| |
| Eklenme Tarihi: 15.09.2006 Saat: 14:57 |
|
|
Amed, koynunda taşıdığı o tılsımlı nehirleri taşıyarak sulamıştır hep tarihimizi...
Ve her çağın bütün mahsumiyetiyle gönül rahatlığıyla mağrur dallarına konmaktan çekinmediği bir şehir.
Amed... Kürt kalbinin soluğu olduğu kadar aynı zamanda soluğunun da kalbi..
Anlam olan, değer yamaçlarından heryeri ışıtan bir güneş...
Yüreklerin karanlık inkar ağlarında çırpınarak kurumaya ölmeye itinayla yaklaştırıldığı demlerde, sözün yalın ölümü hiçe sayarak kolllarını sallayıp güçlendiği, sese dönüştüğü anlamlı bir şehirdir. Nerede bir menzil kavuşmaya susasa yollar yerini Amedten bulurdu. Ve nerede bir kavuşma sevgilisine aşkını tazelese Amed'te gün olurdu. Nerede bir hüznün boğazı düğümlense Amed te ağlamaklı olurdu akşamlar. Dicle pırıl pılıl göz yaşlarını akıtırdı Mezopatamyanın kalbine yıldızlarını serpiştirerek yasına, karanlık tavında kalmasın, aydınlık bizde yarına yer bulsun diye.
Mazlum'ca ateşlerin Ferhat hırsında ve sadakatinde hücrelerden taşarak Kemalllerin sabrıyla yollara koyulup nebze nebze bütün ruh duvarlarını özgürce nakışladığı o şehirde bir o kadarda zehirini durmadan boşaltan bir tarih sayfalarına kan damlatan, yaralayan vahşeti dolaştırılmıştır. Ölüme doymamayı ibadet bilerek.
Ah kalbin soluğu, soluğun Kalbi, Amed
Faili meçhulleri kütüğüne sığdıramayan yitikliklerin eskimediği Amed.
Seni, sende en ince yerimizden vuruyorlar sızılarla hançerleyerek kalbimizi.
Yıllarıdır süren bu savaşın hakkını alnı ak şekilde verenler savaşla haşır neşir olmasını bilmek kadar uzak durmasını da bilirler. Ve nice zamandır namluların sustuğu yerde dağlar konuşur türkülere eşlik ederek, barışın güllerini barut kokulu topraklarda ayık yeşillerle sarmalayarak.
Bu savaşa ait oldukları kadar düşmanı olmasını da bilmek denge içinde doğru misyonlara soyunmaktır. Ve bunun yörüngesinde her iki şık için de feda olmak, tarihsel yürüyüşlerin erliğini kusursuz yerine getirmektir. Bu kusursuzluk içinde derin dokunmuş bir sabrın bekçiliğini hala arkadan vurularak yapanlar savaş kadar savaşsızlık ortamında da destanlaşanlardır. Çünkü söylediğinin arkasında olmak her gücün damarlarına sinsiliği sızdırdığı bir dönemde birileri için sadece kitabidir. Birileri içinde yaşam ve büyüme gerekçesidir.
Her söylediği için bütün koşullarını zorlayan Kürtlerin bu durumu savaş döneminde ihanetleri ve sisli ortamlardan edindikleri ganimetlerle zengin olanların tekrar değer kazanmak ve kaosa dönüştürülecek ortamdan aynı mevkiye gelmek için eskiyi tazelemeye çalışmaları, acılarımıza bir çizik daha atıyor karartarak gözlerimizi, yemin edasında yaklaştığımız her sözün bünyesinde dinamite dönüşerek.
Ömrümüze eylül her uğradığında barış sözleriyle dağlardan uyanırken uzaktakiler ve bütün kentlerde sevgiyle kapılar açılıp sokaklara düşerken yarına susayanlar...
Ömrümüz her eylüle uğradığında o renga renk ufuklarda kederli bir düşünüşün yasıyla dizlerine yaslanarak tamda suskunluğuna sevdalanırken,silahlar.. zarf zarf ölüm sıkıştırılır kalbimizin heybesine her satırı acıdan iletiler.
Dünya tarihi mutluluğun peşinden koşma serüvenidir.
İnsanlık, filozofları, edebiyatçıları, şairleri, sıradan hallleriyle kendini bu uğurda her atomuna kadar paramparça edercesine didinerek bu ereğe biraz daha yaklaşmak için bütün benliklerini tüketmişlerdir bir BEN olmak için, mutluluğun ve huzurun sofrasında. Ama birileri mutluluğu sevmiyor sosyal varlıktan öte bir şey olduğunu söyleyerek. Birileri mutluluğun hanesine yazılmak istemiyor huzursuzluğa taparak. Bu yüzden kalbimizi kanatıyorlar Amed'in acısından ve oradan düğümlüyorlar soluğumuzu körpecik ömürlerimize kıyayarak.
Kendileri için misilleme yaptıkları kişilerin aileleri bile çocuklarını bir hiç uğruna yitirdiklerini ve ' çocuklarımız vatana feda olsun' demiyeceklerini söylerken birilerinin ' En iyi Kürt Ölü Kürttür' diyerek ölüm makinesine dönüşmeleri kadar kaosa yol açmak ve yeni ölüm serilerine imza atmaları kadar amaçsızlıklarına yol açacak bir girişim olamaz. Çünkü Bu halk kimin neyin peşinde olduğunu bildiği kadar bunun karşısında ne tür tavır da koyacağını da biliyor.
Amed Kürt Halkının kalbidir, kalbinin soluğu.
Orada iğne ucu kadar bir acı bütün bedene yayılır.
Amed yitirdiklerimizin kanına karanfiller bırakıyor.
Kanda büyüyen karanfiller çabuk büyür bize kendimizi insanlığımızı ve günümüz kadar geleceğimize vermemiz gereken değeri ve sorumluluğumuzu öğreterek.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: brusk_arin Tarih : 2006-09-17 10:26:55 Puan :      |
|
geçen seferki yazıların gibi yine güzel yazmışsın_diline sağlık...
umarım hep böyle güzel yazarsın...
sevgiler... |
|
|
|
 |
| |
|