|
Önder Apo tüm inkar ve imha saldırılarına rağmen barışta ısrar ederek 2006 yılının sonlarına doğru tekrar ve kendisinin son kez müdahil olacagı ateşkes sürecine girilmesini istedi. Nitekim halkımız ve hareketimiz bu çağrıya harfiyen uydu. Fakat gelinen noktada karşımıza çıkan tablo, çok da yabancısı olmadığımız bildik bir tablo... Yani TC'nin ateşkes sürecini zayıflık olarak değerlendirmesi ve bu çerçevede fırsattan istifade topyekün saldırması geçmişten de birçok örnek vermek mümkündür. "Barış dedik zehirlendik","Barış dedik linç edildik","Barış dedik sözde vatandaş olduk","Barış dedik özgür basın susturuldu","Barış dedik işkence gördük,"Barış dedik zindanlara konulduk","Barış dedik imha operasyonları geliştirildi","Barış dedik hunharca katledildik","Barış dedik Enesler ve Uğurlarımız alçakça katledildi." TC'nin 'barış' dili hep bu oldu. TC'nin barışa yaklaşımı hep aynı bildik manzaralarla karşılandı. Peki soruyoruz! Barış, kardeşlik, birliktelik bu anlayış karşısında mümkün müdür? Barış dünyada evrensel bir kuramdır. Fakat Türkoloji'de, Türk tarihinde "BARIŞ" diye bir kavram yoktur. Bu konuyu araştırıp inceleyenler iyi bilirler. Türk tarihinde hiçbir savaş barışla sonlanmamıştır. Ya bozmuşlardır ya da bozguna uğramışlardır. Şu an Önder Apo'nun zehirlenmesi ile birlikte barış kavramı inandırıcılığını yitirmiştir, kardeşlik kavramı özünden boşaltılmıştır, birliktelik kavramı kabul görmeme ile yüz yüzedir, demokratik zemin paramparça olmuştur. Kürdler hiçbir zaman TC'ye göbek bağı ile ya da dirsek bağı ile bağlanmamıştır. Nitekim Kürdlerin onuruna yapılmış ve yapılan bu saldırılar karşısında Kürdlerin yüzünü bağımsız Kürdistan'a doğru dönmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu tarihi ve dönülmesi imkansız olan, yüzbinlerin ölebileceği ve yüzyıl sürebilecek Türk-Kürd savaşının önüne geçmek istiyorsak!
O zaman 'Kürdistan İntifada Hareketi'nin duvarlarını büyük bir hızla ve zaman kaybetmeden örebilmeliyiz. 'Kürdistan İntifada Hareketi'ne sol, demokrat, devrimci kısaca ülkesini seven herkesin katılması bir zorunluluktur. 'Kürdistan İntifada Hareketi'ne katılmak ilerici, yurtsever, devrimci, demokrat tüm kesimlerin bu dönemde birinci görevi olmalıdır. Değerlerimize hesapsızca yaklaşanları pişman etmenin zamanı gelmiştir. Artık söz anlamını yitirmiştir. Önder Apo İmralı'dan gerekenleri söylemiştir ve gerekli açılımları yapmıştır. Biz Apocu fedai gençliğe düşen görev ise Önder Apo'nun kılıcını çekmek ve düşmana sallamaktır. Apocu ruhla fedaileşmenin, şahinleşmenin, ölüme göz kırpmanın zamanı gelmiştir. Bu çerçevede mayıs ayı ile birlikte gelişmesi mutlak olan 'Kürdistan İntifada Hareketi'ni şimdiden selamlıyoruz. Yaşasın Efsane Önderimiz Önder Apo! Yaşasın Kürdistan İntifada Hareketi! Taşlarımız Düşmanın Tanklarını Yenecektir! Sapanlarımız Düşmanın Gözünü Kör Edecektir! Molotoflarımız Düşmanın Bağrını yakacaktır! |