| |
| Eklenme Tarihi: 16.03.2007 Saat: 00:01 |
|
|
Lamia
Bayram Balcı’nın bir şiirini, sanırım 2005’in şiir seçkisinde okumuştum. Onlarca şairin arasında şiiri ve adı aklımda kalan birkaç kişiden biriydi. Şiir imgeleriyle, ahengiyle, içtenliğiyle göz kamaştırıyordu. Henüz Lamia adlı şiirini de okumamıştım o zamanlar.
Her şairin gönlünde, tüm dünyanın güzelliklerini yüklediği bir kişisi ya da bir hayal kadını vardır. Belki de hayal dediğimiz şey gerçekliğin ta kendisidir, bilinmez. O kişidir ki gözleri sürmeli, kalbi kadifemsi bir mavilik. Bazen de küçücük bir çocuk olur bu hayal ya da gerçek kişileri. Müslüm Yücel’de olduğu gibi: Bir Katliamı unutmak da/ Bir katliamdır Ahuzin, diyerek nasihatta bulunur. Çünkü, Müslüm Yücel’in Ahuzin’i de tertemiz bir çocuktur. Belli ki şair dünyada temiz kalabilen tek varlığın çocuklar olduğuna kanı getirmiş. Yılmaz Odabaşı da Feride’ye sırılsıklam aşıktır. Feride’yi okurken Amed’i görmüş gibi oluruz. İçini döker Feride’ye. Aşkını haykırır. Aslında Feride içli bir sızıdır şairin yüreğinde. Belki de şairlik rüştünü ispatlaması için şairin yarattığı bir kadına, bir güzelliğe ihtiyaç vardır.
Bayram Balcı’nın Lamiası da apak bir su gibidir. Sever Lamia’yı yüceltir. Kimi zamanda yüreğinde biriken acılarını duyarlıklarını ona fısıldar. Unutmayalım ki şairlerin fısıltısı da bir haykırıştır. Şairin haykırdıkları kimi zaman dalga dalga yayılır. Bayram Balcı’nın Lamia adlı şiiri fısıltı gibi gelsede insana, aslında her dizesi insanın yüreğini dağlayan birer köz gibidir. Yalnızlıklarını, şehrin irin gibi akan pisliklerini Lamiası’na söyler. Dert yanar, bağırır. Yalnızlığın üstüne uzak bir şarkı gibi düşüyor/ Kalbi kanıyor şehirlerin Lamia/ Avucuma akan sudan anlıyorum bunu... Şair yüreği dayanır mı, kanar yüreği şehirle birlikte. Dalından koparılan yaprak ağrısı/ Sana yüzünü dağlara dönmüş hayattan söz ediyorum/ Şehir sansar tuzağı kondular halk otobüsleri üryan... Şehir hangi Kürt için tuzak değildir ki. Dağlar, Kürtlerin namus kavgasını verdiği yerdir ve orada pislik bulunmaz. Çünkü dağlar apak kalplilerin mekanıdır. Bayram Balcı da acılı coğrafyanın çocuklarının çektiklerini, çekeceklerini, umutlarını, özlemlerini, sevdalısı oldukları mekanları da bilir. Bilmekle de kalmıyor, onların acılarını yüreğinin derinliklerinde hessediyor. Kaçak olduğu yıllardan bu yana bilir şehrin sansar tuzağı olduğunu. Dostu olduğu acılı coğrafyanın çocukları gibi yüreği kardeşlik için atar.
Sana oğlu kaybedilmiş bir annenin acısıyla sesleniyorum/ Ben ölürüm Lamia/ Nefes alarak kalbim çarparak/ Şehrin belleğini zonklatarak ölürüm/ Salgın vebadır şehre kayıp oğul sancısı/ Bitirim mahçup gayriresmi/ Yıkar tahtını saltanatın... Gencecik, nadide çiçekleri ömürlerinin ilk baharında koparıp götüren saltanatın tahtı yıkılmalıdır. O kayıpların sesleriyle seslenir ve her gün onlarla birlikte ölürüz. Şaire düşen ise yaşarken ölmektir. Kahrolmaktır. Toprağa düşen her insanla birlikte binlerce kez düşmektir ölümün pençesine. Velhasıl, şairlik zor zanattır, diyordu bir şairimiz.
Lamia... güzelim aşk arasında unutulmuş gül tadım/ Şehri kuşatan hayatın gücü erişmez aşkın doruklarına... Aşk küle dönüşmüşse şehrin rahminde, şaire düşen ise onu aramak olmalıdır. Aşkı aramak aynı zamanda yaşanılır bir dünya da istemektir. Bulmuşsa aşk, aşkın doruklarına artık hiçbir kötülük erişemez. Aşk Dağı gönül aklığı ister. Zehir bir hançerdir saklı durur yaranda/ Ağla... ağla... ağla... Bayram Balcı böyle seslenir Lamia’sına. Lamia’nın ağlamasını ister. Dünyanın ağlanılacak haline gülün diyecek değildi ya. Ağlamak bir hesaplaşma biçimidir de. Ağlanılacak acıları göremeyen bir insanın vicdan sahibi olduğunu söyleyebilir miyiz? Ağlamak her zaman iki gözü iki çeşme biçiminde olmaz. Çoğu zaman gözyaşları insanın yüreğine akar. Şair şehrin bir köşesinde oturup kendisince zulmün kalesine dizeleriyle saldırır ki gözyaşları son bulsun.
Bayram Balcı’yı okumak büyük bir keyif. Şimdiye kadar iki kitabı çıkmış. Bayram Balcı’nın şiirlerinin derinliklerine inmek istiyorsanız, mutlaka kitaplarını satın alın derim. Bir şiiri bu kadar çok şey yazdıran şairin kitaplarını değerlendirmek uzun olacağı için Lamia’yı yazmakla yetindim. İstedim ki tüm edebiyat severler böylesi bir şiirden haberdar olsun.
Not: Dr. Savaş Eren öykü ve şiir yarışması var. Katılım dili Kürtçe ve Türkçe. İlgililer için ilişki adresi: dr.savaseren@hotmail.com
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: firat_penaber Tarih : 2007-03-16 19:44:11 Puan :      |
|
|
MEHMET ARKADASİN ANLATİMLARİ VE DUYARLİLİGİNİ HER ZAMAN HAYRANLIKLA İZLEMİSİM GENE DUYARLI DOKUMUS... VE DOKUNMUS.. MEHMET HEVALİ BURADA GORMEK COK SEVİNDİRDİ BENİ. BASARILIDIR VE BASARILAR . SAYGILAR SELAMLAR |
|
|
|
 |
| |
|