| |
| Eklenme Tarihi: 2.02.2007 Saat: 20:03 |
|
|
|
13-14 Ocak tarihleri arasında Ankara İçkale Otel’de gerçekleştirilen ‘Türkiye Barışını Arıyor’ Konferansı ile ilgili menfi ve müsbet bir çok görüş dile getirildi ve yazıyla da kamuoyu bilgilendirildi. Bir defa şunu açıklıkla ifade etmekte gerek vardır ki, toplantıya katılan her kes ama her kes ‘BARIŞ’ olgusunun Türkiye’de zaman geçirmeden hayata geçirilmesinin elzem olduğunun altını çizmişlerdir. Öyle ki; asırlık çınarlarımız Yasar Kemal, T.Ziya Ekinci ve Vedat Türkalı’nin hem kullanmış oldukları dil ve hem de katılımcılarla yaşamış oldukları diyalog bizi teyid edici niteliktedir. Toplantıya katılan kesimlerin profiline bakıldığında, toplumun değişik katmanlarından mütesekkil bir yapılanmayla karşı karşıya kaliriz. Ülkemizde ilk ‘Kürt Raporu’ hazırlayan Prof. Dr. Doğu Ergil’in; ’bu konferans bir devrim niteliğindedir’ sözü, Konferans’ın sahikasıdır.
Bu cogarafyada son 30 yıldır çok acı ve kayıplar yaşandı. Bu süre zarfi içinde, konuşması gereken bir çok kişi ve kurum sessziliği seçtiler. Ancak yaşanan gelişmeler ve çatışmalar ve de kayıplar, artık kimseye susma hakkı vermiyordu. Konferansın hemen akabinde, başında bir iki günlük derin bir sesszilik yaşandı. Doğrusu şahsım olarak ben de Konferans’ı geç ele almamın başlıca nedeni eleştri ve yorumların en son halini alarak değerlendirme yapmak istememdir. Kimlerin Konferans’a katıldığı zaten hepinizin malumu. Ancak katılanların kullandığı dil ve tavsiyeleri oldukca düzeyli ve verimli. Bir Bariş Anası’nin Kürtçe konusmasının sonunda salondaki her kesin alkişla onay ve destke vermesi, konuşmanın içeriginden çok bir DİL üzerindeki yıllardır süregelen inkar ve imhanın bir işe yaramadığının miladi oluyordu. Aslında Konferans sırasında yaşananlar, kullanılan argumanlar, dilek ve temennilerden çok beni katılımıyla hem sevindiren hem de şaşırtan bir icabet vardi ki, bunu anlatmadan edemeyeceğim. Bu kişi, Faili meçhul cinayetlerin olağanlaştığı bir dönem olan 90’lı yıllarda, M.İ.T Diyarbakır Bölge Müdürlüğünden sonra M.İ.T Müstesar Yardımcılığından emekli olan Cevat Öneş. Öneş'in Konferansa katılımın şaşkınlığı henüz her kesin damağındayken, gazete ve televizyonlara verdiği demeçte bir ezberin bozulmasina sebep olmuştur. Konferansın gazetedeki ilaninda kullanılan dilden dolayı Konferansa katılmayi uygun gördüğünü ifade ediyordu. Öneş bu sureçte, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın söz ve paradigmalarına kulak tıkamaktan çok, dikkate alınmasının, çözüme katkı sunacağına yönelik açıklamaları artık sorundaki klasık inkarın ötesine bir geçisin yaşandığının göstergesi olmuştur. Elbetteki hem bizlerin kullanacağı dili iyi hesaplamanın yani sira, dışımızdakilerin de kullanacağı kavramları ciddi bir şekilde ele almak durumundayız. Ne tümden inkar ve ne de tümden kabul. Yani hepinizin kafasında, ’M.İ.T Müstesar Yardımcılıgı yapmış birine, dikkatli davranmalıyız’ ifadelerinin geçtiğini farkındayım. Ama, açıklıkla ifade etmek isterim ki, tüm basının ‘GERILLA’ lafi nedeniyle yüklendigi Yaşar Kemal’e bile sonsuz saygı beslediğini ve kelimeler üzerinde durmaktansa bir halçaresine bakılmasının elzem olduğu bir sorun ile karşı karşıya olduğunun altinı önemle çizmiştir. Burda amacım,Öndeş’i topluma mal etmek ya da bastacı etmek değildir. Amacım eğer ki ‘Barışa’ talipsek ki öyleyiz, o zaman her ağıza kulak kabartmalıyız.
Artik kimse ölmek ve öldürmek istemiyor. Çok kaba ve klasik bir söylemle, bu ülkedeki her kes adam akıllı ve anayasal bir gerçeklikle yaşamak istiyor. Bunun altina imza atan her kes bizim için takdire ve takibe sayan olmalıdır. Yıllarca P.K.K saflarında silah kullanmış, daha sonra sayın Öcalan’in talep ve istegi üzerine, ’Bariş Gurubu Niteliğinde’ ülkeye gelmiş olanlardan sayın Seydi Firat ve Sayin M.Şirin Tunç’un konferans sonundaki sevinçlerine her kesin ortaklık etmesini dilemeleri çok güzel bir enstantane olmuştur. Bu günkü amacım Konferansı tekrar Halkımızın Gündemine yerleştirmekti. Bununla birlikte sinerji yaratması adina bir kaç örnek de verdim. Bir sonraki yazımda Konferansın devamı için bizlerin izlemesi gereken yöntemler hakkında görüşlerimi ifade edeceğim. Ama Barışa olan inanç ve umutlarının işildadığı o kadar gözün mutlaka en kısa zamanda ‘Barış’la müjdeleneceğine yönelik inancımı da paylaşmak isterim… |
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: jiamara Tarih : 2007-02-10 20:44:08 Puan :      |
|
|
|
|
 |
| |
|