|
Yazımda, son dönem DTP sorunları, kongreler ve son olarak Ahmet Türk’ün açıklamalarıyla olağanüstü kongre kararına kadar giden süreçle olası gelişmeler dikkat çekmeye çalışacağım.
DTH’de olan, kongre sürecinde olmayan
Değiştirilmek istenen, DEHAP sürecindeki tasfiyeci eğilim olarak değerlendirilen eğilimin yaptığı yanlışlara alttan üstte bir örgütlenmeyle, başarılamasa da, ortaya çıkan DTP’nin de düşmesi anlaşılır gibi değildir. Hani bu örgütlenmeyle kliklerin, hiziplerin etkisi kırılacaktı? Sorun nedir? Birçok il ve ilçede kongrelerini yapan DTP kuruluş perspektifiyle ne kadar hareket etti? Yapılacak olan kurultay, eğer kongreler alttan üstte bir çıkış fikriyle yapılmadıysa ne anlam ifade edecek? Neden yangından mal kaçırır gibi kongreler yapılıyor? Kanımca bu soruları sormak, şimdilik de cevapsız bırakmak, kurultay öncesi yararlı olacaktır.
Memur mantığı ile DTP çalışamaz
Çok net çizgiler çekmek gerekiyor. Halkın partisinde halkın hizmetçisi olamayacaklar, bu partide çalışamaz. Sabah 9, akşam 5’le olmaz bu işler. DTP’de üreten, devinimci, değiştiren, dönüştüren bir yapılanma gerekiyor; bunun yolu, halkın içinde olup halkın içinden çıkmamaktır. Bu gereğin dışına çıkmak, demokratik komünalizm modeliyle ters düşmektir. Kürt halkı, bağrında memur mantığıyla, halkı cahil gören, siyasetten anlamaz gören, ekonomik ve siyasi rant peşinde olan kimselerin oturdukları masaları kafasına geçirebilecek yiğit evlatları barındırıyor. Gözlemim odur ki, ateşkes süreci ile bir netleşme süreci yaşanıyor ve halkta bir kararlaşma durumu netleşiyor. Bu kararlaşma, sözü edilen mantığı darmadağın edecek güçtedir. Bunun böyle bilinmesi gerekiyor.
Ahmet Türk’ün eleştirisi yerindedir; ancak…
Tespit edip eleştirmek değişimin, yenilenmenin sadece başlangıcıdır. Bu anlamda yapılan teşkilat kongreleri göz önüne alındığında, yine ateşkes ve Kerkük süreci birlikte değerlendirildiğinde, hızlı ve etkili bir yapılanma süreci gerekiyorsa da bu, “bir enkaz var” şeklinde değerlendirilmemeli, sadece bazı eksik, yetersiz algılamalardan kaynaklı pratikleşme sorunu olarak anlaşılmasıyla beraber demokratik komünal esaslı bir çizgi mücadelesinin olmasının olağanüstü kongre öncesi yararlı olacağını düşünüyorum.
“Sosyal projelerle halka gidilmelidir”
İşte çözüm budur: Sosyal projelerle halka gitmek… DTP’nin kuruluş esprisinin esas finali bu projelerin yaşamsallaşması ile olacaktır. Bunun için önce, siyasi ve ekonomik rant olgularına gerçekçi yaklaşıp paklanmak gerekiyor. Gerisi halk meclislerinin işletilmesiyle gelecektir. Örgütlenme deyince akla falanca yöneticinin kızı, oğlu, yeğeni vs. gelirse, buna ekonomik ve siyasi rant olgusunu ekleyerek aile şirketi demek daha doğru olacaktır. Aile şirketlerini bu eğilimleri üstüne yıkmak da gençliğin ve kadının boynunun borcu olmalıdır.
İttifak çalışmaları olacaksa dikkat!!!
DTH sürecinde Celal Doğan’la ilişkiler gereksiz uzatıldı. Partileşme sürüncemede kaldı. Bu sürüncemenin nedenleri hala ortadan kaldırılmadı. Ateşkes sürecinde ittifaklarda dikkatli olmak gerekiyor. Zira bazı eğilimler sızarak “ateşkes uzatılsın” deyip devlet ve hükümetçe ateşkese doğru yaklaşım gelişmemişken bir oyalama yaratma girişimleri olabilir. Temkinli ve öngörülü olmakta yarar var.
Hareket, sendika, dernek vs. ile ilişkilenmek önemli
Mevcut hareket, sendika, siyasi parti dernek vs. ile paradigma doğrultusunda baskın gelmeye çalışmadan demokratik platformlarda buluşmak, didişmeyi kesmek, bir gafletten uyanış olarak acil bir görev olarak DTP’yi bekliyor. Sözünü ettiğim öneriler, eleştiriler ve değerlendirmelerle kongreye bir katkı sunarak, DTP’ye çalışmalarında başarıla diliyor, gerçekleştirilen “Türkiye Barışını Arıyor” konferansını selamlıyorum. |