|
Evet, adım adım Önderliği fiziki anlamda aramızdan koparma siyasetini devam ettiren Osmanlı torunları, akıncı, hırsız İttihat Terakkiciler, Kürt'ün Önderliğine her anlamıyla sahiplenişine rağmen bildiğini okumaya devam ediyor. Açıkça dile getirmişlerdi: "Yavaş yavaş, an be an seni öldüreceğiz."
En son iki gün önce, Önderliğin avukatları Roma'da yaptığı basın açıklamasıyla Önderliğin de aylar öncesi bağıra bağıra beni zehirliyorlar çağrısını doğrulattılar.
Facia, aynı zamanda bizim büyük bir ayıbımız... Hiçbir zaman günahının karşılığını veremeyeceğimiz bir vebal altına sokuluyoruz Kürt gençliği olarak.
Osmanlı'da oyun bitmez, torunlarında hele hiç bitmez. Açalım tarih kitaplarına bakalım. Ya da hangi komşusuyla dost kalabilmiştir? Bu ezeli insanlık düşmanlarının yapamayacağı hiçbir şey yok. Öyle gözü karalar ki, Önderliğin de belirttiği gibi iktidar olmak ve Ortadoğu'da at koşturmak için yapamayacakları hiçbir şey yok. Saltanat için onlarca kardeşini öldüren Osmanlı padişahlarını unutmadık. Unutmak gaflettir. Yakın bir zaman öncesi kendi cumhurbaskanlarını zehirlemediler mi?
Kendi generalleri olan Eşref Bitlis'i uçağıyla havada infilak ettirmediler mi?
Öyle bir kafatasına sahipler ki, şehit düşen arkadaşların gözünü kulağını koparıp tespih yapanlar, aynı zamanda şehit düşen arkadaşların cenazelerini panzer arkasına bağlayıp sözüm ona Kürt halkına ibret olsun diye köy köy gezdirenler bunlar değil mi?
Binlerce köy yakmadılar mı?
Bir coğrafyayı tarih sahnesinden silmediler mi?
1,5 milyon Ermeni'yi soykırımdan geçiren bunlar değil mi?
Amed zindanındaki PKK'li tutsakları teslim almak için alçakça işkenceleri yapanlar bunlar değil mi? Bu tabloyu çok ama çok daha uzatabiliriz. Unutmak ihanettir. Evet, bu vahşeti halklara reva gören "ya sev ya terket" zihniyet sahipleri hala iktidar... Hala Türkiye'yi yönetenler bunlar. Bu neyi gösteriyor? Nefesleri Kürt halkının ensesinde, her an her şey olabilir. Evet, bunların tarih sahnesinden silinmeleri gerekir. Aksi takdirde Ortadoğu'ya, Kürdistan'a barış ve demokrasi gelmez. Katliamlar, işkenceler, sürgünler, tecavüzler sürüp gider. Yani "ya sev ya terk et" zihniyeti hala Türkiye'yi yönetiyor. Unutmak ihanettir. Sözün anlamını yitirdiği bir dönemden geçiyoruz. Sırat köprüsünün en ince ama en keskin kılıcı üzerinde düşman son raundunu oynamak isterken, biz Kürt halkı ve Kürt gençliği de büyük bir sınavdan geçiyoruz.
İmralı tabutluğunda ölüm deryasında her gün Prometheus gibi kendi yaşamını yenileyerek mücadeleyi ayakta tutan, perspektif veren, insanca yaşamak isteyenlerin bitmiş umutlarını canlandıran Rêber Apo, ölüm tehlikesi altında!
Yarın geç olabilir, yarını beklemeden harekete geçmek gerekir. Aksi taktirde tarih karşısında hesap veremeyecektir Kürt gençliği... Sağlığı sağlığımızdır.
Rêber Apo'yu öyle bir sahiplenmek lazım ki, düşman şaşırmalı, geri adım atmalıdır. Kendilerine o kadar güvenen, zafer sarhoşluğuna o kadar kapılan bir düşman gerçekliğimiz var ki, milyonlarca insanın siyasal iradem dediği yüzlercesinin kendini cayır cayır yaktığı, ölümüne yüzbinlerce insanın bağlandığı Önderliğimize karşı saldırılarını en üst düzeye tırmandırdılar.
Sistematik olarak zehirliyorlar Evet, bu sınav karşısında kesinlikle başarı ile çıkmamız gerekiyor. Bunun başka yolu yok. Düşmanı öyle bir hale sokmak gerekir ki, partimizin de belirttiği gibi atom bombasıyla oynadığının farkına varmalı. Önderlik öyle sahiplenilmeli ki, bir daha Kürtler şahsında Ortadoğu'daki halklara karşı bu tür adi alçakça yaklaşımlar içine girilmemeli. Bu kez kesinkes hala iktidarda olan Önderlik düşmanları alelacele baş aşağı indirilmeli, tarih sahnesine bir daha doğmamacasına kaldırılmalıdır.
Dönem, Önderliği neye mal olursa olsun açık açık sahiplenme dönemidir. Türkiye'de legal anlamda siyaset yürüten bütün sivil toplum örgütleri, DTP vb bütün kuruluşlar açık açık Önderliği sahiplenmeli, harekete geçmelidir. Kürt halkı adına siyaset yapan ama bunun karşısında bu dönemde de eskisi gibi oportünist duruş sahibi olanlara karşı da kesinlikle gençlik ilkeli olmalı, Önderliği sahiplenme en üst düzeye çıkarılmalıdır. Onlara öyle bir ders verilmeli ki... Bir basın açıklaması ile yetinilmemelidir. Sokaklar gençliğin denetimine alınmalıdır. Barış erdemli insanların işidir. Kendine güvenmeyen korkak zihniyet sahipleri, barıştan ve kardeşlikten anlamazlar. Barıştan anlamayan zihniyete karşı da gereken tavır gösterilmelidir.
Kendine insanım diyen her namuslu Kürt, bizi biz eden Önderliğimize karşı gerçekleştirilen bu alçakça oyun karşısında ilkeli ama etkili tutum sahibi olmalıdır. |