| |
| Eklenme Tarihi: 14.01.2007 Saat: 15:41 |
|
|
|
Politikada başarıya ulaşmanın yolu her ne kadar ‘ELEŞTRİ-ÖZELEŞTİR’ mekanizması görünse de bence en önemli faktör ‘SİNERJİDİR’.Beyin fırtınası yaratmak ve dolayısıyla başarıyı yakalamak.Aslında bu yazımda ANKARA’da başlayıp devam eden ‘TÜRKİYE BARIŞINI ARIYOR’ konferansı hakkında görüş belirtmekti.Ancak geçen yazımdan dolayı gelen yorumlara istinaden belki hem cevap olması açısından ve hem de konuyu derinleştirip bir sinerji yaratmak amacıyla bu yazımı da kaleme aldım.
Son iki yazımda legal Kürt Siyasetin’de yaşanan sorun ve sıkıntılara kısaca değinirken,belki unuttuğumuz noktalar ve belki de haddimizi aştığımız bölümler vardır.Ancak emin olun ki amacım sadece Barışı Başarı ile taçlandırma isteğidir.Ötesi yok.Arz etmeye çalıştığım son yazımda,resimlerden bahs etmiştim.Dikkat buyurun DEP’li milletvekillerimizin Geç Kalmış bir Adalet sonucunda serbest kalmaları ardında hem Ankara’da ve hem de Kürdistan’da akla ve hayale gelmeyecek bir kalabalık,vakur ve bağlılıkla karşılanmışlardır,keza son seçimlerde Halkımız Kürdistan’da katılımı en üste seviyeye getirecek çalışmalar içine girmişlerdir.Yine Newroz başta olmak üzere her organizasyonda cefakar Halkımız katılım sağlamıştır bu yıla kadar.Ancak son süreçte ki geri çekilme,sessiz kalmayı değerlendirirken olabildiğince hem Zülfü Yare Dokunmayı esas aldım ve hem de objektif olmaya çabaladım.Ancak Sayın Osman Baydemir başta olmak üzere yerel yöneticilerimizin eksikliklerini ortadan kaldırmaya yönelik çaba içinde olan diğer sorumlu yöneticilerimizi saygı ve takdir ile anmak istedim.Sayın Baydemir konusu ile ilgili bir yoldaşımın (ki eminim o da yürek acısı ile kaleme almıştır ve selamlıyorum kendisini)biraz derinlikten uzak gördüm.Bu yazıyı sayın Baydemir eksenli değerlendirmek istemem ama gene de cevap olunmasını gerek gördüm.Bakın erdem,var olan her yanlışın üzerine olabildiğince gitmektir,eğer gidilmiyorsa o zaman çekip gitmektir demiştik.Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve aynı zamanda İ.H.D Bölge eski temsilcisi Hanefi Işık ve Büykşehir Belediye Başkan Eski Vekili Yusuf Akgün’ün isminin karıştığı yolsuzluk iddialarının karşısında klasik sessiz duruşta bulunmamış teşhis,teşhir ve cezalandırmalarına öne ayak olması bile,bulunduğu makamın sorumluluğunu bilmesi anlamı taşıyor.Her gün yüzlerce kişi ile görüşmek zorunda kalan Sayın Baydemir ve diğer sorumlu temsilcilerimiz gelen ‘’İŞ TALEPLERİ’’ne karşın cevapsız kalmaları bir eksiklik ve iş yapmama olarak değerlendirilmemelidir.Bir kere Baydemir’in son Amed olaylarında halkı teskin etmedeki rolü inkar edilemeyecek boyutta olmakla beraber,kendisi ‘’Dün İtibari İle Kaybımız 17 İdi Lütfen Bu Sayımız Yükselmesin’’lafı bile mahkemelik olmasını gerektiren ve Halkın Onurları Olan Kahraman Gerillalarımıza sahip çıkmanın başka bir adıdır.Keza Hakkari Belediye Başkanı Sayın Metin Tekçe de P.K.K konusunda sorulan bir soruya ‘’Bana Göre P.K.K,Terör Örgütü değildir’’ sözü,Batman Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Kalkan’ın kullandığı ifadeler kadar derinlikli ve değerlidir. Son Amed olaylarının ertesinde bir T.V Proğramına konuk olan Sayın Baydemir’in hemen karşısında bulunan ve düşünsel olarak da uzak kalan Prof.Dr,Süheyl Batum,Baydemir’e dönerek tüm’Türkiye karşısında sizden özür diliyorum ve size saygılarımı sunuyorum’meailindeki açıklaması sanırım tüm soruların cevabı niteliğindedir.
Neyse ki bu örnekleri çoğaltabiliriz.Ancak başta Amed olmak üzere gezip görebildiğim kadarı ile Kürdistan’ın bir çok yerinde etkinliklere layıkıyla katılımın oldukça düşük tutulmasının nedeni maalesef ki Yerel ve Parti Yöneticilerimizdir.Ancak isimleri geçen yöneticilerimiz gibi gerçekten saygın olan yöneticilerimizi de her alan ve şartta sahiplenmek birincil vazifemiz olmalıdır.Kesinlikle eleştri ve sinerji olmalı ama bazılarının eksikliklerini de başka kişilerden ve kurumlardan çıkartmanın pek bir yararı yoktur sanırım.Burada elbette ki yanlışlıkları ortaya çıkarma amacındayım ben,bunu yaparken de güzel yanları ve şahısları da olumlu yönde değerlendirmek gerek takdir edersiniz.
Bakın Legal Parti Yöneticilerimiz o kadar kişisel ilişki ve çalışma içindedirler ki, Barış Haftası etkinliklerinde ki bir basın açıklamasına bir elin parmakları kadar insan katılmıştı,keza Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah ÖCALAN’a yönelik komplo ve buna benzer organizasyonlarda katılımın olmaması,bununla birlikte ciddi bir örgütlenme olmaksızın Amed olaylarındaki Halkın Serhıldan çalışması ve sahiplenmesi çok güzel ve önemli bir cevaptır işini yapamayan Yöneticilere.Tüm bu örnekler Halkın Yöneticiliğine soyunanların içinde bulunmaları gereken durumun ne olması gerektiğinin bir göstergesidir.
NOT= Eylül 2006 tarihinde Amed’in Koşuyolu Parkında T.İ.T denilen Terör örgütünün yaptığı eylemle onlarca insanımız ölmüştü.Bunlar arasında Zilan,Şilan,Mızgin,Evin ve anneleri Faide Demir hayatlarını kaybetmişlerdi.Hebun o gün olay yerinde olmadığı için kurtulmuş ancak sevgili Barış sol ayağını bilekten kaybetmişti.Dün sevgili Barışla birlikteydim.Konuştuk şakalaştık biraz onunla,kısa bir yolculuğumuz oldu,hala hayat doluydu ve hüzünlü gözlerinin arasında ufak da olsa gülücükler vardı.Olayın ilk günlerinde kurumlarımız mağdur baba Mehmet Demir’i işe alacaklarını duyurmuşlardı.Ancak hala sevgili Mehmet Demir işe alınmış değil ve mağduriyeti devam etmektedir.Hebun’un eğitimini bir Sur Belediyesi ve Barış’ın ayağına protez takılmasını da İ.H.D üstlenmiş.Ancak kanımca mağduriyetin giderilmesi için baba Mehmet Demir’in mutlaka bir yerlerde istihdam edilmesi şart.Bu konuda her kesi ve kurumu duyarlı olmaya davet ediyorum |
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: Sidar1-lotus Tarih : 2007-01-15 12:42:48 Puan :      |
|
konusmanin ne anlami var
insanin yankisi olmadikca...
politikada konusmanin yeride birakmadilar
elestiri ozelstiri de mrjinal bir gunah cikarma ve gunah kecisi arama sorunu oldu
sevgili dostum Zana-Qenco
her konuda ilgili ve duyarli davranmasi beni sevindiriyor
saygilar
SIDAR OZGUR |
|
Yazan: serwan_amed21 Tarih : 2007-01-15 13:36:54 Puan :      |
|
|
sevgili ZANA yoldaş yapmış olduğun değerlendirmelerin ve söylemlerin yerindedir, bu konuda sonuna kadar seni destekliyor ve böylesine güzel yazılarının devamını bekliyoruz.bir konuya değinmekte yarar vardır.diğer yazında yapmış olduğum bir yorumum olmuştu,ordaki yorumum kesinlikle artniyetli değildi,amacım önemli görevlerde bulunan yetkililerimizin sorumluluğunu yeterince yerine getiremediğini bundanda halkımızın beklentileri umutlarının yara aldığını söylemeye çalışmıştım,taktir edersinizki bu onurlu mücadelemizin bu günlere gelmesinde halkımızın muazzam fedakarlığı şehitlerimizin kanları ve önderliğimizin çabalarına layık olabilmek içindir tüm dileklerim...kürt ulusal mücadelemizin içerisinde kendi çabam ve gayretlerim ölçüsünde yaklaşık olarak 21 yılım geçti ve halende bu kutsal mücadelemizin içerisinde yine kendimce bir şeyler yapma gayreti içerisindeyim,zindan hayatımız oldu baskılarla geçen günlerimiz oldu ama yinede umudumuzu ve kararlığımızı aynı azim ve aynı cesaretle sürdürmeye çalışiyoruz,,çalışmayada devam edeceğiz..çünkü önderliğimize partimize ve halkımıza karşı sorumluluğumuz ve görevlerimiz var.onun içindirki böylesine onurlu mücadelemize karşı yapılan yanlışlıklar ve hataları kabullenemiyoruz,,bizler yurtsever insanlar olarak mücadele geçmişimizden gelen büyük özverili ve kararlı çalışmalarımızın bize vermiş olduğu inanç ahlak ve ilkelerimize bağlılıklarımızdır bizi biz yapan asla ve asla bu inanç bağlılık ve kararlığımız bizi zafere götürünceye kadar azalmadan çabalarımız sürecektir,,, bu amaçla kim olursa olsun bilerek bu mücadeleye zarar verenlerin yakasını bırakmayacağız hesabınıda çok ağır bir şekilde soracağız.sevgili ZANA yoldaş birde şunu seninle paylaşmak istiyorum,geriye dönüp baktığımızda nice kahraman önderlerimizi bu kutsal mücadelede şehit vermişiz nice yurtsever halkımızı kaybetmişiz bütün bunları unutmak ve yürğinde taşımamak bağlı olmamak en büyük ihanetlerden biridir bence,,en zor şartlarda bile bu mücadeleden çıkarsız menfaatsiz beklentisiz bir şekilde mücadeleyi sürdürmektir görevimiz.çok küçük çıkarlar ve hesaplar yüzünden küsmüş ilişkisini kesmiş uzak durmuş ve bir katkı sunmayan insanlarımızı mutlaka pkk sabrıyla mücadeleye yeniden kazandırmak gerekir,,yerel yönetimler bizler için gerçekten çok ama çok büyük bir şanstır, bunu zamanında pratik olarak mükemmel bir şekilde ranttan yolsuzluktan kafa kol ilişkilerden uzak başarılı bir şeffaflık herkes için adil paylaşım şeklinde yapabilseydik bu gün durumumuz çok daha farklı çok daha güçlü çok daha güvenilir olacaktı,ama şimdiye kadar bunu gerçekleştiremedik,,, işte bundandır isyanım ve eleştirilerim...daha öncede dile getirmiştim, yolsuzluk ve rant elde edenlerin ölümle cezalandırılması yapılsaydı eğer idiia ediyorum ve eminimki bu gün yerel yönetimlerimizin sayısı üçe katlanmış olacaktı...fakat yapanın yanına kar kaldığı için halkımız bunu sindiremedi içine....ben sözlerime burada noktalamak istiyorum......................sizlere selam ve saygılarımı sunuyorum...yazılarının böylesine anlamlı ve dokunaklı olmasını bekliyorum........ |
|
|
|
 |
| |
|