| |
| Eklenme Tarihi: 24.03.2007 Saat: 14:36 |
|
|
Dağlara vermiştir ayak parmaklarını ve sonrada karşıtlarına esir düşmüştür. Daha kücükken kardeşleriyle birlikte dedesinde Cigerxwin’in şiirlerini dinlemiştir. Ve ondandır ki yurt sevgisi nakış nakış yüreğine işlemiş. Lise yıllarında yönünü dağlara çevirmiş. Bunla da kalmamış, dizeler döktürmüş, denemeler ve öyküler yazmış o büyük aşk uğruna. Onun içindir ki tüm kardeşleri yüreklerindeki özgürlük aşkıyla şiirler yazarlar. Zindanlara düşerler. Yazabilmek için, yani insanların yüreğinde depremler koparabilmek için çok yaşamak gerek diyen ustalar, Müslüm Aslan şahsında bir kez daha haklı çıkıyorlar. Müslüm Aslan da genç olmasına rağmen çok yaşamış, daha doğrusu çok şey görmüş geçirmiş. Dizlerinde can vermiştir yoldaşları. Ölümler ve kalleşlikler görmüştür. Daha öncede belirttiğimiz gibi özgürlük savaşçısıyken zemheri bir ayazda dağlara bırakmıştır ayak parmaklarını. Bu yaşadıklarını da dizelere dökmüş;
Bu havalarda
Kaç muratsız can gömülü
Kaç el
Kaç ayak
Kaç parmak dökülür bilirim...
Reçine kokulu dizelerinde dağlara duyduğu özlemi anlatır. Nasıl özlem duymasın ki... Dostlukların, sevginin ve özgürlük savaşını veren bir cepheden kopmak acıların en katmerlesidir, bilirim. Bu cephe, öylesi bir yerdir ki arkadaşların senin için seve seve canını verir. Bu cephe, öylesine bir yer yer ki tüm ilişkiler çıkarsız ve tertemiz. Her şiiri gurbetteymiş gibi bir izlenim bırakır. Çünkü asıl memleketinden kopmuştur artık. Ona düşen ise sıla hasreti çekmektir. Onun yurdu artık dağlar olmuştur. Gerçek kardeşleri de koca yürekli o insanlar. Ve her gün onların hasretiyle yatıp kalkmaktatır. Çünkü yakalandıktan sonra yıllarca hapis yatmıştır. Voltaya yüklemiştir sessizliğini. Mevsime aldırış etmem/ voltama yüklerim sessizliğimi/ kaplumbağa hızıyla bir duvardan bir duvara... diyor. Acıdır, özgürlük alanlarından insanlık düşmanlarının ellerine geçmek. Doğaldır ki içeri düşen bir özgürlük savaşçısının tek bir hayali vardır: Tekrardan dağlara gidebilmek. Ya artık sağlığın elvermiyorsa! Aslında kendisi için kurduğu düşler paramparça olmuştur ve dertlerini, özlemlerini reçine kokulu dizelerine yüklemiştir.
Kendisini durmadan sorgular. Güçlü kalemiyle, sevdasına dizeler döker. Çoğalırdı biz ölünce dağlar/ yaslı parlaklığını giyerdi yıldızlar/ yıldızlar ölünce/ tohumunu serperdi içimize dağlar... Bir başka şiirinde şöyle diyor; O da senin yasağındı bize/ gözyaşlarımı yakıp da gittin...
Yüreklerimizin derinliklerinde yıldızlarımızı söküp aldılar. Kahrolduk, ama düşmana ve kalleşliklere inat ‘’ tilili’’ dedik. Tilili dedik zulme ve çekilen acıları göremeyenlere inat. ‘’ Tilili’’ Acıdan çıldırayazdık da gözyaşlarımızı yine de yüreğimize akıttık. Çünkü, o koca yürekli yıldızlar her gece ölüme inat üzerimizden parlarken, ağlamayın dediler. Sakın ağlamayın. Ve yıldızlar her koparıldığında, yenileri gelip dağlaştılar ve dağlar çoğaldı. Her vurulan gökyüne çıkıp parladı. Yön verdiler ve direnin dediler.
Ne müslümanım/ ne hıristiyan/ kalbim diyorum.../ aşkımdır benim dinim... Dinlerin ve dillerin birbirine karıştığı Mardin de doğan büyüyen bir insana da bu yakışır. Hem saydığı dinlerin hepsindedir hem de hiç birinde. Kemal Varol’un da Müslüm Aslan’ın şiiri için dediği gibi yalın, dingin ve kesik kesik. O coğrafyanın her rengini birleştirmek için yalınlığını her zaman korumuş. Söyleyecekleri vardır haldan bilene. Dinleyin beni...dinleyin/ avuçlarımdaki toprakta/ nice ölümlerin kokusu/ mahsurum ‘Faili meçhul’ korkularda... Ülkemizin her dağında, taşında ve her köşe başında insanlarımız vurulup düşmüştür. Kimi zamanda korkulmuştur gelebilecek o kalleş kurşundan. Ama onurlarını da asla elden bırakmamışlardır. Korksalar da, davamız onurumuzdur deyip sahip çıkmışlardır mücadelelerine. Bu durum her insanda olacağı gibi yazar ve şairimizi de derinden etkilemiş. Vurulup düşen gencecik fidanlarımıza ve sevip de kavuşamayanlar için şiirler yazmış. Çünkü, Müslüm Aslan başkaldırının şairidir. ‘’Ayna’’ adlı kitabı Berçem Yayınları’nda çıkmış. Müslüm Aslan, Kürtçe de yazıyor. Türkçe de olduğu gibi Kürtçe de de doğal ve akıcı bir usluba sahip.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: reso47 Tarih : 2007-03-24 15:14:02 Puan :      |
|
sevgili hevalim senin kocaman ve guzel yuregine binlerce defa opucukler.bu aileyi iyi taniyan biri olarak sana sunlari belirtmek isterim inan eksik bile yazmissin.muslum aslan cok deyerli bir degerimiz onu hepimiz cok seviyoruz.
babasinin yurekli vucudunda hala kursunlar mevcut,abisi yasar aslan benim sevgili bidik arkadasim dicle hukuk tan uctu kurdistan daglarina ve kanatlarini kirdi zalimlersimdi sincan 2 nolu f tipi ceza evinde ve nerdeyse 15 yil oldu.hele aslan aslan var o simdi ona acilan bir suru davadan dolayi surgunlerde dusman genc yasina bile acimadi yapacak bir sey yoktu tum sevdiklerini geride birakarak surgunlere gitti.geridekilermi onlarda tum yurekleri ile mucadeleye katki sunmak icin hayatta kalmislar sanki baskada careleri yok yasar aslan ve muslum aslan a layik olmak o kadar kolay deyil. |
|
Yazan: firat_penaber Tarih : 2007-03-24 20:05:22 Puan :      |
|
|
arakdaşa başarılar diyebilirim baskada eklenecek soz bulamiyorum ... saygılar selamlar |
|
Yazan: newal-inanna-isis Tarih : 2007-03-25 22:18:16 Puan :      |
|
Ne geçmişini bilirim öyle çok, ne dağlarda hangi ayaza vurgun düştüğünü, hem de öyle aşk telinden. Hem de öyle, en yakınındaki ''tek''i yitirirken... Ne voltalarını bilirim şu elimdeki birkaç yazısından başka, ne nerede gerçekte neyi yaşadığını Müslüm Aslan''ın, hem de daha hiç yazmadığını sandığım en derinlerdekinden...
Ne yazısını öveceğim, ne şiirini!
Bildiğim, ona dair bildiğim birşey var ama. Yeter de artar birşey ama...
Dostluğu, hem de öyle geçmiş tarihli değil, tap taze ama sanki eski gibi, korunmak üzre üzerine titrenilesi...
Bizi yazılarından ve o aralara serpiştirdiği küçük şiirlerinden mahrum bırakmaması dileğiyle...
Günün bu düşmanlığında, bu güzel dostlukları .dile getiren Mehmet Söğüt Heval''e de teşekkür ediyorum. Edilmelidir, önemlidir... Barış''ın kementleridir, hepimizi boyunlarımızdan vuracak... Ellerine sağılık...
(Bu arada, Aslan Aslan''a hayranlaştığımı da bildirmeliyim, hele son okuduğum şiirinden sonra...)
Selam, sevgi ve dua ile..
Newal BİLGE...
|
|
Yazan: rumet-farqini Tarih : 2007-03-27 01:34:23 Puan :      |
|
Hüzün kokulu bir bakisin ardinda saklanmis hikayelerimi okudugumda,rastlayabilecegim bir yüzdür MÜSLÜM....ASLAN bakisli bir yadigarin sirtinda yatan son notadir kendisi,her çagda sadece mültecilerin dillendirecegi bir türkünün notasi...Sonra esir edilmis sevismelerin son saniyelerinde garip ve esrik yüzlü bir anaya sunulacak resimdir...Öpücük adina toplayabilecegimiz tüm karanfillerin tutukluluk saatlerinde kirilmis kaleme inat YASAYACAK HUZUNLERIM VAR diye bagiran bir girtlaktir...SÖGÜDÜMÜN dalinda hikayeler besleyen sevgili MEHMET,ASLAN yürekli MÜSLÜM''e duydugum sevgiye ve özleme bayrak oldugun için sana mğütesekkirim....Sen MÜSLÜM;Sen USTAM;Sen GERI KALMISLIGIMIN SON PERDESI;Sen ÖMRÜMÜN CUVALDIZI sakin ÖLME!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Rumet Farqini |
|
|
|
 |
| |
|