Cemil Bayık
Cemil BayıkLi dengê xwe xwedî derkevin
Kakşar Oremar
Kakşar OremarDURÛTIYÊN DEWLETA TIRK HETA KENGÎ?
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarEy Türk Annem gör Kürt Annemi
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanEn Etkili Birey Herkese Bir Şeyler Verendir
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemTEPKİLER
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıOHA-L yani!
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülGolfçü Paşa, magazinci basın ve ölen askerler...
Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerYaşanan her şeyin bir nedeni ve bir sonucu vardır.
Mehmet Sögüt
Mehmet Sögüt85 yıl süren hüzün mevsimi
Mahmut Aslan
Mahmut AslanAcı iki taraflıdır...
Günay Aslan
Günay AslanSavaş bitti, bitiyor
Ahmed Aktaş
Ahmed AktaşZIMANÊ BERXWEDANÊ
Mihemed ORHAN
Mihemed ORHANDewleta Tirk Hertim Dixwaze Raya Giştî Bi Xapêne
Ahmet Dere
Ahmet DereLi Belçîkayê Konferansa Kurd
SONGÜL BEYAZGÜL
 SONGÜL BEYAZGÜL ‘Her şehit için bir DTP’li öldürülmeli’
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEDinsiz Haşmetli
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNİlker Başbuğ ve Toplumu Yeniden Kurmak
Serbest Rêzan
Serbest RêzanVegera ji nîvê rê jî kar e, lê..?
Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFEYE GİRİŞ -17-
Mizgîn Bîngol
Mizgîn Bîngol16 SAL BERÊ
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARŞEVA ÇÛYÎ
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozHer însan siwarê hêviyên xwe ye
Cemo Devrim
Cemo Devrim Avrupa’dan Botana, şahinler ülkesine gidenlere...
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalSavaşın gölgesinde 1 Eylül’e giderken
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaEBEDİ KOMUTAN’A
Fırat Penaber
Fırat PenaberŞİMDİ DALMIŞIM
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Yaşasın Hayat!



Yazar Adı: İbrahim Güney


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 7.11.2006 Saat: 01:34

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, ilk kez “demokratik ekolojik toplum paradigması” kavramlarıyla tezini adlandırdığında, bunu soyut bulanları Kürdistan’da son dönemlerde afet kelimesine rahmet okutan sel felaketinin boşa çıkardığını söylemeye gerek yok.
Demokratik cumhuriyet ile devletin demokratikleşmesi gerektiğini vurgulayan Halk Önderliği, AİHM savunmalarında uygarlık çözümlemesiyle iktidar ve erkek egemenlikli sistemin başta kadın olmak üzere doğanın tahakkümünü beraberinde getiren sınıflı toplum uygarlığını deşifre etmekle kalsaydı, sadece devletçi anlayışları eleştiren bir boyutta kalırdı.
Nitekim bu dar çerçevede kalmanın yetersiz olacağını bilen Öcalan, arayışlarını derinleştirerek düşünsel patlamasını demokratik konfederalizm (sivil toplum koordinasyonları) ile gerçekleştirmiştir.
Yani devlet, erkek egemenlikli sistem, iktidar mantığının eleştirisiyle kalmayıp bu sefer eleştirisini etkisiz topluma yöneltti.
Siyasetin belirleyeni, hayatını ilgilendiren bütün konularda örgütlü ve etkili güç olmasını istedi. Bunun yol ve yöntemini teorize etti.
Sivil toplum örgütlenmesinin yanı sıra bunun için gerekli olan bireyin özgür yurttaş niteliğinde olması gerektiğini belirtti.
Özgür yurttaşı haklarını bilmekle kalmayıp görev ve sorumluluklarının da bilincinde olan, bunları yerine getirmekle yükümlü insanlar olarak tarif etti.
Başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerine sahip çıkan özgür yurttaşların kendisini pratikleştirdiği meclisleri önerdi.
Şimdi sel felaketi de gösteriyor ki, bütün Kürtler bu meclislerde yer ve görev alarak yaşamın ihtiyaçlarını gideren komite örgütlülüğüyle çalışmalarını derinleştirmeliler.

İntikam mı saygı mı?

Bu zamana kadar üzerinde çok durulmayan, önemsiz bir yeşil gibi algılanan ekoloji kavramının önemini sanırım hepimiz şimdi itiraz edemeyecek bir boyutta kabul etmiş bulunuyoruz.
Ekoloji kaba anlamıyla sadece doğa bilimi demek değildir.
Doğa ile insan ilişkisinin dengesini gözetir.
Rüzgar eken fırtına biçer diye bir söz vardır.
Doğaya nasıl yaklaşırsan o da sana öyle yaklaşır.
İntikamcıdır, ihaneti de affetmez.
Ağaçları kesersen nefessiz bırakır seni mesela. Çölleşirsin, susuz kalırsın ya da suda boğulursun, aç kalırsın, dirhem dirhem biter yaşam vesselam.
Rüzgar eken fırtına biçer diye bir söz vardır.
Doğaya nasıl yaklaşırsan o da sana öyle yaklaşır.
Dosttur, evladını seven ana gibidir.
Saygılı yaklaşırsan ona, meyve verir, ağaçlar toprağı kaptırmaz yağmura, seli önler. Sana yeşil bir battaniye olur, ısıtır. Berrak sularıyla emzirir seni. Toprağın yoldaşlarına ekmek olur. Havanın dostlarına nefes olur.
Hangisini tercih etmeliyiz şimdi? Doğaya ihaneti mi saygıyı mı? Neden bugüne kadar ihanette ısrar edildi? Kazandığını düşünüp de bu kadar büyük kaybeden başka ne olabilir acaba? Hain zaten bunu yaşamaktan başka ne elde edebilir?
Ey kendine insanım diyenler!
Bu ihanete son verip doğayla, kadınla, insanla barışmanın ve saygılı olmanın zamanı geldi geçiyor. Hatta fazlasıyla geciktik bile...
Ekoloji denen bir şey var. Hasankeyf, Munzur, Bergama, Sinop, Karadeniz ve şimdi çamura batmış Kürdistan denen bir şey var. Ozon tabakası delinmiş, suları kirletilmiş, çölleşen bir dünya var.
Bir de ekoloji komitesi denen bir şey var.
Bu komite benim nefesim olacak, çocuklarımızın meyve yerken dallarına sarkıtıp salıncak yaptıkları ağaç olacak, çöllere düşman su olacak, toprağımıza 1’e 10 ekin olacak, grileştirilip bulandırılmamış ve mavisini çalmayı başaramadıkları gökyüzünde ayçiçeği gibi duran güneş olacak...
Hayat olacak hayat...
Örgütlenelim, yaşayalım.
Yaşasın hayat!

YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Ey TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
·Mahabad Bayrağı Hangisi?
·Linçler ülkesinde söndürülen mumlar
·Saddam mı idam mı?
·Hizbullahçılar dönerken biz nereye gidiyoruz?
·Hasan Cemal demagojisi
·Karını da al git!
·BUMERANG (Ahmet Kaya anısına)
·Ateşimizi kesmeyeceğiz!
·Barajı çatlatan bombalar

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.


Sayfa Üretimi: 0.114 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.