|
Baharın ön günlerine giriş yapıyoruz.
Ülkemizin vadileri çağıl çağıl akmaya başladı. Vadilere bahar geldi bile.
Çimenler yeşerdi, çiçekler tomurcuk açmaya başladı..
ve kışın dondurucu soğukları engin coğrafyalarda yerini yavaş yavaş ilk baharın ılıman havalarına bırakıyor..
Yeni yılın ikinci ayını da geride bırakıyoruz..
gerilla şimdi yavaş yavaş kışın mevzilerini terk ediyor ve bahar mevzileşmesine geçiyor. Birlikler düzenlenmiş, alanlara dağılım çizelgeleri hazırlanmış, gidebilen birlikler mevzilerine yerleşmiş, kar ve kış koşullarının el vermediği alanların birlikleri de misafir olarak uygun alanlarda pozisyon almışlardır.
Bahar gerillanın bayramıdır. Ülkenin bütün zorluklarına bir günlük baharı yaşamak için bile insan katlanır bu ülkede.
Kışın amansız soğuklarına, karına, donuna katlanır gerilla..
yazın boğucu sıcaklarına, susuzluğuna, son baharın yağmurlarına ve kışın ürkütücülüğüne baharı görmek, baharı yaşamak için katlanır gerilla.
Çünkü bir günü bir ömre bedeldir baharın o dağlarda.
Bir gün yaşamak için yaban ellerdeki bir ömrü bedel verir oraları bilenler, o baharları yaşayanlar.
İşte onun için baharın her günü bir ömürdür, baharın her günü sevinç vesilesidir, baharın her günü bir bayramdır gerilla için.
Yağmuru ıslatsa da, çağlayanları geçit vermek istemese de, ıslak toprakları uyutmasa da güzeldir baharda yaşam Kürdistan’da.
Bir ömre bedeldir her günü baharın.
Baharda otlar yeşerir.
Doğa ana bütün cömertliğini sunar gerillaya.
Revasından tutalım soryazına, mantarından kerengine kadar bol çeşitli bir sofradır her dağın yamacı.
Her dere kenarı mezeler diyarıdır. Tuzık kanilerin yanı başında biter. Zozanlar sirık kokar. Ve nergis.
Çağlayan sular gürüldeyen bir orkestranın sesini andırır.
Her yer hayat akar.
Ve kuşları eşlik eder eşsiz şarkılarıyla bu orkestraya.
Aşk şarkılarıdır tüm kuşların bahar ezgileri.
Kavuşmak için bir birlerini çağırırlar en güzel nağmeleriyle.
Ve gerilla ozanıdır baharların. Baharları kışlardan koparan güneşin sadık bekçisidir. Cansiperane durur çığların dizginsiz hoyratlığında.
Bedeni donsa da cehennem ateşidir yüreği.
Baharın özlemi tutuşturmuştur onu. Kışı aşar, çığlarını, barınaksızlığını, erzaksızlığını, çıplak ayaz gecelerini geride bırakır.
Eridiğinde çağlayan olur karlar.
Ve gerilla o çağlayanları vurur geçer.
Yağmurlarda sel olur yüreği. Ve ıslanır gözleri yağmur tanelerinden.
Bazen emanet eder can yoldaşların bedenini kara.
Baharlara gebe umutları taşıyamaz bedenler.
Karlara kapılır. Çığlara kapılır kimi canlar. Umut olur baharlara durur. Tohum olur özgürlük eker o topraklara.
Ama her şeye rağmen gerilla baharı getirmiştir yine de.
Umudun yeşerdiği mevsimdir bahar. Hasat toplanmaktadır şimdi.
Yere ekilen umutlar biçilecektir.
Ve özgürlük her esen yelde işlemektedir gerillanın ruhuna.
O zaman anlar gerilla, kimse ölmemiştir, kimse beyhude göçmemiştir.
Artık karların esiri değildir yaşam.
Ve mahkumiyet bitmiştir. Açlığa mahkumiyet, barınağa mahkumiyet, kara mahkumiyet...
Ve özgürdür gerilla baharlarda. .
Onun için özgürlüğün adıdır bahar bir nevi. Özgürlüğün bayramıdır gerilla için.
Tepeler şenlenmiştir şimdi, gencecik fidanların çığlıkları yankılanmaktadır o dağlarda.
Yürekler söylenmemiş aşkların coşkusundadır baharlarda.
Hoyrat rüzgarlarda savrulur en yanık gerilla türküleri.
Şairler yüreklerini nakış eder defterlere. Ve her gerilla bir şairdir baharlarda.
Her gerilla bir ozan... yaşam aşk tadındadır, yaşam şiir tadındadır, türküdür yaşam baharda. İşte onun için baharda gerilla olmak başkadır benim memleketimde.
Özgürlük gerilladadır, özgürlük gerillanın kendisidir memleketimin dağlarında.
Ve baharda gençtir her gerilla.
Ve her genç ömrünün baharındadır gerillada.
Çünkü her ömrün baharı gerilladır dağlarımda.
Baharları kabına sığmaz olur gençler gerillada.
Çünkü özgürlük gerillanın kendisidir memleketimde.
Ve gençlik gerilladır baharında memleketimin. |