|
Önder Apo’nun zehirlenme durumunun açıklanmasıyla yükselen eylemlerin Newroz kutlamalarıyla daha da yükseleceği sistemce bilinmeyen bir şey değildi kuşkusuz.
Yükselen ‘Önderliği sahiplenme ve koruma’ refleksini bastırmak için seferber olmuş bir sistemden bahsetmek her zamankinden daha fazla bu süreçte mümkün.
Önderliğimize yapılan saldırıyı, hiç kuşkusuz ki, ideolojik-politik hattımızda hasar yaratmanın yanında, 9 Ekim 1999’da başlayan uluslararası komplonun en kritik ayağı olarak değerlendirmek ve Kürtlerin, Kürt gençliğinin daha fazla birlik, daha fazla sahiplenme ve eylem ve Newroz kutlamalarını had safhada direniş ruhuyla kutlama şeklinde değerlendirmek gerekiyor.
Son zamanlarda Newroz kutlamalarına ilişkin ordu ve hükümet bazındaki yaklaşımlar, kutlamalara ve protesto gösterilerine yapılan müdahalelerin şekline ve DTP’ye yapılan baskılara bakıldığında, görülen o ki, topyekün imha ve inkardan bahsetmek mümkün.
Tabi bu tür saldırılar yeni değil; Kürt halkı, gençleri, kadınları bu tür saldırılarla, konseptlerle 90’lı yıllarda çokça karşılaştı ve her defasında direnişle püskürtüldü bu saldırılar.
Bugün de ancak bu şekilde boşa çıkarılabilir.
Kuşkusuz bedel ödenecek, bedel ödettirilecektir.
Yaklaşımlar, saldırılar böyleyken sabır taşlarının çatlaması kaçınılmazdır.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm arkadaşları selamlıyor, “Önderlik etrafında kenetlenmeye, direnmeye” çağırıyorum.
An Serkeftin An Mirin! |