| |
| Eklenme Tarihi: 26.09.2006 Saat: 18:15 |
|
|
Bir büyünün eteğinden sarkar damlalar. Işıltısında keder ve sevinçli gelişiyle yorgun bir çığlıkla düşer şakağına toprağın, her damlası yağmurun.
Bir şarkının izini yüzüne sürüp sesini kuşanarak toprak kokusunu paylayarak bırakır, kutsallığında anılarımıza en duru canlılığı sunarak her damlası yağmurun.
Ben, sen, hepimiz kendimizden göçeriz. Yüreğimiz, gözlerimizin önünde yağmurun ateşinde erir. Ve tatlı bir tebessümle bu acımıza teslim oluruz.Kendimizden göçeriz işte, adamdan saymayarak pasaportu, sınırları, ırkları... her yağmur yağdığında.
Bir tarihi sırtlayarak insanlığın güzelliğe yeminli bütün haliyle içimizi kulağımıza fısıldayıp her dilden bizi, anı, yarını ve günahlarımızı ayrıştırıp akar dalgınlığımızda . Ve en cesur halimizle çocuk kalbimizi buluruz. sımsıkı sarılarak, her yağmur yağdığında.
Yağmur yağıyor, düşlerimizde sussuzluktan titreyen nehirlere bulaşarak. Ruhlarımız uykudan yeni uyanmış bir bebeğin tatlı uyanışı misali parıltılı bir bir huzurun güneşinden ıslanıyor.
Başımı pencereye dayamış yağmurun deliliğiyle sarmaş dolaş sokakları seyrediyorum. ellerimde buğusu gibi uçup havaya karıştığım sıcacık bir bardak çay. Cama değen kirpiklerim tutuşuyor dalgınlığımın harflerinde. Bir ressamın fırçasında asi bir rötuş, şairin keskin kaleminde kökleri ışıltı hızıyla büyüyen kürtçe bir çığlık... çıplak ve yalansız bir dağ... Yanlız ve yorgun ama korkusuzca göğsünü germiş ovalar. Ölmekten korkmamış kentler.. Vuruldukça adıyla çoğalan sokakları oluyorum ülkemin, her yağmur yağdığında.
hüznün elleridir yağmur. Hasret ve sevgiyle okşar saçlarını özgürlüğümün. Ranzandaysam tavana dikilmiş gözlerimle yıktığım duvarların ardındayım. Sarhoş bir voltada yayından fırlamış bir ok gibi, ertelenmiş yarınlar neredeyse ben oraya düşerim..Bağrımda yeminlerim , yaralanmış mektuplarım, yağmalanmış şiirlerim, dilimde bütün adları yitirdiklerimin, sevdiklermin. Her yağmur yağdığında, umudunu demleyen bir inatla çıkarım havalandırmaya.
***
......... her damlasını sevdim yağmurun sevdim ıslattığından saçlarını ılık ve tatlı rengim yok diyorum gör beni yapraklarına sardım yeşilliğimi
tuzla buz ettiğim aynanın sırrında günahım suç benimdi bedel senin bu yüzden kederinde ölürüm onsekizine girmeyecek düşlerimde seni görürüm canımın içi seni ...........
***
Gözleri ömrün köprüsüne uğramayan körpe çocuklara kıyılır. Ve utanmadan sıkılmadan bir zaferin paragrafına sıkıştırırlar. Bir günahsızlığı suçlarının göğsne takararlar madalya diye böbürlenerek. 'Krli bir sel' gibi akarak okurlar kendilerini ve sonra yağmur yağar, bütün kötülüklerine sövüp sayarak. Ama bize....bize ağlayarak.
Sevginin dizlerine başımı bırakırıp ve aşk tanıklığında yumarım gözlerimi... Küçük bir çocuğun acemice yaptığı kağıttan bir gemi gibi düşerim sularına katıksız mutlulukların. Ve sonra kaybolurum her damlasında yağmurun.
İki elimde bir demet ateş...Asılı durmaktan usanmayan yıldızların görkeminde ve en heybetli yerlerdeyim. Sırılsıklam saçlarım mürekkebi dağılırken bile okunaklı ideallerimin yanı başında geceye yayılmış o çoğul ve bitmez varlığını, konuşacağına inandığım ülkemi seyrediyorum. Ülkeme her yağmur yağdığında...
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: NEWAL-INANNA-ISIS Tarih : 2006-09-27 01:23:42 Puan :      |
|
Gerçekten çok güzel yazıyorsun heval, nasıl böyle kelimelerle oynuyorsun, hayret. Sanki doğadaki bütün herşeyi elinin içine almış, ezip büzüyor, onlara istediğini yaptırıyorsun... Tebrik etmeye gerek bile yok bence.
|
|
Yazan: gorse21 Tarih : 2006-09-28 17:29:22 Puan :      |
|
|
hewal çok güzel bi yazı olmuş ağzına yüregine sağlık serkeftın jıtera |
|
Yazan: deniz2121 Tarih : 2006-09-29 18:23:27 Puan :      |
|
demin yagmur yagmaya basladi. tenimdeki yaralar islanir gibi oldu, acidim, agladim,
sonra ozleme birakti aci yerini zaten yanlizken farkina variyorum vatansizligimin
yada yuregin beni terk ederken basliyor yagmur.
gecenin kapkaranligina gozlerimdeki bosluguna bir dinginlik koyar gibi basliyor yagmaya
odamda senden sonra beni terk etmeyen fotograflar kaldi gulen dostlerimiz.
odamda savasan yuzlerin suluvetleri cercevelenmis gulusleri kaldi o estantane anilardan.
sen simdi yoksun ya, ben onlarin guluslerinde buluyorum teseliyi.
sesime dusen o huzunlu kirgin kelimelerimle anlatiyorum seni
bir siirin sairini aglatir gibi
icini gore bilmesi gibi ortaya koyar gibi her kesle paylasir gibi iste icimdeki acilarim iste sancilarim iste sozlerim iste askimin kadinini anlatan cumlelerim..
yuzu maviye benzer bir sukunet icinde
esmerligin o multeci baskislarin nasil sancilar koyuyor icime anlatamam bu beklemekte olan yorgun halimle
benim vatanim senin yuregin |
|
|
|
 |
| |
|