| |
| Eklenme Tarihi: 15.02.2007 Saat: 00:48 |
|
|
Bazı tarihler vardı insanın unutmayacagı,daha dogrusu unutmak için hiçbir gerekçesinin olmadığı.İşte Kürdün tarihinde ve talihinde 15 Şubat o günlerden bir gündür.Muhtemelen 15 Şubat’ın kahredici soğukluğu ve yaşananlardan her kes bilgi sahibidir.Ve yine muhtemeln bu günün anısı ve acısına istinaden bir çok şey söylenecek ve yazılacaktır.Ancak bu önemli ve kritik süreçte Kürtler’in hala devam eden Komplonun karşısında nasıl duracağı ve alacağı tavrın ne olacağı konusunda daha fazla düşünce ve eylem birliği içinde olması en elzem olanıdır.Kürtler elbetteki gelinen sürece kadar,her alanda ÖNDER ÖCALAN’ı sahiplenmiş ve unutulmamasının motor gücü olmuşlardır.Zaman zaman yapılan eylemler o kadar görkemli hal almıştır ki dostu da düşmanı da hayretler içinde bırakmıştır.Dünya tarihinde LİDER'i uğruna kendi bedenini ateşe veren bir HALK’a daha rastlanmamıştır KÜRTLER’den ve Sayın ÖCALAN’dan gayrı.Bu bile devam eden Komplonun sonuçlanmamaya mahkum olduğunun en bariz göstergesidir.Evet KÜRTLER son süreçte her alanda gösteriler yapmakla birlikte,Demokrasi karşıtı güçler KÜRTLERE uyguladıkları ve KOMPLONUN nisbi bir devamı olan baskı ve tutuklamalarla karşı karşıya kalmışlardır.Bu bağlamda protestoların demokratik teamüller içinde devam etmesine hiç kimsenin ses çıkarma hakkı ve haddi yoktur.
Başta Türkiye ve Ortadoğu’da devam eden çarpık devlet hiyerarşisi ve onun devamı olan kirli ve karanlık güçlerin oyunlarını boşa çıkarma,halklar arasındaki suni çelişkileri def etme yolunda emin adımlarla ilerleyen Sayın ÖCALAN,büyük bir kurtarıcı olması hasebiyle korsanvari bir yaklaşımla Esir alınmış ve Türkiye’ye teslim edilmiştir.Esaretin ilk dönemlerinde Kürtler’in göstermiş olduğu tepkiyi dönemim A.B.D Dışişleri Bakanı’nı bile hayretlere düşürmüştür.Aynı zamanda,dönemim Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit daha sonraları yaptığı açıklamada;A.B.D’nin ÖCALAN’ı bize teslim etme nedenini hala anlamış değilim demek suretiyle şaşkınlığını ve başarısızlıklarını dillendirmiştir.Peki neden Sayın ÖCALAN teslim edildi?Elbette ki bu sorunun cevabı geçen yıllar içinde verilmiş ve bunun Uluslararası bir konsept olduğu ayyuka çıkmıştır.Bunun artık sağır sultan tarafından biliniyor olması,Sayın ÖCALAN’ın haklılığının başka bir teyididir.Yaşanan bu dönemde,artık her şey anlaşılmış ve bu konuda da kamuoyu yaratılmıştır.
Peki salt eylemsellikler,basın açıklamaları,paneller,protesto yürüyüşleri ve saldırılar bu Komplonun boşa çıkarılması için yeterli gelecek mi?HAYIR yeterli değil.Hem de hiç yeterli değildir.Zira Sayın ÖCALAN’ın esir edilme nedenlerini iyi irdelemek gerekir.Başta da arz etmeye çalıştığım üzere,Ortadoğu Halkları arasındaki suni çıkmazları ve sorunları,çelişkileri ve kirlenmişliği,çeteleşmeyi ve halkın kaynaklarının başka güçlere peşkeş çekilmesinin önüne geçmenin mimarı olmaya talip olduğunu ifade etmiştir Sayın ÖCALAN.Bu bağlamda sorumluluğunun çok olduğu her kesin malumu olmalıdır.Tabiri caiz ise ‘Suçlama’çok ağır olunca bunun karşısında da çok güçlü durmak gerek.Bir kere Sayın ÖCALAN’ın talip olduğunu ifadelendirdiği ve bu uğurda çalışmalar içinde olduğu mücadelenin büyüklüğünü ve sonuçlarını da iyi ele almak gerek.Sadece Kürt Halk’ı için değil bütün İnsanlığın ferah ve mutluluğu için çaba ve eylem içinde olmak gibi bir ‘SUÇ’ile karşı karşıyadır.Ve tabiri caiz ise Suçu ağır ve dolayısıyla sahiplenme de o ölçüde anlamlı ve görkemli olmalıdır.En başta Sayın ÖCALAN’ın fikirlerinin mümkün olan en geniş kitlelere ulaştırmada olabildiğince cesur ve bereketli olmalıyız.Elbetteki bunun ucunda maalesef ki Linçler, lanetlenmeler ve hatta ölümler olacaktır.Ancak bu sorumluluğumuzu unutmamız anlamına gelmemelidir.Bir şeyi ifadelendirmeden ve zülf-i yare dokunmadan da edemeyeceğim.Maalesef ki biz,Sayın ÖCALAN’I anlayıp kavradığımızı iddia ediyoruz ancak başka halk popülasyonlarına iletmekte kısırız.Bunda kimse kendini geri plana atmamalı.Bir bütün olarak hepimiz bu konuda özeleştri vermek durumundayız.
Peki bunun için yüreğimizde mecal ve dilimizde arguman yok mu? VAR,hem de tüm dünyayı dize getirebilecek kadar.Burada Sayın ÖCALAN'a bağlı olduklarını ifadelendiren bizlere bir gönderme yapmak istiyorum.Sayın ÖCALAN'ı sadece kuru sloganlarla sahiplendiğimizi ve bunun yeterli olduğunu düşünüyorsak bir yanımız eksik demektir.'Beni Anlayın'ifadesinin bile yer yer ve kimi kesimler tarafından,Ağır Totaliter Bir Baskı Kurmakla ifadelendirilse bile,bence evet yeterince anlamıyor ve algılamıyoruz.Bununla da kalmayıp anladığımızı iddia edip yalan yanlış durumlara bile giriyoruz.Artık Komplonun,ilk ve son durumu hakkında hepimiz az-çok bilgi ve yorum sahibiyiz.Çnemli olan bundan sonra nelerin yapılacağıdır.Bu soruya vicdan sahibi her kes gereken cevabı vermek ve durumundadır aslında.Ancak kaçımız vicdanın en saf ve sağlam sesini dinlyor o biraz Muamma.
Bir Halkı yok olmanın eşiğinden alıp,bahs edilen ve resmi anlamda olmasa da varlığına dair neredeyse çok şeyin kabul edildiği bir yapıya kavuşturmanın mimarı olan Sayın ÖCALAN her kes çok İRADE olmayı hak eden biridir kanımca.O zaman görev bilinci ve aşkıyla,Sayın ÖCALAN'ın misyon ve manifestosunun takipçisi olmalıyız.Tertemiz ve Özgürlük aşkıyla yanıp tutuşan duygularının yanına bedenlerini de ateşe veren Aziz ŞEHİTLERİMİZ'in 'unutmak ihanettir,unutmadık unutturmayacağız'şiarını hayatımızın her alanına yayıp sahipleneceğiz her yerde ve her alanda.Bu bağlamda ÖNDER ÖCALAN'ın içinde bulunduğu durumu protesto edenler başta olmak üzere tüm Özgürlük ŞEHİTLERİMİZİN Anıları öünde ta'zimle eğiliyor ve komployu kınıyorum...
Bir ses duyulur uzak ADALAR'dan DAĞLAR'a ve HALK'ına sevdalı bir ses Sonra Kurşunlanmış mahrem yerlerimize Merhem olmaya adar kendini Büyük ADA'lı Ne Güneş balçıkla sıvanır Ve ne de Güneşin gün yüzüne kelepçe vurulur Yanlıgılıklarını anlayacaklar bir gün Ve dergahında affa duracaklar ÖNDER'im...
Beyinleri ve bilekleri pislik içinde kıvranmaya mahkumların oluşturduğu ve adına EHİRMANIN ORDULARI denilenler tarafından,fikrine ve zikrine zerre kadar halel gelmemiş ama FİZİĞİ esaret altına alınmış KÜRDİSTAN DEMOKRATİK KONFEDERALİZM ÖNDERİ SAYIN ABDULLAH ÖCALAN'ın uluslar arası bir komployla esir edilişinin yıl dönümünde,komployu ve işbirlikçilerini şiddet ve nefretle kınıyorum.Ve bilinmelidir ki KÜRDÜ yok olmakla yüzyüzeyken tekrar dirilten SAYIN ÖCALAN,ZÜMRÜT-Ü ANKA kuşu misali Küllerinden Yeniden Kendini Yaratmasını bize öğretti ve kendisi bunun en iyi savunucusudur.Bu sürecte O'na,ancak O'nu anlayarak ve söylemlerine kulak ve yürek vererek sahip çıkabiliriz.Selam olsun küllerinden kendini yeniden yaratan YÜREK sahibi YİĞİTLERE.....ÖNDERLİKSİZ ASLA!!!
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: HOSCAKAL_YARIN Tarih : 2007-02-19 08:29:33 Puan :      |
|
slaw hewal: ırak baas partisi''ne göre kürt sorununun çüzümü kürtleri tamamen yok etmek,onların varlığına son vermektir.
bugun dünya devletleri kürtlere karşı oyunlarıda baas partisinin düşüncesi ile hem fikirdir ve kürt gormuyormuki başkanlarının nasıl, neden, nerede yakalanıp faşistlere verildiğini yazık oluyor dilimize, ırkımıza, kültürümüze, bugun artık düşmanımız tek tc değildir bütün avrupa ölkeleridir avrupa olkeleri artik kendi cikarlari peşindeler ben kürdün kürten başka dostu kalmamıştır varsa bile o olkeninde bir cıkarı vardırki dost gibi gorunmektedir her kürt bu saaten sonra özerine düşen vazifeyi yapaması gerekir hewal zana genco yureğine düşüncene kalemine kurban olayım yine harika yazmışsın spas (muzaffer ) |
|
|
|
 |
| |
|