldi çağlayanlar yeşeriverdi ve bugünde büyüdükçe güzelleşen çağlayanlardır yüreğimizde olan. Özlemin tarihsel tablolara sığmaz oldu ve özlemini an be an yaşarken büyüyor yüreğim.

Bizler biliyoruz güneşin yakıcılığını, aydınlığını ve kutsallığını; budur zaten yaşam sevincimiz ,budur çirkinliğe öfkemiz ve yine budur yaşam umudumuz.

Ve bugün yine seni yaşadım hergün olduğu gibi ama bugün bir başka. Çünkü bugün 25 temmuz yani senin gülüşünün yeryüzüne yankılandığı gün ve ben bugün bir anlamda büyük özlemleri taşırken yüreğimde, yüreğim hergün yoldaş yitirilişleriyle titrese de  çok şanslı olduğumu da düşündüm. Çünkü seni tanıdım, seninle yaşadım bilgem. İyiki doğdun ve iyi ki  tanıdım seni doğum günün kutlu olsun Hevalim...

 

 27.07.2006

Hevidar Munzur

YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Tîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
·Bi kuştina zarokan bersiva banga aştiyê dan
·Germahiya Havînê
·DI MEHA PÎROZ DE QEHREMANEKE...
·Dembaş Rojaciwan

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.


Sayfa Üretimi: 0.115 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.