| |
| Eklenme Tarihi: 7.01.2007 Saat: 19:45 |
|
|
|
Boş zamanlarımı dünyada bir şekilde isim yapmış kişiliklerin resimlerini izlemekle değerlendiririm.En azından elde edebildiklerimi kendimce tahlil etmeye çalışırım.Tabi bunu yapmaya çalışırken edebimi aşmamak için olabildiğince çaba sarf ederim.Zira içlerinde tahlil etmekten ziyade bakmaya bile utandığım öyle kareler var ki anlatamam.Sanırım 1989 yılının bahar aylarıydı.Ben uydurulmuş bir hayatın sorgulanmasını yapabilecek bir yaşa ermiş olmanın rahatlığıyla hayatımdaki renkleri kategorize ediyordum.Elbette ki 17 yaşındaki bir gencin kategorize ve sorgulamaları nasıl olur takdir okuyucularındır.
Hayatımın en derinlikli cevaplarını bulduğum birkaç resmi isim ile size sunmak isterim.Örneğin,üstü çıplak ve elinde Asası ile oturduğu yerde ‘’Sevgi Tanrıdır’’ diyen Gandhi,sonra çıplak ellerini titreyen dudaklarına götürürken halkının çocuklarına’’Küçük Generallerim’’diyen Arafat,’’ölüm nerden gelse de devrim türkülerimiz ve silahlarımız elden ele dolaşacak’’ derken ağzından bal damlayan ve bir yavru kunduza duyduğu şefkati onu okşayarak gösteren Che.Elbette ki listeyi uzatmak ve nereden çıktı bu demek mümkün.Ama size başka bir resmi anlatıp konuya döneceğim.Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan,1998 yılına kadar ikamet ettiği Suriye’nin Beka Vadisi’nde zaman zaman Halkla buluşma toplantıları yapar.Bu toplantılardan derlenmiş bazı fotoğraflar sizin de dikkatinizi çekmiştir eminim. Yaşlı bir amcanın kolunda,ateşli bir tartışmanın hemen ardında, yüzüne sloganlar atan bir annenin sesine dokundurduğu öpücük ve belki de beni en çok heyecanlandıran ve yazıma ilham olan resim ise şu:Önder Öcalan 3 çocukla el ele tutuşup oyun oynuyor ve muhtemelen ‘yağ satarım bal satarım…’ tekerlemesini söylüyorlardır.Binlerce silahlı militana ve milyonlarca örgütlü insana bir talimat ile yön veren bir Önder’in aynı anda içine girebildiği ruh ve fiziki farklılıklar O’nun büyüklüğünün göstergesi.Elbette ki herkesi mutlaka Önder Öcalan’a benzetmeye zorlamak oldukça güç.Ama Yönetim kadrolarında ve bu kadrolara talip olanların asgari standartlarda arz etmeye çalıştığım yaşam koşullarını yakalayabilmek için çaba içinde olmalılar.
Kürdistan’da çok zorlu bir mücadele sonucunda,siyasal legalizasyon oldukça verimli bir trend yakalamış ve bunun için bile çok önemli değerlerimizi yitirdiğimizi her kes bilmekte.Sanırım burada isim zikretmemin gereği yok.Son iki dönemdir,yerel yönetimler alanında iktidarı elinde tutan İRADEMLERİMİZ dediğimiz temsilcilerimiz,halka inememiş ve halkın sorunlarına ajitatif söylemlerin dışında emek vermemişlerdir maalesef.Gelinen süreçte kentleşme ve yerleşiklik alanında yapılacak hizmetler kadar Halk’a eğilmek ve onların duygusal boyutlarında yaşanan fırtınalara da cevap vermek en elzem olanıdır.En küçük yerleşim birimlerinde bile,seçilmişler halktan olabildiğince kopuk ve hatta yabancı durumdadırlar.Kurumlar arası iç hiyerarşiden kaynaklı sorunların boyutunu değerlendirmeye değer görmüyorum.Zira bu halk,iradesi olarak seçtiği,kabul ettiği kişileri yanlarında görmek ister.Kübalı bir dostum,yaşamış oldukları maddi ve sosyal sıkıntılara rağmen çok mutlu olduğunu,zira ülkede ki yöneticiler dahil her kesin bu kıt olanakların pençesinde olduğunu ve dolayısıyla bir çekişme ve ayrışmanın söz konusu olmadığını ifade ederek yoksulluk içinde dahi mutluluğun mümkün olabileceğini anlatmıştı bana.Ancak bizde durum,demokrasi,eşitlik ve halkın iradesine saygı konseptlerine rağmen ayrışma ve çelişkiler had safhadadır.Bu maalesef ki salt yerel yönetimler bağlamında yaşananlar değildir.Üzülerek belirtmek durumundayım ki tüm kurumlarımızda yaşanıyor ve neredeyse bu kurumsallaşmaktadır.Yer yer bu kopuş ve ayrışmanın pirim verdiğinin kabul edildiği de ortadadır.
Kuşkusuz bunları anlatmamın altında yatan neden bozmak değil düzeltmeye yönelik bir çabayı sunmaktır.Başta arz etmeye çalıştığım resimli örneklerin nedeni,gerçek liderlik konutlarında oturanların nasıl bir yaşam içinde olmalarının gerekliliğine parmak basmak isteğimdir.Buna uygun tavırlar geliştirmemek ve bunlara riayet etmemek maalesef ki yapılagelen mücadelenin zayıflamasına ve giderek de sönmesine neden olabilecek tarzda yaklaşımlardır.Ancak başka bir konuya da parmak basmadan edemeyeceğim.Tüm olumsuzlukların yanı sıra neredeyse,tüm bunları düzeltmeye çabalayan bir isim var ancak,yetişir mi kifayetli gelir mi bilinmez.Sayın Osman Baydemir;iç ve dış sorunlarla boğuştuğu gibi bir de karneleri zayıf olan diğer yöneticilerin eksikliklerini gidermeye yönelik çaba içinde oluşu her tür takdirin üstündedir.Ancak yetişir mi,yeter mi bilinmez.Tek bildiğim Sayın Baydemir mevcut eksiklikleri gidermeye yönelik eylem ve söylem içindedir.Bu tavır içinde olan yöneticilerimizi mutlak surette desteklememiz gerektiği halkımızın dikkatlerinden kaçmayacak bir realitedir.
Yıllar önce merhum VEDAT AYDIN ile bir sohbetimizde ki o zamanlar 19-20 yaşlarında bir gençtim,inanılmaz derecede bir yakınlık göstermişti kendisini ziyaret eden bir gurup arkadaşımıza.Sarf ettiği sözler hala beynimde ‘’Dİ(yalog) DE(dikodu)’nin PANZEHİRİDİR’’.Biz de burada bir diyalog başlatıp bir sinerji yaratarak halk arasında konuşulan bu konuların yetkililere ulaşmasını sağlamak durumundayız.
Anlatım konusunda doyumluluk sağlanması halinde hem bu konuya devam edeceğim ve hem de Kürt Sanatçılarının da halktan kopuk ve olumsuz tavırlarını değerlendirmeye çalışacağım. |
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: HOSCAKAL_YARIN Tarih : 2007-01-08 00:09:02 Puan :      |
|
|
tsk ler hewalim yine cok guzel yazmisiniz yureginize ve kaleminize saglik yolunuz acik olsun |
|
Yazan: serwan_amed21 Tarih : 2007-01-08 09:28:22 Puan :      |
|
|
sevgili ZANA arkadaş yazını heyecanla okudum, bir yere kadar oldukça etkiliydi ve gerçekten yerindeydi söylediklerin,oraya kadar sana katıliyorum,ama taki OSMAN BAYDEMİR e kadar olan kısmını söylüyorum.OSMAN BAYDEMİR e saygımız var,çalışmaları tatmin edici nitelikte olmasada normal şartlarda fena sayılmaz.şunu anladımki OSMAN BAYDEMİRİ sadece dışarıdan gördüğün kadarıyla taniyorsun.inan anlattığın gibi değil,yani OSMAN BAYDEMİR amed halkının seçtiği ve bu onurlu görevi ona teslim ettiği bir belediye başkanı olarak şu ana kadar halkımızı tatmin edici bir hizmet kalitesini ve özellikle şeffaflığı başarabilmiş değil,hele hele yapmış olduğu kadroların eksiklikleri ve pervasızlıkları ortadadır,eski vekilinin ve danışmanın yapmış olduğu pislikler halkımızın aklından çıkmış değil.riskli ve önemli bazı konularda sessiz kalarak kurnazlık yapmanında bir anlamı yok.böylesine onurlu bir göreve halkımız tarafından yoğun bir destekle geleceksin,ama önderliğimizin kürt halkının ulusal önderidir imza kampanyasına katılmayacaksın destek vermeyeceksin önderliğimizle ilgili hiç bir eylemlerde bulunmayacaksın,sadece ufak bazı söylemlerle işi geçiştireceksin,bütün bunlar halkımızın gözünden kaçmiyor sevgili ZANA arkadaş.mesela bir batman belediye başkanımız aslanlar gibi o kampanyaya hem destek verdi hemde savıcılıktaki ifadesindede söylediklerimin arkasındayım dedi,ayrıca hakkari belediye başkanımızda aynı yönde söylem ve desteklerini gördük,ama AMED BELEDİYE BAŞKANLIĞI ÇOK ÖNEMLİ VE STRATEJİK BİR GÖREVDİR. bunun sorumluluğu ve görevi ağırdır,bu sorumluluk ve göreve gelecek kim olursa olsun ortada verilen bir halkın haklı mücadelesi var ve bu mücadelenin verildiği bir coğrafyanın en önemli yerinde en önemli bir görev olan belediye başkanlığını yürüteceksen eğer tüm bu sormululuğun görevlerinide yerine getireceksin.bundan kaçış yok yapamayacaksan eğer bırakıp gidersin.sevgili ZANA arkadaş senin söylediklerin doğruysa eğer o zaman neden AMED halkı siyasetten ve partiden uzaklaşmış durumda, neden halkımız eskisi gibi partiye sahip çıkma sorumluluğundan kaçiyor, neden halk belediyeden oldukça şikayetçi, neden belediyelerimiz bir rant ve yolsuzlukla anıliyor,neden halkımıza şehitlerimize önderliğimize hak edilen değer verilmiyor,neden işe alımlarda kafa kol ilişkileri akrabacılık yapıliyor,size daha bunun gibi yüzlerce sorular sorabilirim.eğer bütün bu eksiklikler AMED de ve belediyelerimizde oluyorsa gerisini siz düşünün,kararı zaten halkımız verecektir. umarım ben söylediklerimde yanılmış olurum ve sayın BAŞKAN OSMAN BAYDEMİR gerçekten başarılı olur,başarılı olması içinde halk olarak onu sonuna kadar destekleyeceğiz desteklemek zorundayız, ama yapmış olduğu eksikliklerinde hesabını soracağız her ne pahasına olursa olsun...................................................................... |
|
Yazan: serwan_amed21 Tarih : 2007-01-08 11:06:31 Puan :      |
|
|
evet dediklerine katiliyorum.fakat bir yere kadar..... |
|
Yazan: ciwane-farqine Tarih : 2007-01-09 20:37:04 Puan :      |
|
|
Zana Qenco hevalim,yazinizi büyük bir zevkle okudum,paylaşiminiz için teşekürler...Şerwan_Amed21 hevalin bana göre SAYIN BAYDEMİR''e yönelik subjektif degerlendirmelerine cevap olacak nitelikte ve polemige neden olmayacak bir dille bizimle paylaşmanizi özellikle istirham ediyorum...selamlar saygilar... |
|
Yazan: zehiroo_ Tarih : 2007-01-10 16:42:28 Puan :     |
|
|
Zana hevalın yazıklarına katılmakla beraber bazı noktlarında artık çıplak bir şekilde dile getirmesinden dolayı teşekürlerimi iletiyorum... Birde bu hususu dile getirmek istiyorum ek olarak Korkunun ecele faydası yok demiş birileri... Çok iyi de demiş.. Maalesef içinde bulunduğumuz durum hani felaket tellalığı yapmaktan ziyade objektif olarak değerlendirirsem... Treni kaçırıyoruz ve enteresandır kimse bu trenin kaçacağını dile getirmeye korkuyor...GERÇEKTEN TREN KAÇIYOR ARKADAŞLAR... VE GÖZ GÖRE GÖRE KAÇIYOR ELDEN BİR ŞEY GELMEDEN...YAPMASI GEREKENLER BİR ŞEY YAPMALI ARTIK...ÇÜNKÜ BİZ HİÇ BİR ŞEY YAPAMIYORUZ... |
|
|
|
 |
| |
|