|
2007 yılının çetin bir yıl olacağı, Türkiye ve Ortadoğu olacağı zaten beklenen bir durumdu. Tabi herkes kendisini bu duruma hazırladı, hazırlıyor, hazırlamaya devam edecek.
2007 yılı, ABD açısından Saddam Hüseyin’in idamıyla startı verilmiş, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) pratik süreci olarak değerlendirilebilir.
Kürtler açısından ise özcesi, buna bağlı olarak PKK ve Önder Apo’nun içine çekilmek istendiği ulusalcı çizgi ile etnik bir çatışma, sonucunda ise kıyım yaratmaktır. Bu durumu Önderlik her fırsatta 15 yıldır söylüyor. Ancak bilindiği gibi Önderliğimiz bu çabalarına rağmen zehirlenerek bu çabalar adeta ters yüz edilmek isteniyor.
Ancak şunu da unutmamak gerekiyor: Demokratik çözüm için Mayıs’a kadar şans var; sonrasında büyük savaş ve büyük Kürdistan olur. Ve bu kaçınılmaz olur; belki çok kanlı olur, ama kaçınılmaz bir seçenek olarak karşı karşıya kalınırsa yapacak bir şey kalmaz. Bakınız Newroz’da halk tavrını koydu.
AKP bu gücü tasfiye etme üzerine gelmişti. Yani Önder Apo’yu ve PKK’yi imha etme ve naylon liderlerle sorunu çözme hesabındaydı. Tutmadı; tutma şansı da olamazdı.
TAK uzun bir aradan sonra tekrar sahneye çıktı ve direkt turizmi hedef aldı. Bu tür eylemlerin önü “bağımsız bir sağlık heyeti” oluşturularak, barışçıl-demokratik çözüm sağlanarak, bunlar için somut adımlar atılarak alınabilir. Yine son iki aydır Türkiye metropollerinde ve Kürdistan’ın 4 parçasındaki eylemler de aynı şekilde...
Anlaşılan o ki TC’nin kuyruğu kapanda... PKK, düşene bir tekme daha atmaz. Bu anlamda akıllar başlara alınıp hata yapılmamalı ve yapılan hatalar derhal telafi edilmelidir. Aksi durumda bu eylemlerin artacağı, geçmiş yıllardan bellidir.
Kürt ve duyarlı Türkiye gençleri, bu süreci biraz böyle değerlendirmeli ve eylem dozajını artırarak devam etmelidir.
Ya Önder Apo, Ya Ölüm!
Yaşasın Demokratik Komünalizm ve KKK! |