|
DTP olağanüstü kongresi yapıldı. Tuncer Bakırhan ve bazı arkadaşlar listeden çekilmişler. Gerekçe, gençlere ve kadınlara yeteri kadar kontenjan ayrılmaması… Bu çok vahim bir durumdur ve çok vahim sonuçlar yaratabilir. Anlaşılan o ki, “siyaset, büyük oranda tecrübe işidir” diyenler ağır basmıştır. Bu ifadeyi bir de şöyle okumak lazım: Siyaset kirlenmeye ve kirletilmeye, her türlü ranta karşı durmayı kendine ilke edinen gençlerin işi değildir. İfade böyle okunduğunda ortaya çıkan zihniyetin ne kadar tehlikeli olduğu daha net görülüyor.
Ama hemen şunu belirtmek gerekir: Bakırhan ve diğer çekilen arkadaşlar da yanlış yapıyor. Çünkü gençlere ve kadınlara karşı bu direnç ilk defa kendini göstermiyor. Gençlerin parti örgütlerinden türlü entrikalarla kovulduğunu biliyoruz. Ürkütlerin eğilimlerini, bu eğilime tasfiyeci eğilim denildi, iyi biliyoruz.
Nitekim Önder Apo çağrısında “gençlere yer verilsin” demişti. Liste açıklanacak ve göreceğiz: Parlamentoya girme telaşında olanlarla devrim partisi, halkın hizmet partisi olmak isteyenlerin oranını hep birlikte göreceğiz. O zaman ortaya çıkacak fotoğrafa bir daha bakıp düşüncelerimizi söylemekten çekinmeyeceğiz; çünkü bu halk sahipsiz değil. Bu halkın gençleri var. Önderliğine, gerillasına, partisine bağlı gençleri var.
Evet, gençler ve kadınlar yok. Bu şu anlama geliyor: Ekonomik ve siyasi rant yiyenlere, kendini bu şekilde yaşatanlara karşı bir direnç olmayacak veya yetersiz olacak. Buradaki yazılarımızı takip edenler iyi bilirler ki, bu yazılarımıza yapılan yorumlar bile gösteriyor ki, ranta, rant yiyene, bunların cezalandırılmamasına tahammül yok artık. DTP’li bir genel merkez yöneticisi “halkın iradesini meclise yansıtamamaya tahammülü yok” demişti. Yanlıyorsunuz bayım; halkın siyasi ve ekonomik rant yiyenlere ve yiyenlerin cezalandırılmamasına tahammülü yok. Buyurun halka sorun; varsa bunu netleştirmek gibi bir arzunuz, halka gider sorarsınız.
Bu konudaki düşüncelerimi paylaşmaya devam edeceğim ileriki yazılarda.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm üyelerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, “Önderlikten ve çizgiden bir an olsun ayrılmayın” diyorum. |