| |
| Eklenme Tarihi: 3.11.2006 Saat: 22:02 |
|
|
Yürekler efsunu ve ferasetiyle açarsa perdesini tarihin cennet konuşarak çocuk yağmurlar yağar gülümsemelerin kuraklığına. Ve mutluluk o zaman gülmekten iki gözü iki çeşme akar. Dizlere yırtarak sayfalardan kefenini ‘yeryüzünü aşkın yüzü’ne dönüştürür. Tarih rakamlarına sırt çevirip, ışık huzmeleriyle çığlık çığlığa çağlayanlaşıp sesinde yankıya verir hayatı. Kavgasız günlerin depreminde yerle bir olur talihsizliğe mahkûm bırakılan gidişat.
Yaşa başa aldırmadan sözcükleri kan revanda bırakan ey benim yüzyıllık ikiz kaderim, linç İklimim, yaban yüzlerin zulasındaki pusat ve yaban el. Hani her yaz gelince öterdi turnalar ve enginliklerden nehirlerini koyununa alıp sussuzluğa ineceklerdi deriz. Oya teni kanayan türkülerin hüznüyle bir başka bahara ertelenir gözlenen yolar ve gelişler. Turnalar kendi göğünde ve mevsiminde öter, nehirler kendi yurdunda kalır, yurdumda.
Linç ikliminde sözcükler kan revan
Yolunu şaşırırsa barut kokusu, yaşam kucağına sığmayan ölümlerle taşar. Benden, senden yarından, ertelenen her şeyden geriye acılar kalır. Ertelenen her şeyden geriye bir türlü barışamayan ve rivayete dönen ikiz kaderimiz…
Uğultulu kaygılarla çaresizliğe bürünüyor bekleyişler ve kentler.
Dili lal ve sis kirpikli yarınlar sulanıyor körlüğün toprağında. Ana dili Kürtçe serzenişler boynu bükük kardeşlikle görmezlikten geliniyor.
Linç ikliminde sözcükler kan revan
ve artık durmadan rivayete dönüşen ikiz kaderimiz.
Ey ikiz Kader
Ey duymayan dinleyiş..sancısında kavgaları emziren hiçbir savaşçı teslimiyete tetiklenmez, yenilgileri hazmetmez. Cesetlerine basarak zafer türkülerini söyleyip umuda gömülenler aşk ayetlerinin yıldız yıldız birer harfleridir. Hep aydınlık gelişlerle kapılara dikilip, mutluluğu karşılıksız bırakıp minnet etmeden sunanlardır.
Yolunu şaşırırsa barut kokusu, yaşam kucağına sığmayan ölümlerle taşar.
Şimdi rivayet telvesinin karasından enginliklerden yola çıkarak akan nehirlerle yıkanma zamanıdır. Kan revan sözcüklerin bağırlara basıp sarmalanarak buruşturarak linç iklimlerini, unutarak dinlemeyişi… rivayete dönmesin diye ikiz kaderimiz.
Bahtına boyun eğerse ateş
Hiçbir yürek ısınmaz
Buzula çalarsa acının kızılı. Ve durmadan benim, senin yarınların ömrünü kirletir. Bütün hikâyeler kül olur.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: hocvanli Tarih : 2006-11-04 00:14:33 Puan :      |
|
|
merhaba,aslinda cok sey yazmak isterdim,ama oyle duygulu oyle akici ve oyle siirsel yaziyorsunki.,o anlamli ve guzel yazilarina,yazmaya calistigim tesekkur yazimda ki kulanacagim cumlelerin yeterli olabilicegini sanmiyorum.yuregine saglik....selamlar...DINO |
|
Yazan: diyarr_newal Tarih : 2006-11-04 18:43:06 Puan :      |
|
|
hevalê dino.alıntı yapıp sevgilime mesaj attım.barışırsak dile benden ne dilersen:)))yüreğine sağlık... |
|
Yazan: kiyas Tarih : 2006-11-05 13:18:11 Puan :      |
|
|
Yazan: diyarr_newal Tarih : 2006-11-05 18:56:41 Puan :      |
|
|
yaw senin yazın bile yola getirmedi ya,varsın yolu açık olsun.iyi ki varsın hevalê dino. |
|
|
|
 |
| |
|