| |
| Eklenme Tarihi: 8.04.2007 Saat: 19:56 |
|
|
Çağdaş Enkido’yum güzelim vefa doladım yüreğime
Söyle ne olur unutulur mu Laç deresi, Dicle, Fırat
Nazlı bir kız
Gibi göz kırpan o şehir ve Geliya Zilan
Unutulur mu sevinçler ve kodlanan hüzünler?
Kars kalesi, dengbejler söylencesi
Eyvah yanıyor coğrafyam.
Acılı coğrafyanın çocukları nice kırımlar, nice acımasızlıklar görüp yaşadı. İnsanlar diri diri yakıldı. Evleri barkları talan edildi. Ama çıkarlar dünyasında kimse onları görmek istemedi. Hala da görmek istemiyorlar. Çıkarlar dünyasının birer mezesi oldular ve oluyorlar. Biz dört parçanın Kürtleri olarak tek bir yürek olmayana kadar da böyle devam edecek.
Seyh Said isyanında 80 bin insan öldürülür. Yıl 1925 ve tarih yine arsız suratını gösterir. Kadınların ve çocukların üzerine benzin dökerek yakarlar. İnsanlar dinamitlerle patlatılır. Kürt ileri gelenleri asılır. Dünya ise sessiz ve acımasızdı.
1927’de Ağrı’nın doruklarında bir top ışık patlar. Kürt gençleri yine elde silah umut ve onur için savaşmaktadır. ‘’Dewleta Rome’’ de ise vicdan yoktur. Kural kaide tanımaz ve Kürtler 1930’da yenilirler. Çünkü üstlerine tüm kapılar kapanmıştır. Dost olabilecek ya da tarafsız olabilecekler Türk devletinin oyunlarıyla karşıt duruma getirilmiştir. Geliya Zilan’da binlerce çocuk, kadın, yaşlı, genç mitralyözlerle taranarak öldürülür. Toplam 15 bin canın Geliya Zilan da öldürüldüğü sanılıyor.Yine değişik yerlerde binlerce insan süngülenir ve kimisinin kafaları kesilir, kimileri de uzaklara savrulur kuru bir yaprak misali.
1937’de Dersim’ de de başlar isyan. Gelinler, kızlar tecavüze uğramasınlar diye kendilerini kayalardan aşağıya atarlar. Kürt çığlıkları yeri göğü inletir. Munzur suyu kızıl kan akar. Ama kimse ayukaya çıkan çığlıkları duymak istemez. İnsanlarla dolu mağaraların önüne duvarlar örülür.Ve hala mağarlarda insan iskeletlerine rastlandığı söylenir. 1938’den sonra da Kürtler tamamıyla susturulur. Yenilirler, çünkü dağınıktılar. Yenilirler, çünkü Dersim’in dışındaki kardeşleri seyirci durumundaydılar. Diğer isyanlarda da olduğu gibi çağdaş bir ulusal bilince sahip değildiler. Çünkü birleştirecek, değiştirip, dönüştürecek ve geliştirecek bir önderlikten yoksundular. Ve fakirdiler alabildiğine. Dünyanın fitne fesatçılığından bihaberdiler.
Ve bu hüzünlerin hepsi toplumsal belleğimizde kodlandı. ‘’ Dewlata Rome’’ acımasızdı. Bunu hepimiz de yaşayarak ve atalarımızdan dinleyerek öğrendik. Dengbejler, bu acımasızlıklar karşısında stranlar dizerler. Ama kimseden ses çıkmaz ve dengbejlerin feryatları havada asılı kalır.
Kendi toprakları üzerinde kölelerden daha kötü bir yaşam onlara reva görülür. Horgörülüp geri bırakılılar. Sırf Kürt oldukları için iskencelerden geçerler. O zamanlar henüz ufukta umudun ışığı görünmüyor. Halk ise suya hasret kıraç bir toprak gibi, onları kurtaracak bir güç bekleyip dururlar. Hatta herkes umutsuz... Karşı çıkmanın delilik olduğunu, kimsenin devletle başedemeyeceğine inanırlar. Beklemekten başka bir çarelerinin olmadığına da... Devletin eli kolu uzundu. Onlara göre yaşanılanlar da bir kaderdi. Bu kaderden kurtulmak ise imkansızdı. Öyle anlar vardır ki, birileri gelir ve toplumsal ezberini bozar. PKK de Kürt halkının ezberini bozdu.
Devlet acımasızdı. Evet, devlet zalimdi. PKK pratiğiyle halka şunu gösterdi: Doğru yöntemlerle zalimlere karşı konulup alt edilebilinir. Bunu gören halk ise dört elle sarıldı PKK’ ye. Hırslıydılar. Komando zulmünden, iskencelerden ve ölümlerden bıkmıştılar. Herkesin kader olarak kabul ettiği zulümü bir avuç genç ret etti 1978’de. Evet, biraz önce belirttiğimiz tarihten sonra Kürtlerin devlete karşı gelinmez fikrinin ezberi bozulmaya başladı. Tabii bu hemen gerçekleşmez. Bilinçleriyle duruşlarıyla farklı ve görülmedik bir özelliğe sahiptiler dediğimiz bu kahraman Kürt gençleri. Yani tepeden tırnağa bilinçle donanmıştılar. Fedakardılar. Gittikleri her yerde halkı değiştirip dönüştürüyorlardı. Çünkü inançlıydılar. Canlarını, yüreklerini ortaya koyarak bu kötü gidişata dur dediler ve bunu da halk gördü. Onun için de PKK asla yıkılamayacak bir kaleye dönüştü. O bir avuç gencin önderliğinde binlere, sonra da milyonlara ulaştı. Halk gerillanın nice kahramanlıklarına, nice fedakarlıklarına tanık oldu. Ve sahiplendiler PKK’yi. Hem de ölümüne.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: lorinnn Tarih : 2007-04-09 12:08:48 Puan :      |
|
|
Yazılarında yeni bir soluk gibi geldi bana... Tebrikler. |
|
Yazan: azadserxebun Tarih : 2007-04-11 17:19:04 Puan :      |
|
pkk zifiri karanlık bir yolda giderken önümüze çıkan ışık yumağı bir umut olmuştur kürt halkının hem kendine olan güvenini getimiş hemde hakkı olan şeyleri savaşarakta olsa alabileceğini göstermiştir bu duygularla bütün pkk militan kadrosundan siyasi kadrosuna ve tüm sempatizanlarına kadar her
kesi saygıyla selamlarım her biji rojame. |
|
|
|
 |
| |
|