|
Denizlerin kaldığı söylenen, içinde yarım küre şeklinde boşluğu olan kayanın dışardan fark edilmeyecek kadar belirsiz olan kapısının önündeki otların üzerinden sürünerek içeri girdiğimde henüz çok küçüktük. Kendimizi hiçbir zaman görmediğimiz ve hiçbir zaman göremeyeceğimiz Denizlerin arkadaşı ve yoldaşları gibi hissederek o kaya kovuğunda aslında Denizleri en derinliğine yaşadığımızı ve onlarla olduğumuzu, o günden sonra da hep onlarla olacağımızı bilemezdik.
Denizlerin dalgaları yüreğimizde her gün daha bir büyüyerek göğüs kafeslerimize sığmaz hale geldiğinde o günlerin anlamını hissederek ve bu günü anlamlı kılan o hayallerimizin aslında gerçek olduğunu fark edecektik.
Kürecik'e bağlı Harunuşağı köyü ile Hasanali köyünün Remık mezrasının sınırını da belirleyen bir taraftan yeni okuma yazmayı öğrenen bir çocuğun yazdığı eğri büğrü bir L harfi şeklinde kavis çizerek kartal tepesine değen, diğer tarafında çoban dedeye kavis çizen bu dar vadinin üst yamaçlarındaki Bahoz tepesinde daha o çocuk yaşta denizlerin dalgasına kapılmışken biz de şu an bir birimizin ismini bile unuttuğumuz çocuk arkadaşlar olarak tek ortak noktamız olarak denizlerin arkadaşlığını geriye bırakarak her birimiz dünyanın bir tarafına savrulduk. Bazılarımız dağların enginliklerinde halen denizlerin hayali peşinde koşarken hala çocuk coşkusu ve diriliğini yüreğinde eksik etmiş değildir.
Denizlerden 15 yıl sonra bunu yaşayan bizler bu 15 yıldan 20 yıl sonra tekrar aynı duygu atmosferinde geçmişteki geleceğimizi ülkemizin ateş parçası dağlarında anmayı bir boyun borcu olarak hissedecektik. Bir Newroz ateşi etrafında Kürt gerillasının üniformalarıyla 6 Mayısları haykırmak kadar başka güzel bir duygu olabilir mi? Bu ülkenin hayaline bağlı olan çocukları olarak, bu ülkenin topraklarını yüreğimizdeki sevgiyle denizlere çevireceğiz.
Denizlere bağlılık Denizleri yaşamakla, bu ülkeyi bir özgürlük denizine çevirmekle anlam bulacaktır.
Şimdi denizler ortasındaki büyük deniz yüreklinin gerçek yoldaşları ve takipçileri olarak her genç ve çocuk hayallerine bağlı olanların sokakları, meydanları, dağ başlarını kendine mesken edinmesi, yaşamına en büyük bir anlam biçerek çok yaşamaktan ziyade anlamlı yaşamayı ve yaşadığı sürede denizlerin ve denizler ortasındakilerin fedai takipçileri olmayı yüreğine sığdıracak bir cesaretin yaratıcıları olması en onurlu bir tavır olacaktır.
Şimdi dağlarda deniz yürekli bir Kürt gerillası 18 yıl sonrasının 18 yıl öncesinden haykırıyor;
“Ver Elini Elime, Denizi Elinde Tutayım!”
Halil ŞAHİN |