| |
| Eklenme Tarihi: 4.10.2006 Saat: 22:12 |
|
|
Ölüm; acının rengi ile renksizlik arasında sıkışmıştır birisinden olduğu an dehşetini yitirir.
Acı; çizilirken kanayan soluğumuzdur. Minnetsizce nefes aldığımız an acı hükmünü doldurur.
...
Rüzgârda sürüklenen her bulutta sureti umutlarımızın
Bir deli arayışın sabırsızlığı
Nereye gitse ardındaydık
Bütün paragraflarda susuşlar bile kaçak
Hiç bir iklimi yaşamadık geleceğe saklayarak cesetlerimizde
Ölümle oturduk o kıtlık kıran demlerde
Korkusuzca bakarak gözlerine
Ne elaydı
Ne siyah
Bildiğim tek şey
Bir tutuk nefes
Mühürlü acılar kalırdı geriye
...
Şimdi rüzgâr duruldu ve uzak olduğu kadar yüksek olan her şey gibi denizler dalgalarını kucağına alıp yakamozlardan uyutan, her şeyi unutturan ninnilerle hırçın olmamayı öğütlüyor, dediğin an acılardan mühürlü günler bırakılıyor kapıların eşiğine. Ve aydınlığın
gelişi kursağında kalıyor. Ezberlenen ve telaffuz etmekten bıktığımız şeyleri söylemek kadar harflerle kazıyoruz satırların görünen en sert yerlerini.
Bizim nereli olduğumuzu soranlara formalite cevaplarla yanaşıyoruz. Oysa heybemizde kıyamadığımız, kadar bıçaklar nefes nefese kalıp gönüllü katilliğine soyunduğumuz bir gerçek. Yurtsuzuz! Kavgalardan mühürlü acıların bize kalan ganimeti birikiyor yüreğimizde. Ve diğer yandan düşlediğimiz güzel şeylerin büyüklüğü acılarımızın meyvesidir.
Ölüm aceleci, boynuna mahzun gözyaşları takarak gezmeyi seviyor. Çıyanlar gibi kuruluyor yatağına umutların, hiç ummadığımız anların boşluğundan sızarak. Ve sırıtıp kendisinden derince izleri vedaya dönüştürüyor. Bir şaşkınlık, inanmayış ve keşkelerin o insafsız sığınağında bıraktığı ruhumuzun her kıyısını, bucağını mühürlüyor acıdan.
Ölüm genç ve yorulmuyor. Talihsizliğin damarlarına kene gibi yapışarak büyüyüp tırmanıyor ve bize durmadan anılar yazdırıyor. Bedenimizden bir yanan birer parça gibi kalemlerimizden dökülen her harf anılardan daha ötelere savuruyor. Çoğula çevirsede her ölüm eksik kalıyoruz çünkü kaynağı kurumayan ve kabuğu durmadan kanayan mühürlü acılar kalıyor geriye.
Ölüm bendedir.
Sadece kendime ayırdığım sevginin yalancı huzuru içinde püskürmeye alesta bir edada bahanelerin çırpınışıyla bihaberliğimdedir ölüm. Ve görmezlikten geldiğim Karmaşık körlüğümdür ölümün gözleri. O gözler ki Işığı yıllandıkça kadavra bir hayat bırakır bana, benden vicdansız ellerine mühürlü acıların.
Acı, yaratılan her ihmalkârlık, unutuş, unutulmuşluk ve mağlubiyetlerin boşluğuna yayılır ve sevmediğin ne ise, odur acının adı o an.
Ölüm, nefes almamak değildir. Ruhsuz kavşaklarda yönsüzlüğün çemberinde devasızlığı dinleme mecburiyetidir de bir zaman.
Boşluk ve çaresizlik.!
Kendini bilemek ve azmin fetvalarını dinlemek, sabrın demini aldığı vakti bilme ile bilmeme sınırında ayaklarını sertçe yere basmak mührünü silmeye götürür acıların. İzler kalsa da geriye hafif kalan bir şeyleri taşır ruhunun rafları.
Silmek ve silinmemek!
Ölüm silmeye çalışır işlenen acılarla beraber. Silmeye çalışır unutmayı dokurken dillerden, tarihlere. Silinmek istene ne varsa bir şarkı gibi mırıldanmalı işlemenmeye başlamış acıların karşısında bağdaş kurarken. Unutmamayı mırıldanmalı ve unutmamak için hayata yazılmalı değer verilen herşey. İşte o zaman acı kendisinde hüküm giyer ve silinmemek yazılır mesafe kat eden her adımımızda.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: diclenehri Tarih : 2006-10-06 22:27:31 Puan :      |
|
merhaba
her şiirindeki gönül duygusundaki gerçekleri titizliğiyle ifade ettmişsin. gönül yenilenmez diyebilirim.başarılarının devamını diler saygılar selamlar CELAL TAŞÇIER |
|
Yazan: CiciTerorist Tarih : 2006-10-08 16:35:22 Puan :      |
|
""""""""""Bizim nereli olduğumuzu soranlara formalite cevaplarla yanaşıyoruz. Oysa heybemizde kıyamadığımız, kadar bıçaklar nefes nefese kalıp gönüllü katilliğine soyunduğumuz bir gerçek. Yurtsuzuz! Kavgalardan mühürlü acıların bize kalan ganimeti birikiyor yüreğimizde. Ve diğer yandan düşlediğimiz güzel şeylerin büyüklüğü acılarımızın meyvesidir..."""
ben katilmiyorum sana heval..yurtsuz degiliz...
BENim YURDUM VAR...Yur-dum v-a-r:)
emegine saglik:) |
|
|
|
 |
| |
|