|
Eski çağlarda şehirlerin etrafı surlarla kapatılırdı. Tek amaç güvenlikti. Şehir sadece surun çevrelediği alanla sınırlı olurdu.
5.5 kilometrelik surları olan Amed, 1960’a kadar sur içinde olan bir şehirdi. 1960’tan sonra göçlerle birlikte sur dışına binalar yapılmaya başlandı. Önce birkaç ev, sonra birkaç sokak oluştu. 1980’lere gelindiğinde sur dışında yeni mahalleler ve yeni semtler ortaya çıktı.
Böylece şehir nüfusu 60 binden 300 bine yükseldi. 1990 sonrası da köy boşaltmaları ile büyük göçler gelişti ve 2000 yılına gelindiğinde nüfus 1.5 milyon oldu.
Şu söz çok duyulmuştur: “Amed, 4 bin yıllık bir şehir.“ Yani 4 bin yıllık tarihi olan yer surların içi oluyor. Ancak Kürtlerin elinde olmayan bu şehir öyle kötü yönetildi ki... 4 bin yıllık tarih yapılarıyla, yerleşimiyle, düzenlenmesiyle dejenere edildi.
Önce HADEP, bugün de DTP belediyeleri 1999’dan bu yana Sur Belediyesi’ni elinde tutuyor. 1999’dan bu yana Suriçi’nde yapılan çalışmalarla şehir eski tarihi görünümüne ulaştırılmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya’ya gelen Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ile bu konuyu görüştük. “Neler yapıldı, neler yapılacak ve Suriçi nasıl bir görünüm kazanacak“ sorularını yönelttik. Demirbaş, Suriçi’nin müzekent yapılması için yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
Tarihi yolculuğa hazırlık Abdullah Demirbaş, tüm çalışmalarını anlattıktan sonra duygulandı ve şöyle konuştu: “Bin yıldır korunmamış değerleri korumaya çalışıyoruz. Suriçi’nin tarihi zenginliğini açığa çıkarmayı hedefliyoruz. Çalışmalarımız bittiği zaman şu olacak; insanlar Suriçi’ne girdiğinde 2 bin yıl önceye gidecek. Görüntü insana o atmosferi verecek.“
Suriçi tarihi özelliği dışında Amed’de şu nedenle de önemli bir yer: Sağlık kuruluşlarının ve otellerin çoğu burada. Tüm bu nedenlerle surun içi gece 104 binken, gündüz 450 bin nüfusa ulaşıyor. Suriçi’nde 33 medeniyetin izleri bulunuyor. 16 mahallesi olan Sur Belediyesi, 4 bin yıllık bir tarihe sahip. Bu nedenle çok kimlikli, çok dinli, çok dilli ve çok kültürlü bir yer. Demirbaş, “Suriçi’nde Keldaniler, Süryaniler, Ermeniler, Êzidîler, Aleviler ve Müslümanlar yaşıyor. Çok dilli belediyeciliği de bunun için önemsiyoruz“ diyor.
Felsefe öğretmeni belediye başkanı Suriçi’ni eski tarihi dokusuna kavuşturmaya çalışan Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, bir felsefe öğretmeni. İlkokulda yazar Faysal Dağlı ile aynı sıraları paylaşan Demirbaş, Lice’nin yakılan bir köyünde, Sisi’de doğuyor. Çocukken ailesi Suriçi’ne yerleşiyor. Liseye kadar eğitimini burada tamamlayan Demirbaş, üniversite eğitiminden sonra 17 yıl değişik liselerde felsefe öğretmenliği yapıyor.
Yani son seçimlerden bu yana Sur Belediye Başkanlığı yapan Demirbaş, burada büyüdüğü için kendisini buraya ait hissediyor. Bu ayrıntı çok önemli. İnsanlar, büyüdükleri yeri her yerden daha çok severler. Bu nedenle de Demirbaş’ın Suriçi’ni müzekent haline getirme çabası daha anlaşılır oluyor.
HADEP, DEHAP ve DTP belediyeleri ne yaptı? 1999’dan bu yana Amed’deki belediyeleri yöneten HADEP, DEHAP ve DTP, bazı kesimler tarafından “Sadece siyaset yapıyorlar” şeklinde eleştiri alıyor. Demirbaş, “Böyle eleştiriler var. Bunun haksız bir eleştiri olduğunu Kürt kamuoyu biliyor. Ama bir de sizden dinleyelim. Neler yaptınız” şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
“Belediyelerimiz 70 yıldır görülmeyen hizmetler yaptı. Amed’in su sorunu giderildi. Altyapı hemen hemen bitti.
80 yıldır hizmet görmemiş 97 köy Amed’e bağlandı. O köylere yol yapıldı. Bazılarına kanalizasyon ve su götürüldü.
Belediyelerimizin çoğu borçlarını bitirdi.
Bizden önce personel maaş alamıyordu. Şu anda tık alıyorlar ve eski maaşları da ödeniyor.
Sur Belediyesi’nin 23 trilyon borcu vardı ve maaş ödemiyordu. Ama 7 yıldır personel maaşı ödeniyor ve borçlar 13 trilyona indi.
Sur Belediyesi’nin kepçesi, kamyonu bile yoktu. Araç-gereç alındı.
Önce belediye başkanlarını halk sokakta göremezdi. Biz halk toplantıları yapıyoruz. Kamuoyuna hesap veriyoruz. Ay ay gelir-giderlerimizi açıklıyoruz. Siyaset yapmamıza gelince...
Parlamentoda olmadığımız için siyaset yapmamız bir zorunluluk. Halk belediyeciliğini esas alıyoruz. Bu da sadece yol, su, kanalizasyon ve temizlik değildir. Toplumsal ve yönetimsel sorunlarla da ilgileniyoruz.”
Belediyenin yaptığı çalışmalar • Bütün tarihi eserler belgelendi ve arşivlendi. • Melik Ahmed Caddesi ve Gazi Caddesi tarihi dokuya uygun bir şekilde düzenlendi. Asfalt değil bazalt taşlarla örülü. Bu caddelerde yürürken eski küçe yapılarını görüyorsunuz. • Kültürler Sokağı Projesi bitmek üzere. Bu sokakta Kilise, Cami, Havra, Cemevi ve Êzidî Evi olacak. Çünkü; Suriçi’nde bu kültürlerin hepsi halen yaşıyor. • Tarihi çeşmeler restore edilecek. Suriçi’nde tarihi çeşmeler ünlüdür. Her yerde onları bin yıl önceki dizaynıyla göreceksiniz. • 279 tarihi olmayan harabe yapı vardı. Bunların 110 tanesi temizlendi. Oralara park ve yeşil alan yapıldı. Diğer harabe binalar da kaldırılacak. Sahipleriyle anlaşılırsa oralar da yeşil alana çevrilecek. • Kurşunlu ve Nasuh Camileri’nin arası yeşil alana çevrilecek. • Yıllardır işgal altında olan ve görünümü olumsuz etkileyen surların etrafı boşaltılıyor. Bunu yaparken orada yaşayan insanların mağdur edilmemesi için de özel çaba harcandı. 265 ev ve 100’ün üzerinde işyeri vardı. 135 ev ve tüm işyerleri yıkıldı. Yıkılan binalar kaldırıldı ve oraları yeşil alan oldu.
firazbaran6@hotmail.com |