Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFEYE GİRİŞ -15-
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARKÜRTÇE ANADİL İÇİN ALANLARA
Mihemed ORHAN
Mihemed ORHANLi Cihê Çareseriyê, Fermana Tûnekirinê
Mehmet Sögüt
Mehmet SögütRap isyan müziğidir
Mahmut Aslan
Mahmut AslanErgenekon çetesimi? Onlar şimdi Asker!
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNDüş; Güneş altında bir üzüm tanesi” olarak kaldıkça dağlara akın durmayacaktır
Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerRUZGAR
Ahmed Aktaş
Ahmed Aktaş30 Tebax - 1 Îlon
Ahmet Dere
Ahmet Dere16. Festîvala Kurd a Navneteweyî
Günay Aslan
Günay Aslan‘’Sıfır sorun’’
Cemo Devrim
Cemo Devrim Avrupa’dan Botana, şahinler ülkesine gidenlere...
Cemil Bayık
Cemil BayıkFermandarên şerê taybet ê qirêj
Mizgîn Bîngol
Mizgîn BîngolHa Tirkiye ha Îran!
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıToprak bütünlüğü paranoyası
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEHar u Har Başbuğ taaaak ! Katil–Qerdoğan şaaaak!...
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozMasûmiyeta wan deran
Kakşar Oremar
Kakşar OremarÊşa Giran: Xwekujî...
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalSavaşın gölgesinde 1 Eylül’e giderken
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaEBEDİ KOMUTAN’A
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemÇeyrek asır
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanBÜYÜK ARAMAK, BÜYÜK BULMAYA ÇALIŞMAK, BÜYÜK SAVAŞI DOĞURDU
Fırat Penaber
Fırat PenaberŞİMDİ DALMIŞIM
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Serbest Rêzan
Serbest RêzanRapora NY û xala 140 û vala derxistina iradeya gelê başûr
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarHasan ÇARÇELA: 3. Dünya savaşı
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülBiz Erkek Değiliz İnisiyatifi
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Saddam mı idam mı?



Yazar Adı: İbrahim Güney


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 31.12.2006 Saat: 05:56

Ve Saddam idam edildi.

Televizyonlar heyecanla olayı aktarıyor, az sonra infaz edilecek bir adamın boynuna salınan ipleri izletiyordu bize.

Ben ise en çok onun gözlerine bakıyordum.

Birazdan öleceğini bilen bir insanın yüzüne...

Evet, Saddam bir zalimdi ama o an asılan kişi benim için Saddam değildi.

Beni bağışlayın, üzüldüm, içim öyle burkuldu ki...

Saniyeler sonra öleceğini bilen bir insanın son saniyelerinde metin görünmeye çalışma çabasını, altındaki sandalyeye tekmeyi savuracak celladına usulca bir şeyler deyişini, vakur, sessiz gözlerle, nazikçe, ev sahibinin oturması için misafirine gösterdiği koltuğa gider gibi, yıkılmış ama ayakta olduğunu göstermek ister gibi, büyükleri tarafından susturulmuş bir çocuk edasıyla belli etmek istemediği boynu bükük bir duruşla, Ahmet Kaya’nın şarkısındaki gibi ölümün bile üşüdüğü son saniyelerinde yüzünü kaplayan o korkunç donmuşluk hala üşütüyor beni.

 

İdam ediliş tarihi de dikkate değerdi.

2006’yı Saddam ile geride bırakıp 2007’den itibaren artık Saddamsız günler yaşayacağız anlamına mı geliyor bu?

Bu kafayla önümüzdeki yıllarda da yeni ve çağdaş yöntemlerle karşımıza Saddamgiller familyasından çıkacak olanlar çok.

Onu asanlar çok mu meleke sanki?

‘Halepçe’ye atılan kimyasalı kim verdi?’ diye sorarlar size.

Aptalca bir İran-Irak savaşında 1 milyon kişi öldüğünde bu savaşa kim neden destek veriyordu acaba?

Ayrıca şöyle de soralım isterseniz:

Bu kadar ölüm... Neden?

Saddam’a sormak isterdim gerçekten: ‘Bu kadar ölüm... Ne için? Değer miydi?’

Beş kuruş etmez bir iktidar için bu kadar can, bu kadar kan...

Bu dünyada birinin diğeri üstünde iktidarı en başta insanların zihinlerinde yok edilmedikçe yeni Saddamlar hayli hayli çıkacaktır.

İstediğiniz kadar asın, istediğiniz kadar halklara soykırım yapın, bitmez!..

Saddam adında Tikritli küçük bir çocuğun büyüdüğünde zalim, barbar, soykırımcı biri olacağını kim iddia edebilirdi?

Saddam nasıl Saddam oldu?

Yüreği tertemiz bir çocuk nasıl büyüyünce acımasız bir diktatör olur, bir Saddam, bir Hitler, bir Esat Oktay veyahut Tansu Çiller?

Diğerinden daha çok şeye sahip olmak, diğerine hükmedebilmek, saygıyı ancak bütün güç sende olduğu zaman görebileceğine inanmak gibi aileden başlayıp okula, topluma, devlete hakim olan anlayışlar değil midir zulme, faşizme, egemenliğe kapı aralayan?

 

“Yine hep bıdı bıdı...

Yine hep o kuruntu...

Yine hep dalevera...

Yine hep Ortadoğu...”

 

Ölümden çok ne var ki Ortadoğu’da...

Saddam sadece isim yapmış birinin ölümü...

Peki ya daha doğmadan ip geçirilmiş bu yaşamlar kimin?

Ne çok ölüyoruz, ne çok ölümü kutsuyoruz, sevdiğimizi bile ölümüne seviyoruz.

Varsa ölüm yoksa ölüm...

Yaşam emanet bir bayrağı devretmeyi beklediğimiz kısacık bir süre oluvermiş kalmış.

Ortadoğu iktidar, Ortadoğu vatan, Ortadoğu kan-din-kadın-ölüm...ölüm...ölüm...

Tanrı aşkına bu yaşam ne nazlı bir sevgiliymiş de gelmemekte ısrar ediyor bize.

Herkesin idam aldığı yasalarla yönetilen bu dünyada ölümü öldürmeye gelen kimse yok mu?

 

Yaşam...

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşcesine...” (Nazım Hikmet)

Nazım ustaya katılmak, bu sözleri yaşamak neden bu kadar zor?

Yok mu eşit, hür, hep bana! hep bana!’ değil de ‘hepimize!’ diye düşünen zihniyetle yoğrulmuş bir yaşamı savunan?

Ey Öcalan! Ya Öcalan! Sen bunun için güneşsin.

 

NOT: Sensiz bir Amed’in karşıladığı her yıl ömrümüzden çalınmışçasına acı verir bana. Ben bayramı neyleyim? Kutlamıyorum işte, kutlamak dileğiyle diyorum. 


YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yorumlar
Yazan: diyarr_newal     Tarih : 2006-12-31 06:55:17     Puan :
Ah yoldaşım,
Bir ben üzüldüm sanıp kendimden şüphelendim...

Anlamak hiç zor değil, bu adamın ölümü ölüm saçacak, dirisi gibi...

Ayrıca idama ilkesel bir duruş olmadıkça yasalar silah gibi sözümona meşru olarak kullanılmaya devam edecek.

"Ortadoğu iktidar, Ortadoğu vatan, Ortadoğu kan-din-kadın-ölüm...ölüm...ölüm..."

Bende kutlamıyorum. Selamlar.

Diyar ADAR


 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Ey TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
·Mahabad Bayrağı Hangisi?
·Linçler ülkesinde söndürülen mumlar
·Hizbullahçılar dönerken biz nereye gidiyoruz?
·Hasan Cemal demagojisi
·Karını da al git!
·BUMERANG (Ahmet Kaya anısına)
·Yaşasın Hayat!
·Ateşimizi kesmeyeceğiz!
·Barajı çatlatan bombalar

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.


Sayfa Üretimi: 0.140 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.