Selahattin Erdem
Selahattin ErdemKONTRGERİLLA
Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerTarz û Sitîlên Mûzika Kurdi û pirsgirêkên heyîn -3-
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEHPG’li bir Ozan Ahmet Arif ve “VUR” şiiri
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNER-KENE-KON
Ahmet Dere
Ahmet DereKERKÛK
Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFE GİRİŞ -5-
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıAtak'ı da yutak!
Mahmut Aslan
Mahmut AslanResmi ideoloji çöküşte!
Günay Aslan
Günay AslanGenelkurmay AKP'yi Kurtarmaya Çalışıyor!
Ahmed Aktaş
Ahmed AktaşReceb û Başbug ?
Cemil Bayık
Cemil BayıkHevkariya Tirkiye û Almanyayê
Mehmet Sögüt
Mehmet SögütAlternatif Bir Futbol Takımı
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Cemo Devrim
Cemo DevrimKOCGiRi'NiN YiGiT DELiKANLISI ANDOK HEWAL
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanBeni tartışmak demek; Bir Halk gerçeğini tartışmak demektir
Serbest Rêzan
Serbest RêzanRapora NY û xala 140 û vala derxistina iradeya gelê başûr
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARSerê êvarekê bû
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Mizgîn Bîngol
Mizgîn BîngolZiman bêhestî ye
Kakşar Oremar
Kakşar OremarZozan dengê qonaxeke şoreşê
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarHasan ÇARÇELA: 3. Dünya savaşı
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalBarış-demokrasi-kardeşlik ve dış güçler
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülBiz Erkek Değiliz İnisiyatifi
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozTêkiliya jêrhiş û xewnê çi ye?
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaDAĞLARIN AŞIĞI’na...
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Fırat Penaber
Fırat PenaberADINA BAKMADAN KIRDILAR ELLERİMİ
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Ne ulus devlet ne reel sosyalizm: Çözüm demokratik ulus



Yazar Adı: Abdullah Öcalan


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 30.04.2007 Saat: 05:09

Demokratik ulus anlayışı Ortadoğu’da yaygınlaştırılmalıdır. Ortadoğu’da çözüm ancak böyle olur. Ortadoğu ülkeleri için demokratikleşme olmadan mevcut ulus devlet yapılarıyla, ulus-devletin kurucusu olan Avrupa devletleri ve ABD ile baş edemezler. Benim daha önce başka filozoflar tarafından da dile getirilen demokratik ulus anlayışım, Türkiye’de sorunların barışçıl ve demokratik bir şekilde çözülmesinin tek yoludur. Aksi takdirde MHP ve CHP’de Baykal ve Bahçeli’nin yaptığı gibi kuru, sahte ulus devlet mantığıyla sorunlar çözülmez.

Diyorlar ki Öcalan taktik yapıyor. Hayır ben taktik yapmıyorum. Söylediklerim stratejiktir. Ben de daha önce zorla, şiddet yoluyla bir ulus-devlet kurmak istiyordum. Çünkü o günün koşullarında böyle bir anlayış vardı. Ama hem kapitalist sistemin ulus-devlet anlayışının ideolojisi olan milliyetçiliği hem de devlet kapitalizmine dönüşen Reel Sosyalizmi yetersiz ve zararlı buluyorum. Sovyetlerdeki Reel Sosyalizm kisvesi altındaki devlet kapitalizmi, ABD kapitalizmini yüzyıl sırtında taşımış ve nihayet yıkılmıştır. Şimdi aynı rolü Çin oynamaktadır. Aslında Çin’de devlet kapitalizmi çok yoz bir şekilde uygulanıyor.

Benim tarafımdan reel sosyalizm ve ulus devlet anlayışı aşılmıştır. Bunun yerine demokratik ulusu öneriyorum. Bu anlayışta herkes kendi kimliğini özgürce yaşar. Bu kültürlerin yeniden doğması ve korunması zarar getirmez. Çünkü kültürler, kimlikler yok edilemez. Batı bunu anlamıştır. Bu nedenle Batı’da etnisiteye verilen önem, aslında ulus devlet ideolojisi yüzünden kimliklerin, kültürlerin bastırılarak yok edilmesinin yanlış olduğunun anlaşılmasındandır. Bundan dolayı bu kültürler yeniden canlanıyor. Mesela İngiltere’de bugün Kelt kültürü canlandırılmaya çalışılıyor. Bu iyi bir şeydir. Türkiye’de de Laz Lazlığını, Kürt Kürtlüğünü, Gürcü Gürcülüğünü, Türk Türklüğünü vs. herkes kendi kültürünü özgürce yaşamalıdır. Bu kültürler zenginliktir. Fakat hepsinin ortak bir bağı olması gerekir. Buna üst kimlik demek şart değil, genel kimlik de denilebilir. Bu da demokratik bir ulus anlayışı, demokratik bir anayasa ve gelişmiş çok kültürlü bir hukuk düzeni ile mümkün olabilir. Bizim istediğimiz budur. Bunun iyi anlaşılması gerekiyor. Benim demokratik ulus anlayışımda bayrakla sorunumuz yoktur, sınırla sorunumuz yoktur. Devlet kurma imkanım olsa dahi ben ulus devlet kurmam. Çünkü ulus-devletin sorunlara çözüm olamayacağını biliyorum.

Ulus-devletin kökeninde milliyetçilik ve din vardır. On binlerce yıl önce Yahudi Kabileleri’nin bir araya gelip uyguladıkları din temelli kavmiyetçilik sistemi, binlerce yıl sonra Hitler tarafından örnek alınarak milliyetçilik, nasyonalizm şeklinde Yahudilere karşı uygulamaya geçirilmiştir. Bu durum Yahudi soykırımını yaratmıştır. Ancak soykırıma uğramasına rağmen Yahudiler, bugün aynı şekilde bu zihniyeti İsrail üzerinden Filistinlilere uyguluyorlar. Yine İsrail dini temelli milliyetçiliği ile İran’ın dini Şia milliyetçiliği çatışma halindedir. Lübnan’da Hizbullah ile yaşanan çatışmalar bunun küçük bir örneğidir. Bunlar da gösteriyor ki devleti milliyetçilik, din ve her türlü ideolojilerden arındırmak gerekir. Devlet topluma ideoloji dayatmamalıdır. Devletin küçülmesi gerekir. Benim devlet tanımımda iki yön vardır. Devletin bir yönü, geçmişten gelen birikmiş tecrübedir, ikincisi ise uzmanlardan oluşan teknik boyutudur. Devlet genel planlamayı, dış güvenliği sağlamak gibi temel görevleri yapmalıdır.

Türkiye’deki Sol çevrelerin de bu konuda yeterli düzeyde fikirsel ve pratik faaliyetleri bulunmamaktadır. Demokrasi kültürünü, anlayışını halka taşıramıyorlar. Eğer samimi iseler demokratik ulus kavramının arkasında durmalıdırlar.

Bizim isteğimiz Demokratik ulustur. Bunun iyi anlaşılması gerekir. Nietczhe, kapitalizm geldi, tanrı öldü diyor. Burada ulus-devlet anlayışının ve devlet iktidarının bireyi küçülttüğünü, böcekleştirdiğini, adeta bakterileştirdiğini belirtiyor. Almanya’nın zaferini Nietczhe felaket diye nitelendirdiğinde o zaman onu kimse anlamadı ve Nietczhe için delidir dediler. Hâlbuki o bir dahidir. O’nu, üst insan kavramını kullandığı için milliyetçilikle suçladılar. M. Foucault da aynı paralelde “insan da öldü” demiştir. Bunların ikisi de egemenliğe ve iktidara dayanan ulus devlet milliyetçiliğini ve kapitalizmin insani olmayan boyutunu gözler önüne seriyorlar. Nietczhe nasıl birey konusunda uç noktaysa Hegel de tersine devlet içinde bireyi eritiyor. Yani Nietczhe “devlet batırır” diyerek insanı, bireyi yüceltiyor, Hegel ise devleti yücelterek “birey batırır” diyor.

Kürtler iktidarı hedeflemeden demokratik toplum hedefini gerçekleştirmelidir. Benim Kürtlere önerim, siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel her alanda demokratik sivil örgütlenmelerini sağlamalarıdır. Bunları devletten beklememeliler. Kendi özgücümüzle bunları başarmalıyız. Çevre dernekleri, çevreci-feminist dernekler, emek örgütlenmeleri, dayanışma kurumları gibi binlerce dernekleşme, örgütlenme gerçekleştirilmeli. Çevreci-feminist derneklerin kurulmasıyla, yaygınlaştırılıp halka ulaşmalarıyla töre, namus cinayetleri önlenebilir. Bu konuda toplum, kadınlar bilinçlendirilmelidir. Ancak o zaman özgürleşebilirler. Dil Akademisi’nin kurulması önemlidir.

Bizim doğamız tahrip edildi, barajlardan dolayı binlerce köyümüz sular altında kaldı. Her sene Kıbrıs kadar toprağın gittiği söyleniyor. Erozyona karşı mücadele edilmeli. Büyük barajlar yerine küçük barajlar yapılmalı. Ormanlar korunmalı, yeni orman alanları için ağaçlandırmalar yapılmalı. Sadece dergi vb. teorik çalışmalarla yetinilmemeli. Beni sevdiklerini saydıklarını söylüyorlar. Beni sevmek, saymak; düşüncemi anlamak ve hayata geçirmek, demokratik ulusun oluşturulması için çalışmakla olur. Ancak herkes birkaç komünde, dernekte görev üslenmeli, çalışmalı.

İmralı, 13.12.2006

YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Beni tartışmak demek; Bir Halk gerçeğini tartışmak demektir
·Beni tartışmak demek; Bir Halk gerçeğini tartışmak demektir
·Rûmeta min, rûmeta gel e!
·Partileşme Mücadelesi ve Parti içi Savaşımın önemi
·Beşdarbûna li ser rastiya partiyê û şer
·Ben Kendi İçimde Bir Orduyum - I -
·Üveyş Ana; Ana Tanrıça Kültürünün soylu sesi!
·CHE, Yeni insanın temsilidir
·15 Şubat Komplosunun Temel Özellikleri
·Pratik çözümlenme tarzı yakalamadır!

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.

Sayfa Üretimi: 0.106 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.