| |
| Eklenme Tarihi: 22.01.2007 Saat: 23:22 |
|
|
—günlüğümden bir yaprak- Ucu yanık bir gölgenin kıyısında mülteci uçurumlar, dalgın ve yorgun ikindiler. İliklerine kadar serinliği içmiş denizin dalgalarında duruluyorum boylu boyunca bir tarihe tanıklık etmiş ayaklarımı ve ellerimi. Ufuktan usulca yitiveren güneşin ihtişamına dalarken arınan ve tuhaf bir erince kapılan benliğimi, batan güneşin kendisinden neleri alıp götürdüğünü o an düşünemiyorum. Ayak sesleri, çığlığı ve hafiften süzülüşü ıssızlığın. Anıların darağacında sallandığımdan beri öylece diri dururum ama sürüncemede kalan bir ölümün pençesinde. Adımlarım ilerliye ama yüzüm geriye doğru. Ve sonra hem dün hem de yarın için yarım yamalak çarpan yarım yamalak yaşayan yüreğimin serzenişleri. İster istemez dudağımdan dökülüyor “ her ömür eksik, tadı kadar bitmemişliğinden huzursuzluk veren bir şiir gibidir.” Birazı sahibince birazı şansızlıkça yazılan bir şiir… Ateşin alazından mürekkebi karaya çalmış, kanayan dizelerle içimde özlemi hep çocuk bir şehri arıyorum. Orada bir yabancı gibi durup, anlayışsızlığın şerrinden ağlamaklı yalnızlığım olsa da o şehri arıyorum.
İyi ki Varsın
Bir şey biliyorum Ne çıkar sefayla aran şekerrenk olsa Ne yazar bir elin yağda bir elin baldaysa İşte cemresin uçsuz toprakların ayazında Yurtsuz mendil satıcılarına yanıyorsun Birde suya inerken vurulan ceylanlara
Bir şey biliyorum Kanın kutsanmış aşkların damarlarında Kentlerin ninnilerine hırçınlığı aşılıyorsun Biliyorsun ki sahtedir siyah beyaz coşkular Aşina değil sana selamsız sabahsız dostluklar
Bir şey biliyorum Çocukluğun düşlerin salkımından Bir yanın uçurum ustası sürgün Olsun diyorsun çığlığın şarkıların kilinden Direncin göğsüne kuş sesleri takıyorsun
Bir şey daha biliyorum İyi ki varsın sonrası zır cahilim Her sabah güneşi suluyorsun Benzi açılıyor ışığın Maviyi seviyorsun yüreğidir sonsuzluğun Birde senin
O sıcak eli, insan yüreği arıyorum. Yok. Yoksun! Yarım bir şiir ve sonra yokluk. Tamamlandı işte hayatın tanım denklemi. Olsan ve gelsen, yarılanmış bu şiirin diğer yarısını şansızlığa bırakmazsan diyorum. Mırıltılarım gecenin yaprağından kayarak uluorta çınlıyor duyuyor musun? Uz geldim, gelmemiş gibiyim. Kendimi orada bıraktım, burada kayboldum. Şu uzağı aza dönüştürsen. Çözsen şu bilmecenin şom düğümünü. Doğru yaaa, sen hep iyiye dair olanı düşündün. Sana kalsa her şey, mutluluk beni harfiyen dinleyen bir kul olurdu. Suç: hayat şiirimin diğer yarısına hükmetmeye çalışan günahkâr etmenlerde. Sıcak ellerini, insan yüreğini arıyorum. Mırıltılarım yıldızlara çarparak yeryüzünde ağıda dönüşüyor. Gece ağlıyor, çılgın ve içten. Gecenin gözyaşlarını toplayıp odamdaki çiçeğin kırışan tenine serpiyorum. Her çiçek insanlığın koksun diye. *** Ucu tutuşan gölgeler şafağa açıldı.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: siyaevine47 Tarih : 2007-01-29 15:14:22 Puan :      |
|
Yüreğine sağlık Heval
SERKEFTIN |
|
Yazan: pelveda Tarih : 2007-02-01 09:40:59 Puan :      |
|
|
cok güzel yazmışsın heval agzına saglık |
|
Yazan: mardinliruken Tarih : 2007-02-04 12:13:11 Puan :    |
|
eline saglik yoldas cok dogru söyliyosin bazen gölgeler isiga karanliklar aydinliga geceler gündüze cikar.bazende gönesin üzerine kara bulutlar culanir gunduzleri karartir bagok daginin derinliklerinde cicekleri soldurur yoldas cunki tabiat hep göcluden yanadir.iste tam burada bizden diha cok fedakarlik ve direnmek duser.
|
|
|
|
 |
| |
|