| |
| Eklenme Tarihi: 29.03.2007 Saat: 16:08 |
|
|
Sararmış bir sayfadan kızılca sözcüklerin kayıyor kalbimin en kurak yerine. Işılca bir yeşilin renklerinde çocukça tezcanlılıkla mahsur nefesim, nefesimin ufuğunda bizlere şuandan geçmiş ve gelecek arasında mekik dokuyan asi bir zaman vaat edersin. Kimden geldiğinde kıymetini yitiriyor kıymetinde. Anlamların arasında bir sır gibi büyüyen kıskaçlara yenik düşmeyen dizeler silsilesi gibi kuruluyorsun hayatımıza. Ne ezberlediğim şiirlerimin bağrında, ne yastığımın altında nede kendimden geçtiğim voltalarda yerin yok diyorum. Tanımsızsın… Öyle ya umuda yakın herşey gibi. Dağsın, berekete hısım gerillasın. Ve nihayetinde aynasısın, yüzü, eli içimin. Biraz nisan yağmuru. Usulca kirpiklerime eğilen kutsal rüya kokusundan, sıkmayan narin edalı bir sabahsın. Tel örgülerden kopamayan bir çift el, yıllara inat ananın gözlerinden akıtmadığı özgür yarınlara ağıtlarla sardığı, sakladığı gözyaşısın. Tanımsızsın diyorum… Dört duvarlı cehennem tarihine yazılırdın. Bahar güzelliğiyle sıkıntılara örtünen müjde. Habersiz, selamsız gelirdin, , selamı saklı bir kelam.
Dağılmadan mürekkebi ellerimin
Dağılmadı mürekkebi ellerimin Rengi sesinde Ömrü yağmurlarımdan büyüyen düş İki satırda kaldı gözlerim Her serpilişinde üşürdü bitimsiz tutsak gece Adın kaldı işte durmadan tattığım hece
Sözler vardı zaman içinde kalır, sözler vardır yarına açılır. Sözler vardır yürek içinde göz, sözler vardır yara bere içince koşar hayatın en masum yerinde dinlenir ve çekerek zaferin bayrağını uslanmaz, yorulmaz yeminlerle kucak acar kavgaya. Sözdün işte,tepeden tırnağa dağa bürünen.. ki dağ bizde adam akıllı içmektir insanlığını, kimliğine ibadet ederek.
Bir uzun hava nasıl hırçınlığıyla çağlayanlaşır acı dalgalarıyla kadere. Kara bulutlar yerleşirken korkunç sesiyle ovalara, kasvet nasıl abanırsa yüreklerin günlerine… Sen tam tersiydin. Ruhumun patikalarından sislerden hayali adımlarla sana koşarken; sen… Ah sen ömrümün sessiz vaveylası, alnında güneşle konardın zamana, mekâna ve yıllara… Bütün acıların bana… minnetsiz yarınlara sana diyerek. Sen ah.. ömrümün iz bırakan neşesi… üç harf öğretirdin bana d-a-ğ! dağlardın direncimi kavgacı kılarak, kimliğimdeki ibadette.
Bu devran nerelidir bilmezler Sırtımızda sürgün bir yara Biliyor kendini hançer bir kıyamete Sürgün ki sürgüler kapısını hasretin Şu avucuma sığmıyor gök susuyor Dinleyişler kekeme Suskun savaşçıdır sözler bazen Duyar mı bu devran harfin kuyusunda tutuşurken çığlığım Adınla düş koynuma Üşüsün bu tutsak gece
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: xezal_axin Tarih : 2007-03-30 18:51:57 Puan :      |
|
Selam olsun yuregi guzel insan!!!
okadar guzel yaziyorsun ki soyleyecek bisey birakmiyorsun.yuregine saglik...emegine saglik.. |
|
Yazan: siyaevine47 Tarih : 2007-03-31 00:51:48 Puan :      |
|
Kalemine ama en çok yüreğine sağlık,çünkü yazılarını kalem değil
sadece yüreğin yazıyor.
Yüce yüreğine sonsuz saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
|
|
Yazan: orjinal-amedli Tarih : 2007-03-31 01:50:49 Puan :      |
|
|
tek kelimeyle harika. kalemine yüreğine beynine sağlık. |
|
Yazan: HOSCAKAL_YARIN Tarih : 2007-04-05 07:45:37 Puan :      |
|
|
Yazan: reso47 Tarih : 2007-04-06 13:59:12 Puan :      |
|
sevgili firat bu yaziyi zindandaki yoldaslarimiz icin yapacagimiz kampanyada kulanacaz yuregine saglik hevalim.
ama sana bir elestirim olacak...
heval yazarken bizede kosede bir sey birakki yorum yapabilelim...
saygilar hevalim. |
|
|
|
 |
| |
|