Özellikle son üç yıldır PKK yürüyüşlerinde 30 yıllık mücadele döneminde hiç rastlamadığımız bir bayrağa denk geliyoruz.
Üç şerit halindeki kırmızı, beyaz ve yeşil renklerin ortasında güneş figürünün bulunduğu bu bayrak, nasıl oldu da yurtseverlerin elinde, hem de “Kürdistan bayrağı” denilerek dolaşmaya başladı?
Eğer gerçekten Kürdistan bayrağıysa PKK neden 30 yıl boyunca kongrelerinde, yürüyüşlerinde, platformlarında taşımadı?
Aslında halen de taşımıyor.
Ve net olarak belirtmek gerekir ki, PKK bu bayrağı Kürdistan bayrağı olarak kabul etmiyor. Fakat yürüyüşlerinde taşınıyor!
Peki nerden çıktı bu bayrak?
Bu sorunun cevabı, KONGRA GEL’in kuruluş kongresinde...
KADEK’in feshedilip KONGRA GEL’in kurulduğu kongrede,
divanda bu bayrağa yer verildikten sonra bayrak, Güneyli örgütlerin de propagandası ile birlikte “Kürdistan bayrağı” olarak kalakaldı.
PKK’lilere göre, zamanın yöneticilerinden olan ve ABD planı çerçevesinde gerillayı dağıtma ve militan kadro yapısını pasifize eden yaklaşımları nedeniyle PKK tarafından “ihanetçi tasfiyeci çete” olarak nitelendirilen Osman Öcalan ve Nizamettin Taş ekibi tarafından, öngörülen ama gerçekleştirilemeyen KNK-KADEK bileşimi tartışmalarında kongreye katılan PKK dışındaki şahsiyetlerden delegeleri memnun etmek amacıyla divana konuldu.
PKK’nin diğer üyeleri, kongrenin resmi ortamından hareketle duruma itiraz etmeyince kongrede çekilen resimlerde, kamera görüntülerinde tartışmalık bayrak arşivlere girdi.
Ve böylece bayrak, kamuoyunun gündeminde bütün Kürtlerin üzerinde uzlaştığı bir Kürdistan bayrağı olarak yer aldı. PKK’nin öncü kadrolarından Mustafa Karasu, öyle çokça
söylendiği gibi bahsedilen bayrağın kongrede Kürdistan bayrağı olarak kabul edildiğine dair bir kararın kongrede alınmadığını ifade etti.
Hatta Mustafa Karasu, yürüyüşlerin dışında bayrağın basın yayın organlarında da yaygınlaştığını görünce Serxwebûn gazetesinde “Demokratik ulus bayrağını yükseltelim” adıyla geniş bir makale yayınladı.
Bayrakların tarihsel ve ulusal yerlerini açan makalesinde, devamla mevzu bahis bayrağın Güney’deki devletçi yapılanmayı temsil ettiğini, ama bir Kürdistan bayrağı olarak kabul edilemeyeceğini, kendilerinin de toplumsal bir sistem olmaktan hareketle bayraklarının yeşil zemin üzerinde ortadaki güneşin içerisinde kızıl yıldızın bulunduğu KKK bayrağını Kürdistan halkının bayrağı olarak kabul ettiğini yazdı.
İşin diğer bir yanı, geçtiğimiz aylarda YNK’li yetkililer de Kürdistan bayrağının bu olup olmadığı noktasında tartıştılar.
Yani Güneyliler de bu konuda mutabık değil.
Mahabad bayrağı ve Mele Mustafa Barzani
Yaygın inanca göre bu bayrağın Kürdistan bayrağı olarak lanse edilmesinin gerekçesi, Mahabad Kürd Cumhuriyeti’nin bayrağı olması...
Ancak geçtiğimiz haftalarda Roj TV’de yayınlanan ‘Pevajo’ programı, bu konudaki iddiaları çürütecek nitelikte belgeler sundu.
Ve bu programın sunucusu, Mahabad Cumhuriyeti’nin kurucusu Qazi Muhammed’in öz yeğeni Hasan Qazi...
Kendisi Mahabad’ın kurulduğu yıl doğmuş.
Program sonrası görüştüğümüz Hasan Qazi ile televizyondaki odasında görüşüyoruz.
Tıklım tıklım kitap ve belge dolu oda, hummalı çalışmaları nedeniyle oldukça dağınık...
Ama kendisi heyecanla raflardaki kitaplardan bilgisayarındaki arşivlere belgeleri aramaya koyuluyor.
Bu kadar zahmete neden olduğum için biraz mahcubiyet hissi de yaşıyorum. Kendisi ise büyük bir sevinçle, tüm güleryüzlülüğüyle tarihi anlatmaya çalışıyor.
Ve Mahabad’ındır diye tabiri caizse bize Kürdistan bayrağı olarak yutturulmaya çalışılan bayrağın Mahabad bayrağıyla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını söylüyor. Dönemin resimlerini de gösteriyor.
Soruyorum:
- Peki o zaman bu bayrak neyin nesi?
- Bu bayrak, 1919’lu yıllarda İstanbul’da kurulan Kürt Teali Cemiyeti’nden gelme...
- Neden Mahabad’la ilişkilendiriliyor?
- Bilmiyorum. Kimi rivayete göre Qazi Muhammed’in eşi, Mele Mustafa Barzani’ye kendi elleriyle bu bayrağı örmüş ve hatıra olarak ona hediye etmiş ve Mele Mustafa da bunu bayrak olarak kabul etmiş.
Söz Mele Mustafa’dan açılmışken şaşırtıcı bilgiler de ediniyoruz. Hasan Qazi, çokça bahsedildiği gibi Barzani’nin Mahabad Kürt devletinin genelkurmay başkanı olmadığını söylüyor.
- Mele Mustafa Barzani, askeri güçleriyle birlikte devlet ilanına yakın bir zaman kala Qazi Muhammed tarafından Mahabad’a davet edildi.
- Nasıl yani, Mele Mustafa peşmerge güçleriyle birlikte Mahabad için savaşmadı mı?
- Savaştı ama savaşın sonlarında geldi.
- Genelkurmay ya da Savunma bakanı kimdi o zaman?
- Qazi Muhammed ile birlikte asılan üç kişiden biri olan Seyfê Qazi’ydi.
Mahabad Savunma Bakanı Seyfê Qazi ise Hasan Qazi’nin babasıdır.