|
Barış istiyoruz ama bizi öldürmeye gelenleri yaşatmayız!
Devlette bir ekip var. Bu ekip çatışmayı isteyen bir ekip ve çatışmayı hızlandırmak istiyor. Bu ekip her şeyi yapabilir. Hatta bu ekip bizi burada öldürebilir de.
Devlet çok kritik durumda. Siz anlayamadınız. Şu anda Devlet çok gergin, kırılgan durumdadır. Devlet her an birbiriyle çatışabilir. Hatta dağılabilir. Ben bu durumu istismar etmek istemediğim gibi, Cumhuriyet’in dört temel niteliğini uygulayarak Cumhuriyet’i rayına sokalım diyorum. Devlette çeteler var. Bucak’ın bin adamı var. Yiyip içip kız kaçırıyor. Devleti bunların eline veremeyiz. Devleti bunlara teslim edemeyiz. Bucak’a malımızı mülkümüzü, namusumuzu bırakamayız. Bunların hepsi silahlı. Bunu yaparsak Bucak’a Urfa’yı teslim etmiş oluruz. Muazzam silahlıdırlar. Ağadırlar. Onlara kalsa bizi kim bilir ne yaparlar.
Türkiye kaybediyor
Mesele benim sabredip etmemem değil, ben gerekirse beş yıl daha sabrederim. Ama Türkiye kaybediyor. Ayrıca bir şantaj var. O zaman neden koruculuğu lağvetmiyorsunuz? Devletin meşru güçleri yetiyor. Neden koruculuğu kaldıramıyorlar? Çünkü korkuyorlar. Kabuk bağlama diyorlar. Biz yaramızı sarıyorsak, onlar da sarabilirler. En büyük acıyı yaşayan da biziz. Yaşamını yitirenlerin 25 bini bizden. En büyük acı içinde olan bizleriz. O zaman ben ona şunu söylüyorum. O zaman niye 25 bini köşende yazmıyorsun? Biz sarıyorsak onlar da sarabilir. Ben Bucak gibilerin şantajına boyun eğmem. Bunu göremiyorlar mı? Burada bir yanılma var. Devlet içinde çöreklenmişler. Omzuna silah takmışlar. Toplumu rehin almışlar. Çek senet tahsilini yapıyorlar. Devletin içine çöreklenen bu ekipler devleti rehin almışlar, devlet bunların üstüne biraz gitmek istediğinde de şantaj yapıyorlar. Üstümüze gelirseniz karıştırırız diyorlar. Bunlara boyun eğemeyiz. AKP’ye öneriyorum. Gerçekleri Bulma, Adalet ve Af Araştırma Komisyonu’nu AKP’ye öneriyorum. Devletin ak ve kara yönlerini netleştirmek gerekiyor. Devlette dürüst kişiler var, ama karanlık olanlar da var. Suç işliyorlar. Bunlar devleti kullandılar. Biz bunların tasfiyesini istiyoruz.
M. Kemal’in 20’lerde yaptığını 2000’lerde ben yapıyorum. Devleti rehin alanları ve rant ekonomisini bir an önce tasfiye etmek istiyoruz. Bunu biz farklı yollarla değil, kanuni yollarla yapacağız. AKP bir şey yapmıyor. Acemi bunlar. Yapamazsa bunlar da gidecek. Muhalefet de doğru bir şey yapmıyor. Adam gibi çalışmıyorlar. İkinci husus da bunlar himaye arıyorlar. AB’ye ve ABD’ye dayanmak istiyorlar. Nerede kaldı bağımsızlık? Mustafa Kemal’in bunları yapması mümkün müydü? Mustafa Kemal sanıldığı kadar Kürt düşmanı değildi. Mustafa Kemal çizgisi demek Kürtlerle olan çatışmayı bir an önce durdurmak demektir. Güney Kürtlerini de ABD’nin denetiminden çıkartmak istiyoruz. Etnik milliyetçilik ve Sünni gericilik son 60 yılda el ele verdiler ve devleti bu çıkmaza soktular.
Bunların yaptığı İslamın da özüne aykırı. Doğru bir laiklik ve doğru bir milliyetçilik anlayışı değil. Mahkemede üye albay bana milliyetçilik anlayışımı sordu. Ben etnisiteye dayanmayan milliyetçilik cevabını verdim. Onayladı. Ordu, Atatürk milliyetçiliği ve etnik milliyetçiliği ayırıyor. Biz etnik milliyetçilik ve sünni gericiliğe karşıyız. Yurtseverlik anlayışımız gereği milliyetçi ayrılıkçılığa karşıyız. İslami kültür bir vakadır. Buna saygı duyarız.
Cumhuriyet’in zihniyet temeli bilimseldir. Etnik, dini ideolojiyi cumhuriyetin temeli haline getirmemiştir. Atatürk cumhuriyeti bilime dayandırıyor, Uygarlık tarihini ve bilim felsefesini okuyordu. Benim yaptığım Cumhuriyeti dört temel ilkesine ve bilime dayandırmadır. Ben bu temelde faaliyetlerimi yoğunlaştırıyorum. Sorunları barış ile halletmek istiyoruz.
Demokratik blok istiyorum
Biz isyanlarla değil, barış ile halletmek istiyoruz. Birlik bütünlüğü zorlamayız. Ancak bizi öldürmeye gelenleri yaşatmayız. Bunlar yapılmazsa gerilla gelişir. Bunları iyi anlatın. Son 50-60 yıldır oligarşi türedi, bir avuç mutlu azınlık cumhuriyeti teslim aldı, rant ekonomisiyle cumhuriyeti teslim aldılar. Toplumu rehin aldılar. Ve 2000’e kadar muazzam sömürdüler. Cumhuriyeti bunların eline bırakamayız. Cumhuriyeti oligarşik bir güç azınlığının elinden çıkarmak ve halkımızın taleplerine dayandırmak zorundayız. Bu yüzden demokratik koordinasyon demiştim. Etnik milliyetçilik değil, demokratik blok altında, demokratik bir lider etrafında tüm güçleri, Brezilya örneğinde olduğu gibi, -belediye seçimleri de dahil olmak üzere- faaliyetlerini birleştirmeye çağırıyorum.
Barış, demokrasi ve uzlaşma için gerilla rolünü oynayacak ve onun dışında bir şey yapmayacaktır. Kürt halkı demokratik eylemlerini geliştirecektir. Bunlar Türk halkına da iyi anlatılmalıdır. Bunlar olmazsa ne olur? Demokratik süreç işletilmezse Kürt devleti süreci hızlanır. Kürtler, hatta PKK, ABD ile en stratejik müttefik haline gelir. O zaman Türkiye’nin bütünlüğü tehlikeye girer.
14 Temmuz 2003, İmralı |